''Siz parayı verin, gerisini biz hallederiz''

''Siz parayı verin, gerisini biz hallederiz''

Türkiye turizm sektörü, Komisyonda görüşülerek TBMM'ye sevk edilen Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun’u konuşuyor. Başlangıçta (çoğu) kanuna açık destek veren turizm STK'ları ise yönetimde ve icra kurulunda olmadıklarını görünce başladı bir telaş.


Kanunun çıkış amacı özetle; Türkiye turizmini yurt dışında daha iyi tanıtmak, az tanınan bölgeleri tanıtarak turizmi ülke sathına yaymak ve Türkiye’deki turizm işletmelerini daha karlı hale getirmek olarak sıralanıyor...

Bakanlık ve sektör 'denetimsiz Ajans' konusunda hemfikir

Yani yasanın çıkış amacında hem kamusal yarardan, hem de özel sektörün yararından bahsediliyor. Kanuna itiraz eden turizmciler, Ajansın Sayıştay denetiminden ve Kamu İhale Kanunundan muaf tutulmasından pek şikayetçi değiller ki, bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadılar. Bakanlık ve turizmciler, Ajansta toplanacak paranın denetimsiz olarak kullanılması noktasında ortaklaşmış görünüyor. Tartışma karar mekanizmalarında kimlerin olacağı etrafında şekilleniyor. Kamusal yarar sağlayacağı düşünülen bir kurumun denetimden azade olması nasıl düşünülebilir? Kaldı ki, Ajansta toplanacak kaynak arasında Bakanlığın, yani bizzat kamunun da önemli bir payı olacakken.

Sektör örgütleri etkisiz ve yetkisiz denetim kurulunda

Temsiliyet meselesi ise ayrı bir tartışma konusu. Ajansın yönetiminde bulunan 5 kişinin kamudan, 7 kişinin konaklama sektöründen (TÜROFED, TÜROB değil), bir kişinin ise seyahat acentelerinin seçeceği bir temsilciden (TÜRSAB değil) oluşacağı belirtiliyor. Turizm dernekleri ise, etkisiz ve yetkisiz danışma kurulunda bulunacaklar.

Sektörü temsilen icra ve yönetim kurullarına girecek kişileri kim nasıl seçecek?

Otel birliklerinin yönetimi zaten otelcilerin seçtiği kişilerden oluşuyor. Örneğin TÜROFED yönetim kurulu, Türkiye’nin değişik bölgelerindeki 15 konaklama derneğinin delegeleri tarafından seçilen isimlerden oluşuyor. TÜRSAB yönetimi, binlerce seyahat acentesinin genel kurulda verdiği oylarla belirleniyor. TÜROB yönetimi de yine İstanbul’dan ve Türkiye’nin değişik bölgelerinden yüzlerce otelci tarafından belirleniyor. Aynı şey TUREB, TTYD vb için de geçerli.

Peki halihazırda turizmcilerin değişik alanlarında dernekleri, birlikleri, yönetim kurulları ve başkanları varken, yasa tasarısında neden ayrıca Ajansa temsilci seçilip gönderilmesi öngörülüyor. Bu durumda akıllara, ‘’Yönetimdeki diğer isimleri de mi Bakanlık belirleyecek?’’ sorusu geliyor. Bakanlık, ‘’Siz parayı verin gerisini biz hallederiz'’ mi demek istiyor?

Parayı veren de düdüğü çalamayacak

Ajansın yönetim ve icra kurullarında otelcilerin olacağı ancak acentelerin bir ağırlığının olmayacağı haberleri sonrası bir otelci, 'parayı veren düdüğü çalar' mesajı paylaşmıştı. Görünen o ki, bu Ajans işinde parayı veren de düdüğü çalamayacak.

Zarar eden otelci de cironun yüzde 1'ini ödeyecek

Yasa tasarısındaki bir diğer sıkıntı ise Ajansa ödenecek payın ciro üzerinden alınacak olması. Otelciler, cirodan alınacak yüzde 1’lik payın, kardaki karşılığının yüzde 6-7 olacağını belirtiyor. Fakat her işletme aynı karlılıkla çalışmıyor. Cirosu 100 milyon lira olan iki şirketten birinin karı 10 milyon, diğerinin karı 30 milyon lira olabilir. Bu durumda ödenecek pay birinci şirketin karının yüzde 10’una, ikinci şirketin karının ise yüzde 3’üne denk gelecek. Dahası (belki de en ilginç olanı) oteller ve diğer turizm işletmeleri, zarar etseler dahi bu payı ödemekle mükellef olacak.

Ajansın gündeme gelmesinde turizmde rekor' açıklamalarının payı var mı?

Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı fikrinin nereden çıktığını bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var; o da, ‘turizmde patlama’, ‘turizmde rekor’, ‘en iyi sezonumuzu yaşıyoruz’, ‘önemli olan fonun kurulması gerisi teferruat’, deyip fonu alkışlatanların bu işte önemli bir payının olduğu. Hükümet ve bakanlık, ‘Bütün sektörlerde kriz varken bunların işleri iyi gidiyor, bir vergi bağlamalı’ diye düşünmüş olabilir.

Komisyon toplantısına bile yetişemediler

Sektör örgütleri söz konusu yasayla ilgili o kadar pasif bir tutum aldı ki, cirolarının yüzde 1'ini pay olarak ödeyecekleri Ajansla ilgili komisyon toplantısından bile son dakikada haberdar oldu. Taslaktan haberdar olan turizmcilere, komisyon toplantısının cuma günü yapılacağı söylendi. Ancak toplantı sonradan apar-topar perşembe günü saat 11'e çekildi. Bu nedenle toplantıya birlik başkanlarından sadece Oyan Narin katılabildi.

Ajansın şeffaf ve denetlenebilir olması neden istenmiyor?

Kurulacak ajansın yapısı, yönetimi, gelir elde etme ve gelirleri kullanma biçimi ile denetimden muaf olması, onun üzerine şimdiden gölge düşürdü. Kamu ve özel sektörün yararı için kurulduğu belirtilen bir kurumun şeffaf ve denetlenebilir olması neden istenmiyor?





Bu Haber 06.07.2019 - 11:36:07 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Günnur - 09.07.2019 - 10:14

    Yazıda da belirtilmiş. Bu yasadaki en kritik mevzu, şeffaflıktır. Yasayla kurulmuş bir kurumun denetim dışı olmsı ne demek?

  • SERDAR SAGLAMTUNC, FCSI - 09.07.2019 - 09:54

    Haydi yine hep birlikte cambaza bakalım mı?

  • Turizimci - 06.07.2019 - 01:00

    Bu resmen gasp, devlete vergi veriyoruz verdigimiz vergileri kendi lukslerine harciyacaklarina tanitima ayirsinlar. Besledigimiz serseri basi bos suriyelilerin 5bin tanesini geri gondersinler o para ile bol bol tanitim yaparlar.

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.