HSYK Başkan Vekili Özbek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in dün akşam yaptığı açıklamaları üzerine de ''HSYK'yı ortadan kaldırmaya çalıştığı izlenimi aldım'' dedi.
Yargıda bir “hukuk savaşı” yaşanıyor dersek, abartmış olmayız. Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’ın Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’ın makamında ve evinde arama yaptırması, gözaltına alması ve sorgulamanın ardından da tutuklanıp cezaevine konması, yargıda tam anlamıyla şok yarattı.
Aynı şiddetle bir dalga da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK) geldi. Yüksek Kurul, dün yaptığı toplantıda, bu işlemi yapan Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal ve diğer üç savcının bu yetkilerini kaldırdı ve haklarında suç duyurusunda bulunmaya karar verdi.
Erzurum özel yetkili savcılarının bu yetkisini kaldıran kararı almasından sonra Milliyet Gazetesi köşe yazarı Fikret Bila, HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek ile konuştu. Özbek, Bila'nın sorularına şu yanıtları verdi:
ERZURUM SAVCISI YETKİSİNİ AŞTI
“Aldığımız karar hukuka, yasalara uygundur. Hukuksuzluğa göz yumamayız. Erzurum Özel Yetkili Savcısı açık bir yetki aşımı yapmıştır. Yapılan işlem Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre yetki aşımıdır. Erzincan Başsavcısı, Yargıtay tarafından yargılanabilecek kişilerdendir. Böyle olmasına rağmen Erzurum Özel Yetkili Savcısı bu hükme uymamıştır. Biz bu durumu görüştük ve yetkilerini aldık. En kısa sürede yeni savcı yetkilendireceğiz.”
BAŞBAKAN’A KADAR GİDERLER
HSYK Başkan Vekili Özbek, aldıkları kararın yasal dayanaklarını izah ederken, şu değerlendirmeyi yaptı:
“CMK’nın 250. maddesinin başlığı ‘görev ve yargı çevresinin belirlenmesi’ biçimindedir. 251. madde ‘Soruşturma’, 252. madde ise ‘Kovuşturma’ başlığını taşıyan maddelerdir. 250. madde hükümleri 251. ve 252. maddeleri de kapsayan bir niteliktedir. 250. maddenin 3. fıkrasında ‘Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler saklıdır’ deniliyor. Bu durumda Erzurum Özel Yetkili Savcıları, bu kişilerle ilgili işlem yapmaya yetkili değillerdir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay tarafından yargılanacak kişiler hakkında bu işlemleri yapamazlar. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı da Yargıtay tarafından yargılanması gereken kişiler arasındadır. Anayasa Mahkemesi’nin veya Yargıtay’ın yargılamaya yetkili olduğu kişileri, yetkisiz savcı soruşturma açıp götürürse, o zaman bu yol bakanlara hatta Başbakan’a kadar gider. Yarın biri de kalkıp yetkisi olmadığı halde bakanları veya Başbakan’ı bile götürmeye kalkabilir. Hukukçu, hukuku ihlal ederse bu iş nereye varır? Ayrıca Adalet Bakanlığı’ndan Erzincan Başsavcısı için soruşturma izni alınmadığı bilgisini aldık. CMK’nın açık hükmü karşısında yapılan yetki aşımına onay vermemiz mümkün değildi.”
HSYK Başkan Vekili Özbek, kurulun dosya içeriğiyle ilgili olmadığını vurguladı ve şu bilgiyi verdi:
“Biz dosya içeriğiyle ilgili değiliz. Buna bakmadık, bakmayız. Biz olayı yetki ve görev açısından değerlendirdik. Bizim yetki ve görevimiz bu. Yapılan işlemlerin yetkiye dayanıp dayanmadığını, usule uygun olup olmadığını inceledik ve kararımızı buna göre verdik. Yoksa, dosya içeriğiyle, iddialarla, suçlamalarla, tutuklama kararıyla ilgili değiliz. Onun usulleri ayrı. Tutuklanan Başsavcı itirazını yapacaktır. O süreç kendi mecrasında yürür.”
HSYK’YI YOK ETMEYE ÇALIŞACAKLAR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıdan sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin sert bir açıklama yaptı. Fikret Bila, Ergin’in açıklamasıyla ilgili olarak HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek ile yeniden konuştu. Özbek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sayın Ergin’in Adalet Bakanı olarak tüm yargı teşkilatını, yüksek yargı organlarını ve başkanı bulunduğu HSYK’yı karşısına alarak çok ağır ithamlarda bulunmasını üzüntüyle karşıladım. Sayın Bakan, kamuoyunda farklı bir algı yaratmaya çalışıyor. Sayın Bakan’ın açıklamalarından HSYK’yı ortadan kaldırmak için zemin oluşturmaya çalıştığı izlenimi aldım. Anlaşılıyor ki HSYK’yı ortadan kaldırmak ve kendileri açısından ihtiyaç duydukları düzenlemeleri yapabilmek için ortam yaratmaya çalışıyorlar. Biz yetkimizi kullandık. Kararımız hukuka ve yasalara uygundur. Olay sadece bir vilayet savcısının yetkilerini aşması olayı değildir. Biz bundan sonra yapılacak yanlışları da önlemek için hukukun gereği olarak bu kararı aldık. Eğer 250. maddenin 3. fıkrasındaki istisna hükmü Erzurum Savcısı’nın yaptığı gibi bundan sonra da bir tarafa bırakılırsa o zaman bu kapsamdaki hiç kimse için yargı güvencesi kalmaz. Yapılan yetki aşımını hukuk fakültesinin 1. sınıf öğrencisi bile kolayca tespit edebilirdi.”





%2520(1)-1.gif&w=1024&q=75)






