Erkut Kara: 'Biz güvenli bir ülkeyiz' diyerek tanıtım yapılmaz!

Erkut Kara: 'Biz güvenli bir ülkeyiz' diyerek tanıtım yapılmaz!
Corendon Hotels Türkiye Müdürü Erkut Kara ile sektörü ve Corendon Hotels'i konuştuk. ''Biz güvenli bir ülkeyiz'' diye tanıtım yapmanın yanlış olduğunu belirten Kara, 2017 yılının 2016'ya nazaran daha iyi bir yıl olacağını ifade ediyor.


Savaş Daş – TurizmGüncel

Corendon Hotels Türkiye Müdürü Erkut Kara, açıklamalarına otel yatırımları hakkında bilgi vererek başladı. Bu sene bir oteli bırakarak 5 otele düştüklerini belirten Kara, yatırımlarını durdurma gibi bir karar olup olmadığı yönündeki sorumuza, ‘’Karşımıza fırsat çıkarsa otel yatırım yapmaktan çekinmeyiz. Turizm sektörü açısından oldukça kötü bir dönemden geçiyoruz, ancak ülkeye inancımız da turizme inancımız da bitmez.’’ diye cevap verdi.

‘’TURİZMDEN BAŞKA İŞİMİZ YOK’’

‘’Bizim başka bir işimiz yok, sadece turizm yapıyoruz.’’ diyen Kara, ‘’Sonuçta ticaret yapıyoruz, bugün işler kötü gitse de yarın iyi olabilir. Bu sebeple karşımıza çıkan fırsatları her zaman değerlendireceğiz.’’ ifadelerini kullandı.

‘’TURİZMDE ‘HERKES KÖTÜ BİZ İYİYİZ’ DİYE BİR ŞEY OLMAZ, HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ’’

2016 yılı turizm sektörü için oldukça zorlu bir yıldı. Özellikle kiracı otel işletmecileri, bu dönemde büyük zorluklar yaşadı. Peki, Corendon Hotels, 2016 yılını nasıl geçirdi?

‘’Biz Corendon Hotels olarak 2016 yılında büyük beklentiler içerisine girmedik. Giderlerimizi de gelirlerimizi de daha mütevazi bir çerçevede planlamaya gayret gösterdik. Parlak bir sezon olmadı ama biz yılı tahmin ettiğimiz gibi bitirdik. Genel olarak ülke için de  turizm sektörü içinde kötü bir yıl oldu. Bir yandan terör, bir yandan ekonomide krizvari bir sürece girilmesi. Turizmde ‘herkes çok kötü, biz çok iyiyiz’ gibi bir şey söylemek mümkün değil,  hepimiz aynı gemideyiz. Ancak Corendon Hotels olarak, kriz yılı 2016’yı en az zararla atlattığımızı söyleyebilirim.’’

''KRİZ BU SENE DE DEVAM EDERSE...''

Krizin 2017 yılında da devam etmesi durumunda, sektörün durumunun ne olacağı yönündeki sorumuzu yanıtlayan Kara, şunları söyledi:

‘’Bu sene sektörde çok can yandı. Yatırımcılar, işletmeciler, personel... Özellikle Antalya çanağında turizmden ekmeğini kazanan her insan bu olumsuzluktan etkilendi. Sıkıntılar 2017 yılında da sürerse, bu insanların ne kadarı ayakta kalabilir, gerçekten kestirmek güç. Ancak ışık var. En azından Rusya pazarının tekrar hareketlendiğini görüyoruz. Erken rezervasyon dönemi verilerine baktığımızda, iç pazarda da geçen yıla göre bir artış yaşanıyor. Outgoing yapan acentelerden dövizin yükselmesinden dolayı talepte düşüş olduğu bilgisini alıyoruz, bu talep de iç pazara kayabilir.

Esas sorun ise Avrupa pazarında. Yılbaşı gecesi Reina’da gerçekleştirilen terör saldırısı sonrası, Avrupa’daki talepte bir yavaşlama meydana geldi. Ancak şu anda bu yavaşlama da aşılacak gibi gözüküyor. Geçtiğimiz yıl başka ülkelere gidenlerin bir kısmının bu sene geri döneceğini düşünüyoruz. Bunların hepsini alt alta koyduğumuzda bir takım ilerlemeler yaşandığı değerlendirmesini yapabiliriz.’’

''2017, 2016'DAN DAHA İYİ OLACAK, AMA...''

Peki turizm sektörü bu sorunu nasıl aşacak ya da aşabilir mi? Kara, şunları anlatıyor:

‘’Sektörün yaşadığı krizde, turizmden ekmek yiyen insanların kontrol edemediği bazı parametreler var. Yurt dışında, bence rakip ülkelerin de fişeklediği oldukça olumsuz bir algı var. Bu yüzden ‘Türkiye’ye gitsem mi, gitmesem mi?’ diye düşünen, hala tereddütte olan bir kesim oluştu. Ancak şunu biliyoruz: Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye gelmeyip tatilini başka ülkelerde geçiren turistler büyük hayal kırıklığı yaşadı. Özellikle çocuklu ailelerin hem bütçe hem de aldıkları hizmet anlamında çok mutsuz olduğunu biliyoruz. Bu durum da bizim için bir avantaj olacaktır. Az önce saydığım etmenleri de hesaba katarsak, 2017 yılının 2016 yılından daha iyi olacağını söyleyebiliriz.

Ama başta da belirttiğim gibi, esas çözüm, sektörün kontrolü dışındaki sorunlar olan güvenlik ve ekonomik-siyasi gerginliklerin seyrine bağlı olarak gelişecektir. Önümüzde bir referandum dönemi var. Sert bir referandum süreci yurt dışındaki olumsuz algıyı körükleyebilir. Umarım yumuşak bir referandum süreci geçiririz. Çünkü 2016 yılı hepimiz açısından çok yorucu bir yıldı. Artık bu defteri kapatıp, umutla önümüze bakmak istiyoruz.''

‘’OTELLERİMİZ KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİL’’

Corendon Hotels, bünyesinde hava yolu şirketi ve tur operatörü de bulunduran güçlü bir gruba bağlı. Peki bu durum Corendon Hotels’e bir avantaj sağlıyor mu? Mesela, en çok misafiri tur operatörünün aktif olduğu Almanya ve Hollanda’dan mı alıyor? Kara, sorumuzu şu şekilde yanıtlıyor:

‘’Otellerimizde, tur operatörümüzün getirdiği misafirlerin konaklama sayısı ve bu misafirlerin toplam ciromuza katkısı yüzde 25-30 bandını geçmez. Otellerimiz grubumuza bağlı tur operatörü de dahil olmak üzere herhangi bir tur operatörünün arka bahçesi olarak algılanmaz. Grubumuza bağlı işletmelerin hepsi bağımsız işletmelerdir ve ayrı birer kar merkezi olarak görülür.  Elbette organik bağımız var ve karşılıklı bir takım destekler oluyor. Ancak ne tur operatörü getirip başka otellerin yolcularını bizim otellerimize doldurur, ne de biz ‘Aman bütün otellerimiz boş, bütün Hollandalıları bize gönderin’ gibi bir yapıya sahibiz. Sadece Hollanda ve Belçika’da kendi faaliyetimiz olduğundan, o pazarlarda başka operatörlerle çalışmıyoruz. Onun dışında her pazarda, herkesle çalışıyoruz.

Geçmişte bunun örnekleri, farklı tur operatörlerinin ve hava yollarının otellerinde olumsuz anlamda yaşandı. İsim vermeme gerek yok, yeter ki uçaklar dolsun, tur operatörleri iş yapsın diye oteller çok ucuz fiyatlara satıldı. Şimdi bu işi yapanların hiçbiri piyasada yok. Oteller de battı, tur operatörleri de, uçaklar da battı. Bu formül yanlış, biz başka yoldan gidiyoruz. Herhangi bir otelcilik şirketi nasıl sözleşme yapıyorsa biz de öyle yapıyoruz. Yani, ticari olarak hangisi daha karlıysa onu tercih ediyoruz. Tur operatörümüz de hava yolu şirketimiz de böyle çalışıyor. Bu tamamen dışlamak anlamına gelmez, ama tamamen iç içe geçmiş bir modelimiz de yok.’’

‘TÜKETİCİ İSTEDİKTEN SONRA, TUR OPERATÖRÜ TÜRKİYE’Yİ MUTLAKA SATACAK’’

Peki Avrupa’da yaşanan kan kaybı, bir yerde durur mu? Türkiye bu anlamda nasıl bir kampanya yürütmeli, enerjisini nereye harcamalı?

Kara, şunları anlatıyor:

‘’Bakanlık nezdinde zaten pek çok tanıtım çalışması yapılıyor, ancak bu çalışmalarımız son tüketiciye hala ulaşamamış durumda. Özellikle ailelerin Türkiye hakkında olumlu haberler okumasını, bu tanıtımların onlara da ulaşmasını sağlamamız lazım.

Bir gerçeği kabul etmemiz gerekiyor: Akdeniz çanağında en iyi her şey dahil sistemini, en yeni otelleri ve en iyi hizmeti sunan destinasyon Türkiye ve Antalya’dır. Grubumuzun tur operatörü ve hava yolu şirketinden aldığımız bazı veriler var: Örneğin, geçtiğimiz yıl aile olarak İspanya’ya gitmiş olan herkes bütçe ve hizmet kalitesi açısından mutsuz döndü. Türkiye’nin yerine koyabilecekleri bir ürün yok. Dolayısıyla, tüketici ister istemez bize dönecek. Tüketici tur operatörüne gittiğinde, tur operatörünün ‘ben Türkiye’yi satmıyorum’ deme şansı yok, mutlaka satacak. Bu yüzden biz son tüketicinin Türkiye talebini arttırmak için elimizden geleni yapmalıyız. Bu alanda mikro çalışmalar yapılabilir.

‘’KENDİ VATANDAŞLARIMIZA DÖNÜK KAMPANYA YAPMALIYIZ''

Biz de Corendon Hotels olarak bazı çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin, bizim sadece Almanya’da yaşayan ciddi sayıda vatandaşımız var. Ne yaparsanız yapın siz bu insanları İspanya’nın falanca yerine tatile yollayamazsınız. Çoğunluğu gelir, iki haftalık tatilinin bir haftasında memleketine gider, bir haftasını da Antalya’da geçirir. Bizim de bu alanda yoğun çalışmalarımız var. Bu insanlar bizim vatandaşımız. Bu yüzden sadece oteller özelinde değil, genel anlamda da yurt dışındaki vatandaşlarımıza dönük derinlikli çalışmalar yapılabilir diye düşünüyorum.

‘‘GÜVENLİ ÜLKEYİZ DİYE TANITIM YAPILMAZ’’

Geçmişte yaşanan hatalardan ders almak lazım. Neler yapmamamız gerektiğine de bir örnek vermek istiyorum: ‘Biz güvenli ülkeyiz’ dediğiniz zaman, insanlar direkt ‘demek ki bir sorun var ki buna vurgu yapıyorlar’ diye düşünür. Bu hatadır, böyle bir hata yapmamalıyız. Terör olayları, Avrupa’nın pek çok kentinde de yaşanıyor. Biz bu alanda başarılı bir mücadele yürütüyoruz. Örneğin Reina saldırganının canlı olarak yakalanması çok önemlidir. Yurt dışında bu adamlar ya ölü olarak ele geçirilir ya da kaçar. Bu bizim bir başarımızdır.

‘’KISA VADELİ ÇÖZÜM ARARKEN UZUN VADEDE DAHA BÜYÜK RİSK ALIYORUZ’’

Bizim yurt dışında bir algı problemimiz var ve çözülmesi gereken sorun bu. Oteller fiyat kırarak bu sorunu çözmeye çalışmamalı, zaten çözemezler. Otellerin maliyetleri belli. 100 dolarlık bir oteli ne kadar ucuza satabilirsiniz? Satarsanız nasıl ayakta kalırsınız ya da bu fiyatı tekrar nasıl aynı seviyeye çekebilirsiniz? Fiyatların buraya gelmesi için çok çabaladık, şimdi kaç sene geriye düştük.  Kısa vadeli çözümler ararken, uzun vadede sektöre büyük zararlar veriliyor.''



Bu Haber 07.02.2017 - 17:44:04 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.