İyi giden işleri bozmakta müthiş başarılıyız.Hoş diyeceksiniz ki, son zamanlarda hangi işimiz doğru gidiyordu? Onca yanlışın içinde parmakla gösterilecek azlıkta doğru işlerimiz de vardı elbette. Bunları da görmek lazım.

    Kim ne derse desin, Türk Hava Yolları son yıllarda en iyi çalışan ve göğsümüzü kabartan bir kuruluşumuzdu. Çok sık iç ve dış seyahatlere çıktığım için, bu başarıyı yakından görüyor ve mutlu oluyordum. Öyle ya, bir Türk Havacılık Şirketi başarıdan başarıya koşarak dünyadaki önemli ödülleri topluyor, sektörün uluslararası takdirini kazanıyor ve kendisinden eski, deneyimli ve mali açıdan çok daha güçlü dünya markalarını geride bırakıyordu. Buna bir Türk olarak sevinmemek mümkün mü?

    THY’nin yaratıcılığı, ileriyi gören atak politikası, reklam vizyonu ve pazarlamacılık anlayışı, son yıllardaki başarısının önemli harçlarıdır. Buna bir de dünya haritasının üzerine yelpaze gibi açılan yeni hatları ve adını bile duymadığımız Afrika ülkelerine uçuş cesaretini de eklerseniz, bu kurumumuza yürekten bir alkışı esirgemezsiniz. Arap uçaklarındaki hostes benzerlerini servise çıkarmak, hosteslerin yerine erkeklere ağırlık vermek, turbanlı çalışan sayısını arttırmak, apronda deve kesmek, muhalif gazeteleri yolcuya vermemek, dış hatlarda içki ikramını kısıtlamak  gibi saçmalıkları görmezden gelirseniz, THY’nin artıları eksilerinden fazladır.Ben bu eksileri mahalle baskısı değil de, siyasi baskı olarak gördüğüm için, buna direnemeyen idarecileri fazla suçlayamıyorum.

    Bir yanda büyük başarılar, diğer yanda onu gölgeleyen basit  kusurlar…Uçak filosunu inanılmaz derecede büyütmek, iç ve dış seferleri aksatmadan ve genel bir memnuniyeti sağlayarak sürdürmek, dünyanın önemli sporcularını ve sanatçılarını reklamlarda kullanmak, dünyanın en meşhur futbol ve basketbol takımlarına sponsorluk yapmak, yolculara ikram edilen yemeklerin sunumu, çeşidi ve lezzeti, sonuçta bir Türk mucizesini ortaya çıkardı. Buraya kadar herşey güzel ve emeği geçen herkesi de kutlamak gerek.

    Yanılmıyorsam THY, 14 yılda 3 yönetim kurulu başkanı değiştirdi. Ama Genel Müdürü Temel Kotil, birkaç ay öncesine kadar hiç değişmeden görevini başarıyla sürdürmüştü. Kendisini tanımam, dostluğum ve ahbaplığım yoktur. Bir yerde karşılaşıp elini bile sıkmış değilim. Ama bir şirketi alıp çok ileriye taşımasını da yıllarca ilgi ve takdirle izledim. Gerçi bu başarıda 3 yönetim kurulu başkanının da rolü olduğunu söyleyenler çıkabilir. Fakat bana göre aslan payı Temel Kotil’indir.

    Son zamanlarda THY’nin hizmetlerinde gerilemeler oldu. Özellikle rötarlar, personeldeki gevşemeler, yolculara ikramların ve yemek çeşit ve kalitesinin çok bozulması dikkati çekmeye başladı. Hele son seyahatimde gördüm ki, olumsuz gelişmelerden şikayetçilerin sayısı hayli artmış. Benim başa geleni hoşgörü ve gülümseyerek karşılama gibi bir huyum vardır. Aksiliklerle eğlenmesini iyi bilirim. Son yurtdışı seyahatimde acemi bir hostes başıma yemek tepsisini boca etti.Sağ omuzumdaki tavuk, bezelye ve havucuyla birlikte öyle bozulmadan nasıl durabildi, bu marifete şaşmamak mümkün değil. Hele çok üzülen hostemizin elindeki mendillerle salçayı kazağıma iyice bulaştırması, üzerimde sanatsal bir dekor yarattı. Üstümü başımı temizlemek için gittiğim tuvaletin felaket hali ise görülmeye değerdi doğrusu. Ben kendimden önce, hemen tuvaleti temizledim. Evvelden kolonya filan koyarlardı tuvaletlere, günümüzde kağıdın bile sıkıntısı çekiliyor.

    THY uçakları önceden çok güzel temizlenir, heryeri parfüm kokardı. Şimdi aynı özeni göstermiyorlar ki, daha dağınık bir görüntüye giriyor yolcular. Kafalarını dayadıkları kumaşlar kirli ve bakımsız, emniyet kemerlerinin bazıları arızalı, iki koltuk önümdekinin ise bir parçası eksik. Tek parçayı gösteren yolcuya, ne diyeceğini bilemedi hostesimiz. Boş yer yoktu ki, başka koltuğa geçirebilsin. Bir de bagaj sorunu var ki uçakların,bunu halledebilene madalya vermek lazım. Koca koca bavulları koymıyorlar mı başüstüne, palto ve pardesüye bile yer bulmak zorlaşıyor. Bu sadece THY’nin değil, tüm yerli şirketlerin problemi.

    Gelelim THY’nin o dillerden dillere dolaşan güzelim ve nefis yemeklerine. Üzülerek söylemek zorundayım ki feci şekilde bozulmuş. Sadece yemekler değil, sunumdaki özen de kaybolmuş. Bir kere verdikleri tavuk plastik gibiydi, dönüşte makarnayı tercih etmiştim.Askerde yediklerim çok daha güzeldi. Yemekle sıcak ekmek verirlerdi eskiden, şimdi ekmekler diş kıracak bayatlıkta ve sertlikte.  Bizim süngercilerin yumuşatmak için deniz suyuna batırdıkları peksimetlere benziyordu…

    Kısa zamanda başarılı bir şirket bu hale nasıl gelmişti? Bunu araştırırken, Temel Kotil’in görevden alındığını ve THY’nin dışında başka bir kuruma kaydırıldığını üzüntüyle öğrendim. Niçin çok başarılı bir insanı değiştirirler ki? Neden güzel giden ve herkesin alkış ve takdirini kazanan bir işi bozarlar ki?İnsanlar kolay yetişmiyor. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Personel aynı, yemek firması aynı, temizlik personeli aynı, peki kısa sürede nasıl bozuldu o övdüğümüz hizmetlerin tümü? Bu soruların cevabını Temel Kotil’in ayrılışında bulabilirsiniz.

    Yazık çok yazık. Kamuda iyi, deneyimli, çalışkan ve başarılı insan sayımız zaten çok az. Bari bunların kıymetini bilebilsek ve onlara sahip çıkmayı öğrenebilsek…


    Cumhurbaşkanlığı Emekli Turizm ve Çevre Başdanışmanı
    Can Pulak

    Kullanıcı Yorumları

    Turist - 13.1.2017 15:28:57
    Apronda 1-2 deve daha kessinler , belki düzelir işler
    Serkan TÜROĞLU - 13.1.2017 16:40:07
    HAVACILIK sektörü hata kabul etmeyen ve müşteri portföyü itibariyle vizyonda olan hassas bir aalnda hizmet vermektedir.Bu bağlamda aynı zamanda türkiyenin ulusal markası olan THY nin kesinlikle insan kaynaklarında liyakat esaslı süreçlerinden taviz vermemelirdir.Başarı için kalite için kaçınılmaz en temel husus burda yatıyor...


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    THY'de neler oluyor?
    Denizciler dertli ama...
    Turizm bölgelerinde vali değişiklikleri
    Sakız'da yılbaşı
    Milas'ın müthiş serveti
    Çevre ve turizmde reform gereği
    Ege'de turizm mukayesesi
    Demokrasi nöbeti bitti, şiimdi denizlerde nöbet vakti...
    Telafisi mümkün olmayan yanlışlar
    13 yıllık hatada ısrar
    Turizmle dolu bir hafta
    Kış turizmi gözlem turu
    Yeni bakan ve turizm değirmeni
    Sezon öncesi Bodrum
    Ekonomi ve turizme dikkat!
    Bodrum'a yapılan haksızlık
    Uçaksız kış turizmi
    Suyun öteki yakası
    Durdurun bu rezaleti
    Değirmenler- Karaada ve ötesi
    Bir turistik mucize
    Suyun hikayesi
    Bodrum önemli yatırımlarla giderek büyüyor
    Deniz cezaları ve kaçaklar
    Komşu Turizmi
    Kisebükü için çözüm önerisi
    Bodrum'dan Mersin'e
    Fethiye ve ötesi
    Kaş Havaalanı ve turizm
    Antalya ve kış turizmi
    Muz ve sera kentleri
    Nükleer santral ve mağara
    Bodrum Bodrum olalı!
    Turizm raydan çıkıyor
    Muğla Belediye Başkanı’ndan turizm bölgelerinin sorunları için öneriler
    Büyükşehir yasası Muğla’yı perişan etti
    Dubai notları-I
    Yapı Fuarı ve biz Türkler
    Erzurum ve Palandöken mucizesi
    Kos'ta Noel ve mülteciler
    Turizme can simidi ve öneriler
    Turizmde yeni ufuklar
    Çevre ve orman katliamı
    Krizi hafifletme planı
    Türklüğü soluma fırsatı
    Berlin'den izlenimler- THY ve havaalanları
    Tam bir yemek cenneti
    Viyana'da birkaç gün
    Ateşkesi olmayan bir mücadele
    Vücudu sağlam tutmanın yolu
    Geri dönüşü olmayan işler
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2017 sezonundan ne bekliyorsunuz?

    2016 yılı ile aynı olur
    2016'nın üzerine çıkarız
    2016'daki sayılara bile ulaşamayız
    Ücretsiz Abone Olun