Tarih öncesi stajyerlik durumları

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Şimdilerde durum farklı mı, stajyer milleti ne tür aşamalardan geçmekte? Eziliyorlar mı, yoksa hayatlarından memnunlar mı? Meslek öğreniyorlar mı, yoksa sadece staj gününü mü dolduruyorlar? Merak ettim ve yakınlarda gerçekleşen bir seminerde kendilerine bu konularda bir dolu soru sordum.

     
    Bilgi: Fransızcadaki ‘’stagiaire’’ kavramından Türkçe'ye geçmiştir. Staj yapan kişi anlamına gelir. 'Stajer’ mi, 'stajiyer’ mi yoksa 'stajyer’ mi olarak söylenmesi ve yazılması gerektiği çok da net olmayan gizemli bir sözcüktür. Öyle ki halen mevcut birkaç kanun maddesinde bile farklı yazıldığı görülmektedir.

    İlk stajlarımı İstanbul Dedeman ve şimdilerde yerinde yeller esen rahmetli Maçka Otelleri'nde yapmıştım. Benim için oldukça önemli deneyimlerdi gerçekten. Otelcilik yaşamının başlangıcında ve henüz karar verme aşamasında bir genç için oldukça ciddi bir tecrübelerdi bunlar. Ardından benim için risk oranı oldukça yüksek diğer bir staj sürecim de Antalya Dedeman Oteli'nin açılışı itibari ile gerçekleşti. Zira İstanbul dışına çıkıyor ve evveliyatta tatil için gittiğim güney sahillerine bu defa bizzat çalışmak ve meslek edinmek amacıyla demir atmaya hazırlanıyordum. Elbette ki bende ve arkadaşlarımda oluşan ilk intiba deniz, kum, güneş üçlemesi çerçevesinde yaşanacak kokteyl filminden hallice Antalya maceraları idi.
     
    Yeni açılmakta olan ve inşaat süreci henüz tamamlanmamış bir otelde stajın ne demek olduğunu siyah işçi tulumunu, sarı lastik çizmeyi giyince ve inşaatların değişmez aksesuarı plastik bareti takınca anlamış oldum. Sonraki haftalarda beni ziyarete gelen arkadaşlarım bu halimi bizzat gördüklerinde önce gülmekten kırılmış ardından bu halime için için ağlamışlardı. Turizm ve otelciliği meslek edinmeyi düşünen bazıları ise o dakika bu fikirlerinden vazgeçmiş ve tazecik beyinlerini farklı alanlara sunmayı uygun görmüşlerdi. Sonuçta kazanan bankacılık ve telekomünikasyon sektörleri oldu elbette.
     
    Fazlasıyla yorucu ve ağır geçen bir açılış sürecinin ardından ilk defa bir tesis açılışında bulunmanın heyecanı bana ve diğer stajyer arkadaşlarıma kar kaldı. Ardında yorgun bacaklar, kaslı kollar, yaralı - çatlamış eller ve muhtelif küçük sakatlıklar bırakan bu ağır tecrübenin bizlere asıl kazandırdıkları ise yıllar sonra belirginleşmeye başladı. Ne büyük bir kazanım elde ettiğimizi sonraki çalıştığımız tesislerde operasyon esnasındaki pratikliğimiz, hızımız ve çözüm odaklı bakış açımız vesilesi ile tecrübe etmiş olduk. Elbette aramızda dayanamayıp evine dönenler de oldu, bir gün içerisinde bırakıp kaçanlar da. Kolay değildi tabi ki. Külliyen ana kuzusu bir grup öğrenci genci inşaat işçisine yakın formatta çalıştırmak, halı ve mobilya taşıtmak, temizlik yaptırtmak ve bunların haricinde eğitim vermek, meslek öğretmek büyük bir organizasyon yeteneği gerektirdiği gibi sabrınızın sınandığı anlarda  ‘’La Havle ve La kuvvete’’ diyerek ilahi yardım talep etmeyi de mecburi kılardı.
     
    Geriye dönüp baktığımda ise olayları farklı değerlendirmeye başladım. Öncelikle bundan 20 yıl öncesinden bahsediyoruz. Nerede ise tüm teknik alt yapı tarih öncesi çağlara ait.  Sistemler keza öyle ve her şey dahil sistemi henüz kanımıza işlememiş. Turizm lokomotif sektör olma yolunun daha çok başlarında. Üst yönetim tamamen farklı bir ekolden mütevellit. Kimisi Fransız, kimisi Amerikan otelciliği tarzında yetiştirilmiş. Onlardan önceki kuşak ise kimi yabancı memleket temsilcilerini içermekte. Farklı sistem temsilcilerinin birbirine aktarımda bulunduğu müthiş bir karma. Tüm bu değerli bilgi birikim damıtıldıktan sonra kana kana içenler ise bizleriz. Bizler ise karaf’ın dolu kalan kısmını gençlerle ne kadar paylaşıyoruz tartışılır. 
     
    YENİ JENERASYON STAJYER KÖLELER
     
    Şimdilerde durum farklı mı, stajyer milleti ne tür aşamalardan geçmekte? Eziliyorlar mı, yoksa hayatlarından memnunlar mı? Meslek öğreniyorlar mı, yoksa sadece staj gününü mü dolduruyorlar? Merak ettim ve yakınlarda gerçekleşen bir seminerde kendilerine bu konularda bir dolu soru sordum. Aldığım yanıtlar beni yaraladığı gibi bu konuların gerçekliğini bizzat öğretmenlerin teyit etmesi de bilakis canımı acıttı doğrusu. 16 saatin üzerinde çalıştırılmalarını, yarım saat antrakt verildiğinde sandalye üzerinde dinlendirilmelerini, tonlarca su, içki, koli, fıçı, kasa ve benzeri malzemeyi tek başlarına taşımalarınıı, stajyer olduğu halde kadrolu personelmiş gibi sorumluluk verilmesini, son derece kötü lojman koşullarını, saçma sapan nedenlerden cezalandırılmalarını, fazla mesai yaptırılmasını ve daha bir dolu şeyi hayretler içinde dinledim.
     
    Önce staj döneminin zorluklarından, yaşanması gereken durumlardan, doğal sürecinden, meslek öğrenmek için birtakım zorluklara katlanılması gerektiğinden, emek verilmeyen hiçbir işten sonuç alınamayacağından ve daha bir dolu şeyden dem vurdum karşımdaki gençlere. Ancak her defasında aldığım yanıtlar ve gerçekliği şüphe götürmeyen deneyimleri benimle paylaştıklarında söyleyecek sözüm kalmadı açıkçası. Zira anlattıklarından daha fazlasını kimi zaman görüyor, kimiz aman ise çevremden duyuyordum. Sezonluk kadrosunun yarısından fazlasını stajyerlerden oluşturan tesis yönetimlerinin farklı zihniyet de olup da bu yavrucaklara iyi niyetli davranmaları beklenemezdi elbette. Ama bu kadarına da pes doğrusu dedirtecek kadar sıkıntılı bir durum ortada gözlerimizin önünde cereyan etmekte. Tesislere stajyer veren okul yönetimleri de artık sezonda çocukları otellere gönderirken daha ihtiyatlı davranmakta ve birtakım sorgulamalar yapmak zorunda kalmış durumdalar.

    Koskoca bir sektörü stajyerlere emanet etmek, otelin yarı personelini onlardan oluşturmak, turizmin T’sini bilmeyen gençlere meslek öğretmeden nasıl olsa çalışırken öğrenirsiniz diyerek direk operasyonun ortasına bırakmak, köle gibi çalıştırıp üç kuruş stajyer maaşına tamah ettirmek, kötü koşullarda konaklatmak, Türk tipi otelciliğe mahsus olsa gerek. Dünyanın hiçbir yerinde rastlayamayacağımız bu tipik davranışımız vesilesi ile koskoca sektörü riske etmekte olduğumuzda cabası. Zaten bu nedenledir ki turizm sektöründe istihdam problemi yaşanmakta ve önümüzdeki yıllarda fazlası ile yaşanacakta. Staj döneminde köle gibi çalıştırılan nice genç turizm öğrencisi okulu bitirdiğinde kesinlikle turizm yapmayacağına dair kendi kendine söz vermiş durumda. Sinekten yağ çıkarma mantığı değişmediği sürece düzelmeyecek olan bu çarpık sisteme birileri dur demeli. Sektörün bu vesile ile kan kaybetmesine engel olunmalı. Turizm öğrencisi gençlerimizin meslekten soğutulmaması sağlanmalı. Ülkemizi ziyarete gelen, otellerimizde konaklayan turistin lobideki tuvaletin yerini bile bilmeyen, servis yapmaktan bihaber stajyer’e teslim edilmesi önlenmeli. Turizmi riske atmaktan bilhassa artık vazgeçilmeli. 
     
     
    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Zafer Cengiz - 21.01.2012 00:56:58
    Turizmin (racon’gereği) bilinip’de”bilmezlikten ve görmezlikten gelinen derin yarasına (bir’güzel) parmak basmışsınız Emir Bey... Turizmde HİZMET ve İNSAN unsurunun boyutları ve ÖNEMİ konusundaki DERİN kavramların (hiç’bir’dönem’de) “yeterince’gereğince” içine girememiş olan TURİZMin HER’Zaman’Dönemde geçerli mazeretleri çoktur Hızlı’geliştik piyasa’krizde yatırımı’kurtaramadık beklediğimizi’bulamadık vb’vb’... AMA “ZİHNİYET’Hazret’leri’nin” (henüz’hala) çözemediği ilişki MORAL’İSTEK’Lİ’ çalışan personelin Hizmet Kalitesine Katkısı Faktörü’DÜR... FAKAT BU olayı da DEŞ’ince, arkasından çıkan detaylar DAHA’DA’İLGİNÇ Yatırımcı açısından turizmde DÜZENLİ ve İSTİKRARLI bir Hizmet Kalite Yüksek Kar denklemini çalışmak ve Randımanı artırmak gibi (normal ve beklenen) bir KAYGI’KUŞKUYOK ki... Bu tür denklemler ve mantıklar (artık) sadece Rasyonel Bilim Mantığına dayalı AKILCI (ama) TEORİK (kitaplarda kalmış ve unutulmaya yüz tutmuş) kavramlar değil midir...??? ÇAĞ’daş’ Güncel’likte ise, artık “Teoriler’YOK” ve her’şey otomatik’man PRATİK’leşmiştir... GERÇEK Hayatta DETAYlara takılmadan (durup’pembe idealist’gözlükleri çıkartarak) baktığınızda, (HAYRET’le?) çıplak GERÇEKLERİ herkes kolayca görebilir... İŞTE: Son’12’yıldır düşünür araştırır yorumlar YAZARlık SÜRECİ içinde adımadım gıdımgıdım KEŞFETtiğimiz bu GERÇEKleri ÇÖZÜM önerileri de MONTE ederek SERVİS etmeye çalıştığımız SON’2’YIL sürecinde (bir türlü) anlaşıl(a)mayan ve İDRAK edil(e)meyen HUSUS Bulanık ve AZGIN sulardaki “Detaylarda boğulmasızın” yüzmeyi ve (hatta) balık tutmayı KEŞFETMEK üzere MEVCUT ZİHNİYET’lerin elden ve gözden geçirilmesi ve DEĞİŞİM GERÇEK’leri paralelinde YENİ ÇÖZÜM’lere oturtulabilmesi’dir... Diğer AÇILIM’lar ise (temcit pilavı haline dönen) köşe yazılarımızda ve (kolayca okunacak özetlerle) Yeni BLOG’umuzda (inatla) SERVİS edilmiştir... SON’SÖZ: Tıkanan süreçler ANA neden çözülerek çalıştırılıp ÇARKLAR dönerse, her türlü DETAY sorunların ÇÖZÜM şansı (ümitleri) ve kabiliyeti (geleceğe dönük olarak) SÜRDÜRÜLEBİLİR kalacaktır. AKSİ halde ise VEREM’li turizmin ((SÜRDÜRÜLEN:)) Düşük’VERİM’i ile YETİN’ilecektir. Ayrıca (bence) BU’2’YOL’un “arası’deresi’de” YOK’tur... NeDER’siniz...?
    BÜLENT ŞANLITÜRK - 21.01.2012 09:34:36
    SEVGİLİ EMİR HEPOGLU,ŞİMDİLİK,KALEMİNE SAĞLIK,,,,İNSAN KAYNAĞINI BU DERECE YOK EDEN,GELECEĞİNİ HİÇ DÜŞÜNMEDEN BİNDİĞİ DALI KESEN(GÜNÜMÜZ NASREDDİN HOCALARI)İŞYERİ SAHİPLERİNİN VE TESİS YÖNETİCİLERİNİN KENDİ YANLIŞLARINI PERSONEL GİDERLERİNE YÜKLEDİGİ SEKTÖRDE TÜRKCESİ BECERİ EGİTİMİ OLAN UYGULAMAYA GELENLER KÖLELERİN KÖLESİDİRLER,,,,AYRICALIKLI 510 İŞLETME DOGRUYU GÖSTERMEYE YETMİYOR.ÇALIŞAN İNSAN KAYNAGININ YÖNETİMİ,PARANINFİNANSIN YÖNETİMİ İÇİNDE GÖRÜLDÜKÇE VE BU UYGULAMA DEVAM ETTİKÇE KÖLELİK BİTMEZ,AZALMAZ,,,,KESİNLİKLE ARTACAKTIR,,,SAYGILARIMLA
    didem - 21.01.2012 09:48:15
    Turizm alaninda eğitim alıp stajını tamamladıktan sonra sektordeki çalışma koşullarından yılıp sektör değişikliğine giderek ilaç , iletişim,konut alanında parlayan orta düzey yönetici pek çok kişi tanıyoruz.Emir beyin çok anlamlı yaklaşımıyla sektör çocuklarını yememelidir.Zafer beyle çalışmak çok geliştirici olur .
    Hamdi Yılmaz - 21.01.2012 10:42:01
    Zafer Bey iyi güzel de, neden Türkçe yazım kurallarına uymuyorsunuz? Yazınızı okuyacağım diye başım dönüyor ve hiç bir şey anlamıyorum. Büyük ve küçük harflerin, ayraçların, parantez işaretlerinin, tırnak işaretinin nerede kullanılacağı Türkçe yazım kurallarında bellidir. Lütfen, bu kuralları yerle bir etmeyin. Zaman zaman da sözcükleri olmadık yerden bölüp, ayırıp, anlamını güçlenireceğim diye anlamsız hale getiriyorsunuz. Yapmayın bunu, gerek yok. İfadeleriniz zaten güçlü. Başka oyunlara, vurgulamalara gerek yok ki... Saygılar.
    Fatoş Özalpay - 21.01.2012 15:02:48
    yatırımcıdan başlamak üzere kenilerine uygun yapıda sözde yöneticilerin binalarına ve dekorasyonlarına taparak operasyon başarısını yakalacağına inanan sığ zihniyetinin sonucunda nasıl olsa biri gider diğeri gelir yaklaşımıyla sadece stajyer değil profesyonel çalışanlara da uygulanan eşya muamelesinin aşikâr sonucu. böylesi bir yaklaşımı da herhalde cehlin cesaretinden gelmekte.
    didem - 22.01.2012 10:29:02
    bravo fatoş hanım dekorasyona tapan ,sezonluk kozmik kafalar özellikle kavruk genclerimize sundukları sahte cenneti tehdit unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmeli,önce keni nefislerini terbiye etmeyi öğrenmeliler
    Recep Arısoy - 23.01.2012 05:40:37
    Konferanslarda hep anlattığım stajyer çalışanlar ile ilgili bir olay var. Bu konferansların birinde sevgili Emir Hepoğlu da vardı. Hava alanına gidiyorum. Metroda bir genç hararetli telefon konuşması yaptı. Konuşmada turizm, otel kelimesi geçince merak ettim sordum gence. Öğrenci misin? Kimdi telefonda konuştuğun kişi. Genç telefonun diğer ucundaki kişinin son staj yaptığı otelin FB müdür olduğunu söyledi. FB müdürü gencin bu senede otele staj yapması için gelmesini söylüyor. Genç ise gelmem diye ısrar edince FB müdürü tehdit etmeye başlıyor. Senin isteyip istememen önemli değil ben hocanla konuşurum sene tıpış tıpış gelirsin diyor. Çocuğa neden bu otele staj için tekrar gitmek istemediğini sorduğumda ise. FB müdürünün kenilerine resmen işkence çektirdiği. 16 saat çalışma saati, çırak gibi kenilerini kullanmaları. Ağır hakaret ve küfürler edildiğini söyledi. En komik olanı da. Patronun şoförünü otele FB müdürü yapması. Bir şoför ne anlar FB müdürlüğünden. Bu kadar acı gerçekler var yani sektörde, yazılara dökülmeyen.
    Gönül Uyar - 24.01.2012 12:20:52
    Bu gençleri yetiştiren bir eğitimci olarak sektörden birilerinin olayların farkında olması ve bu konuyu gündeme getirmesi beni biraz olsun sevindirdi.Bu sektör için yetiştirdiğimiz gençlerin staj süresinde bu işten nefret edip başka iş arayışına girmeleri maalesef bizim ülkemize has bir özellik olsa gerek.Otel sahiplerinin daha duyarlı olması ve bu gençlere sahip çıkarak turizm sektöründe ki kalifiye personel açığını bir an önce kapatmalarını dilerim.Bu konuyu gündeme getirdiğiniz için size de çok teşekkür ederim
    Engin Bayraktaroğlu - 24.01.2012 22:13:34
    Maliyet kontrolünden kasıt personel giderlerini kesmekten öteye gitmedikçe değişmeyecek olan olaydır.. Bu noktada yöneticilere düşen, keni yönetim tipleri üzerindeki muhafazakarlıktan kurtulup, personel giderlerinin dışında da maliyetleri düşürebilecekleri yaklaşımlar bulmalarıdır..
    sadece bir dost - 5.07.2013 22:36:12
    Bu mesleği yapıcak yada yapmaya zorlanan arkadaşlar 147MEBi arayıp şikayet edin.


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Hastasıyız dedeee!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun