SAKINCALI DİYALOGLAR

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Bu makalenin içeriği olabildiğince bildik yaklaşımları ve tanıdık karakterleri içerdiği gibi, eleştiri ve kısmen özeleştiride içermektedir.

    Genel müdüründen, komisine hepimiz turizm yaşamımızın en başında bir yerlerden yola çıktık. Kimimiz erken yola çıktığından olsa gerek emekli oldu ya da mesleği tümden bıraktı. Yukarılardan bir yerlerden bizlere bakıp gülümseyen sevdiklerimizin ise her ne kadar yanımızda olamayışlarına üzülsek de, takdiri ilahi demekten başka çaremiz yok malumunuz. Aşağıda günlük yaşamın hengâmesine kapılmış bizler ise çelişkiler ve mücadele dolu hayatlarımıza belki biraz renk olsun diye bolca dedikodu katıyoruz. Aslına bakarsanız dedikodu yalnızca bizim sektör için geçerli değil, nerede ise kadın erkek ayrımı yapılmadan hemen her ofis ya da iş ortamın da günlük yaşamın parçası haline gelmiş çıkmış durumda. Sakıncaları her ne kadar iyi bilinse de yinede iki çift laf etmek tatlı geliyor insancıklara. Kimi zaman dedikodu amacını aşıp ciddi zararlar da verebiliyor kişilere.

    Biz turizmcilerin yaptıkları dedikoduların ise renk ve çeşitlilik bakımından zenginliği tartışılmaz olsa da, (yanlışım var ise affola ) daha çok terfiler, satılan ya da guruba yeni katılan tesisler ya da ekip halinde gerçekleşen transferleri içermekte. Konuşmayı seven milletiz vesselam, hemen her konuda istisnasız hepimizin az ya da çok fikri vardır mutlaka. Televizyonlardaki tartışma programlarının artışı da bunun en büyük kanıtlarından biri. Ülkemizde ne kadar çok bilirkişi varmış da haberimiz yokmuş meğer.

    Her ne ise biz asıl konumuza dönelim. Son birkaç gün içerisinde okuduğum bazı terfi ve atama haberleri üzerine ilk anda aklıma gelen ve oldukça rahatsız edici bir dedikodu biçiminden dem vurmak istiyorum. Bir çeşit otelci hastalığı olarak adlandırabileceğimiz mevzu, başarı basamaklarını emin adımlarla tırmanan her bir nevi şahsına münhasır kişinin ardından utanmadan sıkılmadan büyük bir keyifle yerine getirilir. Ve genelde şu şekilde vuku bulur ‘’ hmm o’mu, o benim personelimdi yahu, odamı müdür olmuş, vah vah vah’’. Bilip bilmeden, kim olursa olsun arkasından, sırf muhabbet olsun diye konuşmamak lazım. Maazallah yıllar sonra dedikodusunu yaptığın adamın yanına, elinde özgeçmiş iş görüşmesine gittiğinde sana ettiğin bu lafların hesabını sorma ihtimalini de hesaba katmak lazım.

    Ülkemizde hiçbir başarının cezasız kalmadığı gerçeğinden yola çıkarsak, mesleğinde bir yerlere gelmiş kişilerin arkasından ileri geri konuşmaların olmasını da garipsememek de fayda var. Evveliyat da şu işi yaparmış, bilmem kimin asistanlığını yapmış, efendim ben onun çocukluğunu bilirim nasıl olmuş da olmuş v.b. diyaloglar, milli karakteristiğimiz değişmediği sürece kaybolmayacağı gibi zaman içerisinde yaratıcı şahsiyetler vasıtası ile farklı formlar da da kullanılacaktır. Ama kim ne konuşursa konuşsun ya da her ne derse desin, değişmeyen tek bir gerçek var, ‘’ konuşan konuştuğu ile kalır, atı alan ise Üsküdar’ı geçer ’’.






    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Recep Arısoy - 15.12.2010 23:59:43
    Sevgili Emir Hatipoğlu, yazını keyifle okudum. Kıskanç insanlar demek, daha yerinde olur sanırım, dedikodu yapanlara. Başarılı insalara yolunda destek olmak yerine köstek olmakta da çok uzman, bu dedikoducular. Sektör de insanlar birlikte hareket edeceğine, o nasıl buralara geldi, bu nasıl terfi etti, şu teklif nasıl gelebilir ona, çekememezlikler söz konusu. Dikkat ederseniz, bunu yapanlar, bir işi olmayan bol bol gevezeliğe zamanı olan, aylak aylak gezen şahıslar. Aylardır tüm kapılardan çevrilen şahıslar, iş bulamayan kişiler. Aslında bu şahısları hiç ciddiye almamak gerek. Saygılar...


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Eğer otelciysen...
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    Otelinizin satış fiyatı geçen yıla göre nasıl değişti?

    Yüzde 20 daha düşük
    Yüzde 10 daha düşük
    Geçen yılla aynı
    Yüzde 20 daha yüksek
    Yüzde 10 daha yüksek
    Ücretsiz Abone Olun