Ören yerleri cüzi bir ücret karşılığında vatandaşlara açılmalı

    Sosyal medya uzmanı Birgül Akgül
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    10 Mayısta, ‘‘2018 Antalya’da Perge Yılı’’ programının sunuculuğunu yapmak üzere İstanbul’dan Antalya’ya seyahat ettim.

    2018'in Antalya'da Perge Yılı ilan edilmesi sonrasında AKTOB, Perge'ye dikkat çekmek için sezon açılışını bu antik kentimizde yaptı.

    AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı’nın farklı projelerle Antalya turizmine ivme kazandırmak için yoğun mesailer harcadığı, sektör temsilcileri tarafından dile getiriliyor. Etkinlikte bir açılış konuşması yapan Erkan Yağcı, turizm çalışmalarında Büyükşehir Belediyesi ve valilikten ciddi ve samimi destekler gördüğünü, her yıl Antalya’da farklı bir ören yerini öne çıkararak tarihi yerlere ilginin arttırılmasını hedeflediklerini belirtti.

    Ancak ben ören yerleri konusuna farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

    Kültür varlığı olan ören yerlerimiz ve müzelerimiz ortalama 25-30 TL giriş ücretleri ile ziyaret edilebiliyor. Demek ki pahalı, neden mi?

    Aksu ilçesine vardığımda yönlendirmeleri gözden kaçırıp biraz fazla ilerlediğimi fark ettim, çok geçmeden üç farklı ilçe sakinine ‘’Perge’ye nasıl gidiliyor’’ diye sordum, hayatlarında hiç duymadıkları bir ismi zikrettiğimi düşünmeme neden olacak şekilde, bilmediklerini söylediler.

    Az ilerde Anadolu Lisesi çıkışında kalabalık bir öğrenci grubuna ‘’hah tamam genç arkadaşlar şimdi bize bilgi verirler’’ diye düşünerek yaklaştım ancak maalesef 8-10 kişilik öğrenci grubu içinde de -Perge nerede, oraya nasıl gidilir, Perge nedir? Bir bilen çıkmadı. Bulundukları otobüs durağından yürüyerek en fazla 15 dakikada ulaşabilecekleri antik kentten bihaberdiler.

    Büyük bir üzüntü ve karmaşık duygular içinde Perge’ye ulaştım. Perge’yi daha evvel ziyaret edememiş olmam Antalya’da hep kısıtlı sürelerde bulunmamla doğru orantılı gelişti ancak yine de bu konuda kendime kızdım.

    Haydi diyelim ki halk tarihi yerlere ilgi duymuyor… Peki, o lisede ve diğer okullarda okuyan öğrencileri okul yönetimleri böyle yerlere götürmüyorlar mı? Götürüyorlarsa gençlerimiz neden oraları bilmiyorlar, unutuyorlar mı? Sorun kimde, nerede?

    Perge’yi geçen yıl yalnızca 60 bin kişi ziyaret etmiş. Hedefi niye en uzaktaki turisti getirmek üzerine belirliyoruz? Kendi insanımız görmezse bu dalga nasıl büyür?

    Bugün müze kart yıllık 50 lira ise, dört kişilik bir aile buna 200 TL ayıramayabilir. Lütfen 200 TL’yi küçümsemeyin. Bence ören yerleri bu ülkenin tüm vatandaşlarına cüzi bir ücret karşılığında ziyarete açılmalıdır. Müze kart verilirken zaten kimlik bilgileri alınıyor, güvenli geçişler sağlanmalı ve hepimizin ortak mirası olan tarihi yerlere girişlerin ücretleri düşürülmelidir. İçten dışa doğru büyüyerek daha sağlıklı tanıtımlar yapamaz mıyız? Asgari ücretle geçinen bir aileye göre belirlenmesi gereken bu hizmet bedelleri maalesef onlar hiç düşünülmeden listeleniyor. Antalya Valiliği, Belediye Başkanlığı ve tüm ülke genelindeki konuyla ilgili kamu kurumları bence öncelikle o bölgede yaşayan öğrencileri, akabinde halkı bu ören yerlerini görmeye teşvik etmelidir.

    Sosyal medya uzmanı
    Birgül Akgül
    birgul@hepfikir.com

    Kullanıcı Yorumları

    Yelda Karaca - 14.05.2018 13:31:38
    Çok güzel bir konuyu gündeme getirmişsiniz Birgül Hanım, eğitim kurumlarının tarihi ve ören yerlere olan ziyaretleri ücretsiz mi bilemiyorum ama mutlaka öğrencilere ücretsiz, bireysel gezilerinde ise cüzi rakamlarla gezebilmeli. En önemlisi ise bu gerçekten büyük eksiklik, kulaklık rehber olmalı çeşitli dillerde. Bu bireysel gezileri de canlandıracaktır. Yaşadığınız olay eğitim kurumlarına ne kadar büyük iş düştüğüdür, büyük bir zaafiyet olduğu ortada..iyi haftalar dilerim.
    Birgül AKGÜL - 14.05.2018 17:07:42
    Katılım gösterdiğiniz ve yorumda bulunup konunun önemine dikkat çektiğiniz için teşekkür ederim Yelda Hanım. Pamukkale giriş ücretleri de pahalı bulunuyor mesela. Müze Kart her yerde geçerli değil...
    Murat Atsever - 15.05.2018 13:54:42
    Birgül Hanım, maalesef yazı içeriğine katılmıyorum. Hali hazırda biletli girenler bir nevi filtreden geçmiş oluyor... Serbest olması durumunda içeride tarihi eserlere verilecek olan tahribatı düşünmek bile istemem. Ücretsiz olması yerine cazibe ve halkla iç içe yapılabilir, başka projeler üretilir... Ama bu altyapı ile olamaz.
    Birgül AKGÜL - 17.05.2018 11:27:31
    Merhaba Murat Bey, Ücretsiz olmasını değil, ücretin cüzi olmasını savunuyorum. Ücretsiz giriş yapacak kitlenin tahribat yapacağını, parasıyla girenin yapmayacağını da düşünmüyorum. Kontrol edilmeyen korunmayan kültürel varlıkların başına gelenleri biliyoruz. Tarihi eserleri en çok çalınan ülkelerden biriyiz. Taş kalıntılarını alıp bahçe duvarı yapan da bizim insanımız.. Temelinde ne var, parasızlık. Anlatmak istediğim, artık bir dönüşüm gerekiyor. Denetlemenin, korumanın olmadığı yerde tabi ki sorun olur. Parası olan görsün olmayan ölene dek görmesin, demeyelim. Vatandaşımıza göstermek, öğretmek zorundayız. Sonuç olarak toplum olarak gelişmedikçe kendi fanusumuzda yaşamaya devam edeceğiz.


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Ören yerleri cüzi bir ücret karşılığında vatandaşlara açılmalı
    Belediye belgeli tesisler ne kadar iyi denetleniyor?
    İşletmelerin sosyal medya ile imtihanı
    Bağlıkaya seçimi nasıl kazandı?
    Turizm sektörü ve teknoloji
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    Turizm'den PORTRELER
    Turizm'den Portreler
    Ahmet Zeki Apalı kimdir?
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2018  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    Bu yıl Türk turizmciler fiyat arttırabilecek mi?

    Evet, yüzde 20
    Evet, yüzde 10
    Evet, yüzde 5
    Fiyatlar değişmez
    Ücretsiz Abone Olun