tneyisci@akdeniz.edu.tr

Noel Bir Hıristiyan Kutlaması mı?

Hayır değildir! Neden mi?

Hemen bu akşam hava karardıktan sonra, etrafı açık bir alana çıkın ve gökyüzüne, yıldızlara bakın. En parlak yıldızı bulmaya çalışın. Eğer bu yıldız size göz kırpıyorsa o bizim Akyıldız dediğimiz ve Kuran’da adı geçen tek yıldız olan Sirius yıldızıdır. Gökyüzümüzün güneşten sonra en parlak yıldızı.  Bakışınızı hafif sağa yukarı doğru kaydırarak bir çizgi halinde dizili üç yıldızı bulmaya çalışın. Bu üç yıldıza Orion Takım yıldızının kemeri adı verilmiştir. “Üç Kral” olarak da bilinir. 21 Aralık günü bu üç yıldızdan sola aşağıya doğru bir çizgi çektiğinizde Sirius yıldızını kolaylıkla bulabilirsiniz.  Aşağıdaki resim aramanızı ya da bulmanızı kolaylaştıracaktır.



Kış gündönümü (ekinoks) gecelerin (karanlığın) en uzun, bir başka deyişle günlerin (aydınlığı) en kısa olduğu 21 Aralık tarihine denk gelir.  İşte tam da bu günde Orion kemerini oluşturan üç yıldızı birleştiren çizgi Sirius yıldızının da üzerinden geçerek güneşin doğacağı noktayı işaret eder. 22,23,24 Aralık tarihlerinde üç gün güneş aynı noktadan doğar. Yani ne gece ve ne de gündüz süresi değişmez sabit kalır. 25 Aralık ile birlikte gündüzün ışığı gecenin karanlığına üstün gelmeye bir başka anlatımla güneşin ve ışığın tanrısı Horus Karanlığın Tanrısı Seth’i yenilgiye uğratır ve günler uzamaya  geceler kısalmaya başlar. Bu yeniden doğuşun, baharın gelmekte olduğunun ilk işaretidir. Bu tarih, 25 Aralık, Mısır’dan başlayarak yaklaşık 5 000 yıldan beri güneşin, ışığın, bereketin, gücün simgesi olarak kutsanmıştır.

Mısır kültüründe Sirius İsis ya da Nil yıldızı olarak anılır. Bunun nedeni Sirius yıldızının gökyüzünde görülemediği 70 gün süren aradan sonra, yaz gündönümünde (21 Haziran) doğuda şafak vakti güneş birlikte yeniden görülmeye başlamasıdır. Bu olay 3300 yıl önce 21 haziran gününe denk gelmekteyken günümüzde 5 Ağustos tarihinde yaşanmaktadır. Bu göksel olay Nil nehrinin taşmaya başlaması ile örtüşür ve bu nedenle, Mısır’da yeni yılın başlangıcı olarak  kabul edilmiştir. Kullandığımız (Gregorien) takvimde ilk aya İngilizce “January “ adının verilmesi bununla ilişkilidir ve Roma kültüründe başlangıç ve Kapı Tanrısı olan Janus’un adından gelmektedir.

Osiris ve İsis’in oğlu olan Güneş tanrısı Horus bu kültün bir bakireden doğmuş, çarmıha gerilmiş, vaftiz edilmiş, üç gün öldükten sonra yeniden dirilmiş, mucizeleri ve havarileri (12) olan ilk Kralı, ilk güneş tanrısı (god of sun) olarak bilinir.

Meraklıları Horus’un nitelikleri ile Hazreti İsa’nın nitelikleri arasındaki benzerlikleri fark etmiştir. Aslında farklı kültürlerde farklı krallar ve tanrılar hemen hemen aynı niteliklere sahiptir.  Lübnan, Suriye, eski Finike topraklarının Güzellik Tanrısı Adonis, Hindistan ve Irandan yayılan Yunan ve Roma’yı da etkilemiş olan Işık Tanrısı Mithra, Anadolulu üzümün, şarabın, tiyatronun ve dinsel coşkunun Tanrısı Dionisos, Frigya’nın bitki örtüsü Tanrısı ve Anatanrıça Kibele’nin (kıble adı ondan gelir) hadım eşi olan Attis bu nitelikleri paylaşan tanrılardan bazıları.

Gelelim Hıristiyanlıkla, İsa’nın doğumuyla ilgisine; alakası yok.

İncil’de İsa’nın doğumuna işaret eden beyanlar ile ne 25 Aralık ve ne de 1 Ocak tarihleri uyuşmamakta, görüşler temmuz ya da ağustos ayında doğmuş olabileceği konusunda yoğunlaşmaktadır.

Yaklaşık 1 700 yıl öce Doğu Roma İmparatoru Konstantin Hıristiyanlığı kabul etti ve imparatorluğunun resmi dini olarak ilan etti. Yeni dinin kabulünü kolaylaştırmak ve eski pagan inanışının sevilen Saturnalia kutlamalarıyla örtüştürmek amacıyla köklü 25 Aralık geleneği İsa’nın doğum günü olarak benimsendi.  Farklı yorumları olsa da hepsi bu. Açıkçası Noel’in Hıristiyanlıkla ilişkisi de tartışmalı. Tartışılmaz olan 25 Aralık tarihinde günlerin uzamaya başladığı, bunun doğanın ve yaşamın yeniden yeşermeye başladığı, karanlığın üstünlüğü aydınlığa bırakmasıdır ve kökü insanlık kadar  eskiye giden göksel bir olaydır. Anlamak, öğrenmek için kısa bir internet sörfü yeter de artar bile.

Yılbaşı ağacına gelince, kültüründe ağacı kutsayan, ağaca saygı duyan ve yücelten çok derin ve yaygın izler, motifler taşıyan bir ülke insanının sıradan bir başlangıç gününde kullanılıyor diye bu denli yaygara koparmalarını anlamak mümkün değil. Biraz meraklı olanlar internetten, 17. YY başlarında başlayan yılbaşı ağacı süsleme modasına bazı Hıristiyan grupların nasıl karşı çıktıklarına şahit olabilirler.

Sümerolog  Muazzez İlmiye Çığ’ın bu konuda basına yansıyan açıklamalarını okuyanların özel günlerde ağaç süsleme, hediye verme  geleneğinin bizden batılılara geçmiş olabileceğini düşünmeleri büyük olasılıktır. Hala ısrarla ağaçları dilek tutup çaput bağlayarak süslemeye devam edişimiz bir ip ucu olarak değerlendirilebilir.

Kafaları kızların giydiği eşofman, delikanlıların sakalından pornografi üretmekten başka  işe yaramayanlar karanlığın kazanması için savaşan Set’ten başkası olamazlar...

Bu Makale 06.02.2018 - 16:20:31 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • bir dost - 12.01.2018 - 07:12

    Hocam kısaca Zeitgeist : The movie belgeselini şu linkten https://www.youtube.com/watch?v=BRkyY23mgVc izleyebilirsiniz deseymişsin, daha kolay olurmuş.

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.