Fil Osman Angry Bird'e karşı

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasın üzerinde yaşadığımız halde turizm için imaj ve simge bulmakta bir hayli zorlanan güzel ülkemin trajikomik hikayesi

    Daha önceki denemelerin ne yazık ki hep yarıda kesildiği ve Cumhuriyetin kurulması ile birlikte tekrar başlayan batılılaşma ve modernleşme süreci, evvel ecdadından daha başarılı olduğu ve çok olumlu sonuçlar alındığı halde bazı şeylerin yerli yerine oturmadığı net gözlemlenebilir bir gerçektir. Üzerinde hassasiyetle durmak istediğim konu ise bu devrim ve dönüşüm esnasında kaybettiğimiz ya da bilinçli olarak yok ettiğimiz estetik anlayışımızdır.

    Nitekim Cumhuriyet sonrası yapılan gri beton kamu ve devlet binalarının tekdüzeliği ve sadeliği bunun en güzel örneğidir. Elbette ki bu yaklaşım dönemin moda mimari akımı olarak da açıklanabilir. Ancak aynı dönemlerde bilhassa örnek aldığımız Avrupa’nın kamu hizmetine sunmak için eski binaları renove etmesi ve bizimde yol açmak ve yeni bina yapmak için Bizans ve Osmanlı saraylarını yıkmamıza açıklık getirmek zor olabilir.

    Sanatçı değil savaşçı bir millet olduğumuz estetik anlayışımızın gelişmediği anlamına gelmiyor elbette. Eğer öyle olsaydı minyatürü, hat’tı ve ebru’yu tarihe başka ulusların kazandırması gerekirdi ( ki bu sanatların en güzel icracısı Osmanlı olmasına rağmen menşei biraz karışıktır ) . Edebiyat, resim ve heykel alanlarında da hiç azımsanamayacak şekilde büyük sanatçılar yetiştirmiş bir milletiz. Orta Asya’dan Anadolu’ya yol boyu harmanlanmış ciddi bir kültürel alt yapının da sahibiyiz. Fakat hal böyle iken ne oldu da bu günlere geldik ve neden kafamız konu ‘’imaj ve simge’’ olduğunda bu kadar karışıyor tartışmak lazım.

    KAFAMIZ NEDEN Mİ KARIŞIK ?

    Kafamızın neden karışık olduğunu birkaç örnek vererek hatırlatmak istiyorum. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul için simge arayışına giren devlet büyüklerimiz bir dolu çılgın projenin ardından en çılgınına onay vermişler ve her ne hikmetse sonradan vazgeçmişlerdi. Proje İstanbul boğazının girişine sema yapan dev bir Mevlevi heykeli yapmaktı.Buram buram siyaset ve reklam kokan bu hareketi yapan nevi şahsına münhasır büyüğümüz neden bu nadide fikrinden vazgeçti bilinmez ama yerleşim tarihi 300.000, kentsel tarihi ise 3.000 yıl olan ve 1.600 yıl boyunca başkentlik yapmış bir dünya kentini sadece 114 yıllık New York ile özdeşleştirmek konusunda çok büyük ayıp etti hakkını teslim etmek lazım. Adama sormazlar mı illa denizin ortasında simgemi arıyorsun diye, M.Ö 24’den beri Kız Kulesi boğazın orta yerinde, ha yerini mi beğenmedin, taşı boğazın girişine olsun bitsin.

    Bir diğer anekdot ise malum turizm fuarlarının ardından gittikleri ecnebi memleketlerinde gördüklerinden etkilenerek ya aynısından bizim memlekete de yapsak klasiği. Geçtiğimiz yıl Avrupa turizm fuarları esnasında atılan twitleri anlık takip ediyordum. Değerli bir büyüğümüzün nerede ise Türk turizmi denince akla gelen kim varsa twit atarak paylaştığı nadide fikri, Antalya’nın tam orta yerine dev bir kule kondurmak ve üzerine 360 derece dönen bir kafe ya da restoran yapmaktı. Gittiği şehirdeki kulede kahve içmiş hatta fiyatını oldukça pahalı bulmuş ancak bir o kadarda etkilenmişti. İşin acı tarafı vizyoner olduğunu düşündüğünüz, yok canım o olamaz dediğiniz insanların bile turizm ve tanıtım adına çılgın önerilerde bulunmaları. 


    Kuleyi yapalım yapmasına da, yakın geçmişte 20 yıllık işletmecisinden İl Özel İdaresi tarafından zorla kurtarılan ve nerede ise yıllar boyu atıl bırakılmış  turizme hakkıyla kazandırılmayı bekleyen TÜNEKTEPE’yi nereye koyacağız ?.  Şehri tepeden izlemek isteyenler için en ideal mekandır Tünektepe, yakında açılacak olan ve direk Sarısuya inecek olan teleferik ile birlikte farklı bir kimlik daha kazanacak. Elimizde böylesine güzel bir mekan var iken şehrin göbeğine beton kule dikmenin manasızlığı gün gibi ortada vesselam.

    Haber taze olduğu için hatırlamakta zorlanmayacağınıza eminim, şu meşhur ANGRY BIRD video oyununa İstanbul temasının da eklenmesini bizzat yaratıcılarından rica etmiş ve nihayetinde kısa süre sonra kibar bir red cevabı almıştık. Gerekçe ise bizim oyundaki kuşun çok küfürbaz bir martı olması idi. Bu bağlamda dünyanın en çok oynanan oyunlarından birine dahil olmak mantıklı gibi gelse de açıkçası kendi adıma ülke tanıtımına öyle aman aman bir faydası olacağını da düşünmemiştim zaten. Angry Bird Rio oynadım çok etkilendim tatilimi Rio da geçirmeye karar verdim gibi bir açıklamayı duyma şansımız neyse aynısı İstanbul içinde geçerli olacaktı o kadar.

    Oldu olacak birazda ben saçmalayayım bari, şu benim meşhur FİL OSMAN var ya hani havludan yaptığım John LENON gözlüklü karakter. Bence OSMAN ı Türkiye tanıtımında kullanalım, ülkemize her gelen turistin odasına bir tane osman yapıp koyalım, bayrak desenli tişört giydirelim, kafasına fes takalım, yanına bir kase lokum bırakalım, sosyal medyada bunları paylaşalım, FİL OSMAN ı fenomen  yapıp çıkartalım ortaya, hatta belki sonrasında çizgi filmini filanda yaparız ha ne dersiniz ?. 

    Ülke tanıtımı ve imaj elbette ki derin ve teferruatlı bir konu. Sorumluluğu oldukça yüksek ve risk taşıyan bir yanı var. Tanıtım adına yaptığınız en ufak bir hata ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Örneğin turistik ilçenizin girişine saygı göstermek adına sezon ortasında koyduğunuz şehit fotoğraflarının olduğu billboard’ları turiste anlatmakta güçlük çekebilirsiniz. Bir yanda gayet haklı bir duruş sergilerken diğer taraftan ülke turizmine balta vurabilirsiniz. Ülke tanıtımı devasa bir yapıya sahip, sadece bakanlığın yaptığı, yapacağı ya da altından kalkabileceği bir şey değil. Her bir şehir, belde, ilçe kendi tanıtım çalışmalarını özgürce ve denetimsizce yapmakta. Tanıtım katalog ve broşürlerinin hali ise içler acısı. Çirkin tasarımlar, başarısız fotoğraf çalışmaları, ucuz ve zevksiz işler tanıtımımıza hizmet etmekte. Emrah YÜCEL’e sipariş edilen birbirinden güzel afişlerin etkisi tartışılmaz. Bunu gelen olumlu tepki ve eleştirilerden gözlemlemek mümkün, ancak yetersiz.

    Bütün olarak düşünmek ve bu bütünü oluşturmak için vizyoner, futurist, birazcık uçuk azıcık kaçık, ama bir o kadarda zeki ve zevk sahibi kişilerden oluşan yaratıcı bir ekibin oluşturulması elzemdir. Turizm meclisi ile birlikte paslaşarak çalışacak bu ekibin tanıtım adına tüm doneleri teker teker dantel gibi işlemesi ve bütünü ortaya çıkartması hayli zor ancak bir o kadarda faydalı bir çalışma olacaktır.  Hiç endişeniz olmasın ekip liderliğini yapacak ya da ekibi oluşturacak çok sayıda aydın insanımız var, yeter ki bu özel insanları bir araya toplamayı başaralım.
     

    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2017 sezonundan ne bekliyorsunuz?

    2016 yılı ile aynı olur
    2016'nın üzerine çıkarız
    2016'daki sayılara bile ulaşamayız
    Ücretsiz Abone Olun