fetikuyucu@gmail.com

Antalya'nın finansal borçluluğu artıyor

Turizm Endüstrisinde Antalya ve Muğla Bölgesi kitle turizm kapasitesinin neredeyse tamamını gerçekleştirmektedir. Antalya Bölgesinin potansiyeli ve misafir sayısı ülkemize gerçekleşen yabancı turistik seyahatlerin neredeyse % 35 ini oluşturmaktadır. Dolayısıyla da Turizm Endüstrisinde gözler devamlı olarak Antalya Bölgesi üzerindedir.

Ağustos 2014 itibarıyla verilere bakıldığında Antalya da bir önceki yıla oranla yabancı turist sayısında büyüme % 7 olarak gerçekleşmiştir. Yılbaşındaki tahminlerimize paralel olarak büyüme rakamlarının devam ettiğini görmekteyiz. Çok büyük dalgalanma olmaz ise bu yılı %  7-8 büyüme ile kapatacağız. Ağustos itibarıyla ana kaynak sağlayıcılarımızdan olan Rusya Federasyonu ve Almanya ‘nın payı ve toplam içerisindeki oransal ağırlığı % 55 dir. Rusya Federasyonun tek başına toplam içerisindeki ağırlığı ise % 33’ ler de gerçekleşmiştir. Sektörün tüm tarafları adına jeopolitik risklerle dolu bir yılı kayıpsız geçebilmenin önemli bir kazanım olduğunu da unutmamalıyız. Bu yıl Dönemsel Satış hacmi /doluluk kayıplarının, kur farklarının ve yüksek seyreden enflasyonist gider artışlarının konaklama sektöründe EBİTDA ’ lar üzerindeki olumsuz yansımaları önemli mali performans değerleme kriterlerini oluşturacaktır.

Bu yazımda son aylarda, günlerde de gerek STK’  ların (İSO vb)  gerek ekonomi basının ve ekonomi yönetimin gündeminde gelen şirketlerin sermaye yapılarına/borçlanmalarına yönelik söylemleri biraz Antalya özeline indirerek gündem üzerine düşüncelerimi ve tespitlerimi paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi yatırımcı, sermayedar ve girişimci açısından öz kaynaklar kıt ve yetersizdir. Özellikle bizim gibi tasarruf açığı olan ülkelerde yabancı kaynaklardan sağlanan fonlar ve sermaye benzeri krediler şirketlerimizin bilançolarında son 10 yılda önemli ağırlıklar kazanmıştır. Küresel Risk iştahı, yatırım ortamı ve kaynak bolluğu ile müthiş bir 10 yıl geçirilmiştir. Türk Bankacılık sistemi de bu ortamdan büyümeye dönük uluslararası fonlar sağlamış ve sağladığı fonlarda kolaylıkla çevrilmiştir. Bu fonlar enerji, altyapı, inşaat, sanayi ve turizm başta olmak üzere birçok sektöre yatırımın kaynağı/finansmanı olarak bankalarımız tarafından yatırımcıların kullanımına sunulmuştur. Özellikle Enerji ve Turizm (özellikle konaklama sektörü) sektörü, sektörel potansiyel vb pozitif kriterlerin yanında yatırımın/riskin transfer edilebilme özelliğinden dolayı fon piyasasından aslan payını almış ve almaktadır.

Özelikle son bir aydır şirket borçlanmaları ve bilanço yapıları üzerine oluşan gündemle kamu ekonomi otoritesi şirketlerin sermaye yapılarına ilişkin düzenleme getirmeye hazırlanıyor. Şirketlerin kredi ağırlıklı değil, sermaye ağırlıklı bir yapıya sahip olması ile ilgili hazırlıklar/düzenlemeler başlayacak gözüküyor.(Belki Basel vb kriterleri gibi)

Bu arada ben de bu gündemden hareketle Antalya Turizm sektörü kredilerini/borçlanmalarını inceleyerek tespitlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Bu verileri de kamu kaynaklarından araştırarak aldım.

2008 – 2014 (Haziran ayı bazlı alınarak ) yılları arasındaki finansal gelişmeleri (Nakit krediler bazlı) Antalya ve Turizm sektörü bazlı rakamsal olarak inceledim.(BDDK verileridir)

Antalya genel rakamlar Haziran 2008 Haziran 2014 Değişim %
Toplam krediler 8,782,503,000 TL 36,690,042,000 TL %317
Turizm kredileri 1,071,480,000 TL 9,000,889,000 %740
Dolar cinsinden 878,000,000 USD 4,245,700,000 USD %384


Turizm Bakanlığı Belgeli Tesis ve Yatak sayısı                 2008                 2014  

Tesis *                                                                                  816                  921

Oda sayısı *                                                                   162.288            218.891


*Tesis ve oda sayılarında değişime objektif bakabilmek için birçok tesisin ve odanın ekonomik ömrünü tamamladığı ve renovasyon/yeniden imalatla yenilendiği varsayımında dikkate alınmalıdır.

Tablo özetlerinden hareketle Antalya ili genelinde Turizm kredileri stokunun 4,3 milyar Amerikan Dolarına dayandığı görülmektedir.

Sektörel borçlanma son 6-7 yılda TL bazlı % 740, USD bazlı % 384 artış göstermiştir. Kısacası bilanço pasifleri ağırlıklı olarak yabancı kaynak ve krediler bazlı büyümüştür. Turizm sektöründe Kaynak – Kullanım dengesi/yapısı, borçlar / öz kaynaklar dengesinin öz kaynaklar aleyhine bozulduğu görülmektedir. Bu konjonktürel ortamda ve yapıda ağırlaşmaya başlayan bilançoların pasif yapılarına/yönetimlerine dikkat etmek gerekiyor. Finansman olanaklarının değişim gösterdiği, fon sağlayıcı otoritelerin borç verme olanağı ve/veya iştahının değiştiği bir anda finansal krizlerle karşı karşıya kalınabilinir. Borçlanmalar kontrollü ve öz kaynak dengeli olarak kurgulanmaya başlamalıdır.

Sohbet ortamlarında çok kullandığım ve sevdiğim bir anekdotla yazıma son veriyorum.

“Özellikle yüksek katlı binaların merdivenlerinde sahanlıklar vardır.(düz yürüyüş alanları) Bu alanlar merdiveni çıkan insanların bir süre dinlemesini sağlar ve  güç toplamasına yardımcı olur. Güç toplayan kişi ise önündeki yeni merdivenleri daha sağlıklı ve en az riskle çıkar “

Çok kıymetli turizm yatırımcılarımıza önerim;  yatırımlarında zaman zaman dinlenmeleri, sahanlık misali durum tespiti yapmaları ve geleceğe hazırlanmak için strateji geliştirmeleridir.

"Fırsatlar hiçbir zaman bitmez, yeter ki siz hazır olun"

Bu Makale 15.10.2014 - 22:01:05 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • cemil moralılr - 11.09.2014 - 09:26

    Üstad, sektörde bir çok yatırımcı mevcut risklerini öteleyebilmek adına tekrar yatırıma girmekte ve kredi borçları ve acente avanslarına yenilerini eklemekteler. Hal böyle olunca yukarıdaki tablonun ortaya çıkmasıda kaçınılmaz hale gelmektedir.

Yazarın diğer yazıları
Tüm Yazıları
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.