Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Başlığa katılıyorum diyenler el kaldırsın, katılmıyorum diyenler ses bile çıkarmasınlar, zira birçokları gibi bende hayli öfkeliyim.

    Beceremiyoruz, ödül töreni ve benzeri organizasyonları beceremiyoruz. Hiç sektirmeden elimize yüzümüze bulaştırmak adet olmuş. Eksik nerede, hata nerede, ya da bu de organize durum kimin suçu bilmem ama bildiğim bir şey var o da çok yakında 48'incisi gerçekleşecek olan Altın Portakal Film Festivali’nin hak ettiği kaliteye hala ulaşamamış olması. Son yıllardaki değişim her ne kadar gözümüzden kaçmasa da, yeterli olmadığı apaçık ortada.
    Dünyaca tanınmış birkaç film yıldızı ya da yönetmen konuk edildiği takdirde organizasyon uluslararası menşeli oluyorsa diyecek sözüm yok elbette.  Ama bunun yeterli olmadığı ve koca bir aldatmacadan öte gidemediği de malum. Dünya sinemasının en seçkin örnekleri olmasa da farklı kültürlerden bağımsız birkaç sinema örneği izlemek elbette gayet hoş, ama neden en iyiler bizimle değil irdelenmesi gereken konulardan biride bu. Başlıktaki sahil kasabası etkinliği aslında nasıl uluslararası organizasyona dönüşürün cevabını ise, dünya genelinde caz, tiyatro ve sinema üzerine her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen birçok birbirine muadil kasaba irisi şehirciklerde bulmak gayet mümkün. Yeter ki gözümüz ve yüzümüz dünyaya dönük olsun.

    Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan bombası Emir Kusturica ve Kültür bakanımız Sayın Ertuğrul Günay arasında yaşanan polemikti. Ancak tüm sıkıntılar bundan ibaret değildi elbette. Film müzikleri dalında verilen ödüllerden bazılarının gerçek sahipleri dışındaki kişilere verilmesi jüri üzerindeki şaibeleri artırırken, Kusturica ve Günay arasındaki tartışmanın da biraz gölgesinde kaldı gibi. Her nedense ödülü almaya gelmemek, jüriyi protesto etmek, şaibe olduğunu iddia etmek, özgün eserlerin çalıntı fikirler olduğunu kanıtlamaya çalışmak, kavga çıkartmak v.b. başlangıcından bugüne değin bir adet olmuş sanki Altın Portakal’da. Bu tür atraksiyonlar, her ne kadar basında organizasyondan daha fazla söz ettirmek için bir kesim tarafından hoş görülüyor ve destekleniyor olsa da, festivale bir o kadar da zarar verdiği apaçık ortada. Bu saydıklarımız medyatik konular. Televizyon ve gazetelerde festivalin günlerce konuşulmasını sağlayan iyi ya da kötü malzemeler. Jüri, organizasyon komitesi, dışarıdan müdahaleler, adam kayırmaca gibi konularda ayrıca değerlendirilmesi gereken diğer başlıklar olarak sırasını beklemekte.

    Benim üzerinde hassasiyetle durduğum diğer bir konu ise ödül gecesi. Adet olduğu üzere kötü sunum ve sunucular ki ne hikmetse hiç sektirmeden kadını erkeği her biri hazırlıksız çıkıyor sahneye, kötü organizasyon, saygısız seyirciler ki buda toplumumuzla alakalı geleneksel bir ayıbımız, kötü kareografi, kötü dansçılar, ödülleri verecek olanların önceden haberdar edilmemiş olması ki buda oldukça komik enstantaneler yaşatıyor izleyenlere ve son olarak geçen yılın dekorasyon harikası süper berbat sahne tasarımı ve düğün salonlarında bile artık kullanılmayan plastik sandalyelere giydirilmiş ucuz saten örtüler. Şu mübarek ramazan günü Allah aşkına yapmayın ne olur, yılların Altın Portakalı için bu denli ucuzluk ve avamlık reva mı? Neden hala Antalya’nın bu ve benzeri organizasyonlar için yeterli bir salonu ve sahnesi yok, neden organizasyon sürekli karmaşa içerisinde ve neden daha profesyonel ellere teslim edilemiyor.

    Öneriler:
    •    RIXOS grubu festivalin görkemine yakışır bir salon yapsın ve şehre hediye etsin.
    •    Organizasyon komitesi CANNES film festivaline her yıl gözlemci olarak katılsın ve oradan arakladıkları fikirleri Antalya’da uygulasın ki bu haliyle bile mükemmele yakın bir organizasyon çıkar eminim.
    •    Mümkünse zihniyetler değiştirilsin. Antalya’nın artık dünya’ya mal olmuş bir şehir ve kimi çevrelerde hatta kendi başına bir ülke bile zannedildiği sık sık akla getirilsin.
    •    Geçen yılki plastik sandalyeler Sütçüler ya da Zeytinköy mahalle muhtarlıklarına bağışlansın, bu vesile ile mahalle aralarında yapılacak düğün, nişan ya da mevlit organizasyonlarına destek olunsun.  



    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Eğer otelciysen...
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    Otelinizin satış fiyatı geçen yıla göre nası değişti?

    Yüzde 20 daha düşük
    Yüzde 10 daha düşük
    Geçen yılla aynı
    Yüzde 20 daha yüksek
    Yüzde 10 daha yüksek
    Ücretsiz Abone Olun