Sektörde bazı şeyleri o kadar rutine bindirmişiz ki, sanki bir çoğu adet yerini bulsun diye yapılmakta. İş hayatımızın standardı haline gelen bu enteresan durumu kısa bir gözlem sonrası herbirimizin tespit etmesi gayet mümkün. Bazı rutinler ise mevsimsel durumu itibari ile daha net ortaya çıkmakta.


    Örneğin;

    Fuara gitmek adetten

    Katalog basmak adetten

    Work shop yapmak adetten

    Klasik satış yöntemlerini inatla sürdürmek adetten

    Fuar sonrası Big Ben, Kremlin sarayı ya da Acentanın verdiği akşam yemeğinde  fotoğraf çektirip, memleketi accayip sattık şeklinde kadeh kaldırıp sosyal medyada paylaşmak adetten.

    Tüm hafta boyunca fuarda geyik yapıp memlekete döndüğünde çok yoruldum, bittim hayatım demek adetten.

    Stand hostesine sarkmak adetten.

    İşler yolunda girmediğinde 'Öngörülemeyen şeyler oldu' demek adetten.

    Fuarda patronla yakınlaşmaya çalışmak adetten.

    Sevmediğin adamı gördüğün halde - merhaba nasılsınız, hanımefendi nasıllar ? yahu çoktandır görüşemiyoruz, bir ara kahveye beklerim demek adetten.

    Uçak bileti, pasaport, VIP lounge kapı tabelası, viski bardağı, rötar durumu vs fotoğraf yayınlamak adetten.

    Açılış ve kokteyllere katılmak adetten.

    Tanışmaya can attığın insanlarla zorla da olsa göz teması kurmaya çalışmak adetten.

    10 yıldır hiç bir aksiyonu olmayan adama evet sizi sıkı takip ediyorum demek adetten.

    İşsizsen en güzel takım elbiseyi çekip, rugan pabuçlarla fuar, toplantı, kongre, gala vs dolaşmak adetten.

    Neden toplandıklarını bilmediğin halde bir derneğe ya da kulübe üye olmak adetten.

    Çalışıyorken sosyal medyayı paylaşım manyağı yaptığın halde, sezon gerçekleri itibari ile kaldırım mühendisliğine terfi ettiğinde Feysbuk sayfanı dondurmak adetten.

    Kirli sakal bırakıp cildimi dinlendiriyorum demek ancak kimsenin bunu yemediğini bilmek, bunun iş arıyorum yahu bir el atın mesajı olduğunu bilmek, bildirmek adetten.

    Anlamadığın ya da hiç ilgilenmediğin halde her seminere, her toplantıya gitmek, çok ilgiliymişsin gibi davranmak, ancak sadece ticari kaygılarla orada bulunmak adetten.

    Dedikodu yapmak, size gelen dedikoduya kat yapmak adetten.

    10 dakika içerisinde satılmayan oteli sattırmak, aynı otelin genel müdürünü başka bölgeye göndermek, hatta orayla ben görüşüyorum, demek adetten.

    Çok teklif var, aralarından değerlendireceğim işte bakıcazzz demek adetten.

    Sezon çok kötü geçecek demek adetten.

    Bu sene hiç Rus, Alman, İngiliz, Fransız, Belçikalı, İranlı, Çinli, Koreli vs yedi düvel memlekete gelmeyecek demek adetten.

    Felaket tellalığı yapmak adetten.

    Rus kadınlarına sarkmak, taciz etmek, hepsini pavyon gülü gibi görmek, otelde bile rahat vermemek adetten.

    Kaçak içki üretmek, satmak, dağıtmak, içirmek, tatile gelen turistlerin bir kısmını mefta etmek, cennet palas'da konaklatmak adetten.

    İçkiyle öldüremiyorsan uykusuz servis şoförüyle turisti uzun yolla yollamak ve hakkın rahmetine bu vesile ile ulaşmasını sağlamak adetten.

    Fiyat kırmak adetten.

    Büfeden, hizmetten, personelden çalmak adetten.

    Her tür hizmeti dip yapıp anket sonuçlarını tavanda istemek adetten.

    Sektörün en iyisi biziz demek adetten.

    En dandik tesisin  bile aldığı çakma ödülleri çok bir haltmış gibi kapı girişine yığmak adetten.

    Orjinalinde hiç de öyle görünmeyen ucube oteli fotoğraf çekimlerinde Manhattan Ritz Carlton gibi göstermek adetten.

    İki otel olunca markanın sonuna GROUP ekini almak adetten.

    Ekonomik gidişattan, dövizden, siyasetten, vergilerden, devlet desteğinden vs şikayet etmek adetten.

    Her sezon yeni otel açmak adetten.

    Şikayet etmek adetten.

    Yakınmak adetten.

    Mızmızlanmak adetten.

    Tüm bunlara rağmen TURİZM yapmaya devam etmek ise yine adetten.


    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Malik Tekbaş - 25.11.2015 17:14:53
    Emir bey, söyleyecek söz bırakmadınız. Gelenek-görenek ve tüm âdetlerimizi ne güzel sıraladınız. Saygılarımla,
    Berfu Tekbaş - 26.11.2015 08:40:43
    Sevgili Emir Bey, kaleminize sağlık. Aynen dediğiniz gibi oluyor turizm dünyasında bu işler ne yazık ki....
    Michel Holyavkin - 26.11.2015 11:32:50
    Evet, Ne yazık ki hepsi doğru !
    ismail KESER - 26.11.2015 11:32:54
    Emir Kardeş süpersin...
    Ebru Süalp - 26.11.2015 16:10:12
    başka söze ne hacet :) çok iyiydi kaleminize sağlık
    dobreDobra - 27.11.2015 12:03:51
    emir bey iyi hoşta turizm diye bir şey var devletin bunda sucu yokmu her önüne gelenin otel açması adetten dolmıyacam diye 5 yıldızlı oteli 20 usd ye satmak adetten reklam tanıtım diye yandaşlara verip fotoshop larla tanıtım yapıp paraya cukka etmek adetten,10 kişi bir araya gelip dernek kurup otorite olmak adetten,Ne yapıyorsak ülke ekonomisine katkı adetten her sey dahil sistemde vergilerin giderlerin agırlıgından merdiven altına muhtaç edilmek adetten,Turizm Hayal dir Turizimci Hayal satar Bu kadar Yavşak bir sektörde delikanlıyı Demir atölyesinde yada Kaportacıda Arayın derim emir bey
    Adil Tekin ÜZÜMCÜ - 27.11.2015 13:03:51
    Üretim yaptığım zamanlarda bu tür fuarlara 'adetten' katılma zorunluluğundan bir kaç kez katılmıştım. daha sonra isyan ettim.Katılmadım. benim bildiğim fuara özel ürünler ve fuara özel fiyatlar sunulur, alıcı ile satıcı arasında her iki tarafın razı olacağı fiyatlarda anlaşma ve sözleşme imzalanır ticaret sürer. Ama böyle olmuyor. Kimse fiyat vermiyor. Kimse anlaşma yapmıyor. Kartınızı alalım fuar sonrasında biz size dönelim demek adetten olmuş.O zaman bu kadar masrafa ne gerek var. Artık adetten yapmayalım işleri. Kazan-kazan adetimiz olsun. Sevgiyle kalın :)
    Melih Yetis - 28.11.2015 11:29:27
    sevgili Emir Bey, hayat ta en zor şeylerden birisi;'İnsanın kendi öz eleştirisini yapması ve egolarını törpüleyebilmesidir.' Bu konuda bir ayna tuttunuz bizlere, kıssadan hisse.Kral çıplak demek iyidir, bence de kendimize ayna tutalım, öz eleştirimizi yapalım. Elinize sağlık.
    Mustafa Çor - 7.12.2015 18:01:01
    En son yaşamakta olduğumuz Rusya krizi de gösterdi ki, artık eski köye yeni adet getirme zamanı geldi de geçiyor bile..Sektörün ihtiyacı olan şey öncelikle tüm paydaşların ortak konsensüsü ile sağlam bir vizyonla birlikte bunu gerçekleştirecek bir bütçe oluşturmak ve sonrasında işinin ehli marka ve pazarlama profesyonelleri ile birlikte çalışarak oluşturulacak strateji, plan ve programlarla bu vizyonu adım adım hayata geçirmek olacaktır. Hepimizin bildiği cazibesi yüksek Paris ve Londra gibi klasik turizm destinasyonlarının haricinde kalan, Doğru bir vizyon ve pazarlama stratejileri ile başarılı olmuş dünyanın farklı iki bölgesinden örnek vermek gerekirse biri Dubai diğeri de Las Vegas şehridir. Coğrafi, kültürel ve iklimsel açılardan baktığımızda hiç te öyle hatırı sayılır avantajlara sahip olmayan bu iki şehir, markalaşarak destinasyon yönetiminin nasıl yapıldığına dair güzel örneklerdir. Artık zaman devletle sektörün gerçek anlamda el ele vererek ülke turizmimizi hak ettiği yere taşıma zamanı..


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Hastasıyız dedeee!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun