Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Ecnebilerin adına ‘’Computer’’ dedikleri ve güzide dilimize 1970 yılında Hacettepe hocalarından Prof. Dr. Aydın KÖKSAL tarafından bilgisayar olarak kazandırılan makinenin (ki, sanırım bilgiyi sakladığı ve istenildiğinde saydığı için böyle söylenmiş ) hayatımıza bir daha çıkmamak üzere girişi rahmetli Cumhurbaşkanımız ÖZAL’ın dediği gibi bizlere ‘’Çağ Atlatmış’’ olabilir mi ?.

    80’LER DEN BU YANA COMPUTER SEVDASI


    Kendi adıma bilgisayar ile olan ilk ilişkim COMMODORE 64 ile 1984 senesinde başladı. Montezuma denilen oyuna hastalık derecesinde bağlılığım neticesinde ne yazık ki mahallede ‘’Optik’’ lakabına kısa sürede sahip olanlardandım. Hiç unutmam renkli televizyon, Betamax video ve Commodore 64 ile teşrik-i mesaimiz birbirlerine çok yakın dönemlerde gerçekleşmişti. Tabiî ki bu arada rahmetle anmamız gereken AMSTRAD ve SINCLAIR kardeşleri de unutmamak gerek !. Ders çalışalım, program yazmayı öğrenelim diye satın alınan bu cihaz çok kısa sürede vazgeçilmez bir oyun makinesine dönüşmüştü. O güne değin bu işi başarıyla sürdüren ATARI birader ise ufak ufak kömürlükteki ebedi istirahatgahına çekilmeye hazırlanıyordu.

    Aradan yıllar geçti, köprünün altından akan sularla beraber biz büyüdük ve kirlendi dünya. Günlerden bir gün rahmetli peder bey ile birlikte İstanbul Gümüşsuyu’nda IBM merkezine şimdi bile hala neden orada olduğumuzu anlayamadığım bir sebepten dolayı ziyarete gittik. Server denilen buzdolabı büyüklüğünde, üzerinde 90’lık TDK kaset irisi bantların döndüğü makineleri ilk defa burada görmüş ve ağzım açık kalmıştı. STAR WARS ve GALAKTIKA ile büyümüş bir neslin son temsilcilerinden olduğum için babamın Renault 12 si ile ay üssü ALFA ya inmiş gibi hissetmiştim kendimi ne yalan söyleyeyim.

    Işın tabancamı çıkartıp tüm personeli ve babamı dondurduktan sonra tüm o cihazları kaçırıp odama yığıp kendimi kaybetmeyi ne kadar çok istemiştim oysa. Luke SKYWALKER Nişantaşı’nda yuppiii.  Babamın arkadaşı olduğunu anladığım yetkili Hint’li beyefendinin konuya olan ilgilimi fark edip kırık Türkçe’si ile kısa bir birifing vermesinin ardından ise klavye, Mouse, ekran üçlüsünden touch pad cihazlara uzanan çizgide elektronik devreler ile yakın ilişkim kesinlik kazanmıştı.

    Hiçbir zaman bir ışın kılıcım olamadı ya da R2D2 adında tüm işlerimi gören bir robotum, ama her zaman bir bilgisayarım oldu ve onu olabildiğince iyi kullandım. Stajım sonrası bana birçok iş denettirip yine başına oturttukları şeyde yine bir bilgisayar oldu. Diğer işleri berbat yapıyordum da, bir bunumu beceriyordum tartışılır elbette, geçmiş zaman kim bilir ?.



    BİLGİSAYAR MAKİNE OTELE GİRDİĞİNDE


    Benim kişisel gözlemim 80’lerin sonunda manuelden bilgisayar sistemlerine en hızlı geçişi vergi dairelerinin ve otellerin yaptığıydı. Malum her iki platformda da bir dolu kağıt, dosya vs. yükünden kurtarıyordu bu cihazlar sizi. Yıllar geçti, cihazların yeni modelleri üretildi, buna bağlı olarak yeni ve içeriği daha güçlü programlar yaratıldı, işimiz sanki daha mı kolaylaştı ne ?. Sonuçta bilgisayarlar iş ve özel hayatımıza bir daha çıkmamak üzere girdi. Ta ki REVOLUTION dizisinde olduğu gibi global bir enerji kesintisi yaşanana kadar !.

    Söz konusu oteller olduğunda bilgisayar ile en haşır neşir departman hangisi diye sorarsak ilk dördün sıralaması sanırım bunun gibi olacaktır:

    ·         Ön Büro Departmanı

    ·         Finans & Muhasebe Departmanı ( + satın alma )

    ·         Satış Departmanı

    ·         İK Departmanı

    İlk dört dedik ama bazı modern tesislerde bu Teknik Servis Departmanı ile birlikte ilk beş olabiliyor. Nedeni ise bir süredir modern tesislerde otomasyon yapısının tamamen bilgisayarlara bağlı olması. Elbette bu sıralama diğer departmanların bilgisayar sistemlerini daha az kullandıkları manasına gelmiyor. Mesela Kalite departmanı ekranla en fazla haşır neşir olanlardan, Housekeeping order taker’ı tüm gün boyunca oda durumlarını sisteme girmek ve en az iki rapor hazırlamak durumunda. F&B de ise sürekli güncellenen menüler, çalışma programları ve gala menüleri söz konusu.

     
    OTELCİLER BİLGİSAYARDA GEYİK YAPMAYI KEŞFEDİYOR !


    Tabi buraya kadar yazdığımız her şeyi mesleki boyutta değerlendirdik. Madalyonun arka tarafı ise bu olağanüstü cihazların kötü kullanımına yönelik. Ha bir de kullanmayı bilmeyip öyle yapıyormuş gibi gözükenler var onları da ayrı değerlendirelim dilerseniz.

    Kötü kullanımla alakalı hepimizin ilk aklına gelen ve tesislerin IT ( BIM ) yöneticilerinin en çok şikayetçi oldukları konu elbette ‘’uygunsuz sitelere’’ kaçak giriş çabaları. Otel yönetimlerinin kesin ve keskin talimatları var bu konularda. Asla bu ve benzeri içerikteki web sitelerine girilmeyecek ve hatta mümkünse bu sitelere giriş yolları ATEŞ’TEN DUVARLAR ( firewall ) ile kapatılacaktır.

    Değil ateş beton duvar örsen yinede arkasına geçmeyi başarabilen ( yasak ya ! ) güzide bir milletin fertleri olarak yan otelin BİM cisi arkadaştan ( ki daha önce mesai arkadaşıdır mutlaka ) aldığınız küçük hacker tüyoları vasıtası ile değil fotoğraf 90 dakikalık full video indirebileceğiniz uygunu, uygunsuzu tüm sitelere eninde sonunda kavuşuruz. Zira YASAK kelimesi bizi bilinç altımızda asıl tetikleyen unsur olmuştur.

    Ha bir de departman yöneticilerinin değişmezleri var. Yani sürekli ziyaret ettikleri sayfaların ne ilginçtir ki tesis, bölge, otel ve kişi değişse bile değişmemesi durumu !. Geçen haftalarda birkaç tesisi ziyaret ettiğimde IT yöneticilerine yaptığım kısa anket sonucu elde ettiğim güncel bilgileri önceki notlarımla birleştirerek paylaşıyorum sizlerle. Kırılmaca, gücenmece yok bunlar hepimizin bildiklerinin yazıya dökülmüş hali !.

    Örneğin bilgisayar başındaki bayan ise ve bir de hamileyse

    ·         Sağlık konulu web siteleri

    ·         Bebek odası tasarımları

    ·         Doğum videoları ( sezeryan ) vb.

    ·         Alışveriş siteleri

     

    Evlilik arifesinde ise ;

    ·         Gelinlik modelleri

    ·         Havuz başı düğün fiyatları

    ·         Balayı turları

    ·         Alışveriş siteleri

    Bayan bekar ise ;

    ·         Facebook

    ·         Twitter

    ·         Alışveriş siteleri

    Bayan evli ve anne ise ;

    ·         Evlilik ilişkileri konularında akıl veren siteler !

    ·         Çocuklarının eğitimleri için okul tercihleri

    ·         Kadın sağlığı siteleri

    ·         Çocuk psikolojisi

    ·         Alışveriş siteleri

    Bilgisayarın başındaki erkek ise ( evli, çocuklu, bekar fark etmiyor ) ;

    ·         Erotik siteler

    ·         Futbol

    ·         Günlük gazeteler

    ·         Facebook

    Ha bir de departmanlara göre dağılım var elbette. Örneğin erotik site ziyaretlerinde Lezzet Ustaları’nın ciddi üstünlüğü söz konusu. MSN ve muadili sohbet ortamlarının değişmez müdavimleri ise Executive Housekeeper’lar.  Her nedense Finans departmanında bir SPOR tutkusu var. SALES ve KALİTE departmanları alışveriş sitesi ziyaretlerinde bir numara.

    Tüm IT yöneticisi dostların ise tek ve en büyük sıkıntıları ortada kalmış olmaları. Öyle ya aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Kimi, kime şikayet edeceksin, uygunsuz sitelere girenleri öğrenmek isteyen otel yöneticisine mi kulak verecek, yoksa tüm uyarılarına rağmen söz dinlemeyen mesai arkadaşını mı ispiyonlayacak. Her halükarda çok zor bir durum ve seçim yapmak zorundalar.

    ICQ ile başlayan ve MSN Messenger ile devam eden sohbet ortamları şimdilerde yerini külliyen Facebook Messenger’a bırakmış gözükmekte. Eskiden bu tür sohbet servislerine tahammül bile edemeyen otel yönetimlerinde bir esneme gözlemlenmekte. Zira yoğunlukla geyik muhabbeti de yapılıyor olsa bu tür ortamlarda gayet rahat mesleki manada bilgi ve dosya paylaşımları da gerçekleşmekte. Özgeçmişine bir dolu program bildiğini yazıp da MSN haricinde bilgisayarı kullanamayan, departman bütçesini EXCEL bilmediği için asistanına yaptırtan, bırakın tüm bunları daha da üst makamlara gelmiş ve akıllı telefonunun dan e mail bile göndermekten aciz güzide meslektaşlarımızı da anmadan geçmeyelim burada.


    SOSYAL MEDYA DEDİĞİN NE Kİ FEYSBUK’MU ?


    Sosyal Medya nedir ? ;


    Wikipedi diyor ki : Zaman ve mekân sınırlaması olmadan (mobil tabanlı), paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insanî iletişim şeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir.

    Gayet net, yerinde ve tartışma götürmeyen kapsayıcı, sade bir tarif. Bir çok web gurusunun da ortak tanımı da bu olacaktır muhtemelen. Sosyal Medya’yı buna yakın anlatan gurulardan biride geçtiğimiz  günlerde POYD’un davetlisi olarak küçük bir seminer vermek adına Antalya’ya gelen ufuk TARHAN. Kendisini FUTURIST olarak tanımlayan TARHAN’ı geçtiğimiz yıl İstanbul’da gerçekleşen Turizm Trendleri zirvesinde dinlemiş ve açıkçası çok etkilenmiştim. Hatta CLOUT ile tanışmam onun sayesinde olmuştu. Antalya’nın nemli ve sıcak havasından olsa gerek aynı heyecanı biz dinleyenlere ne yazık ki aktaramayan TARHAN yine de oldukça hassa ve mühim konulara değindi.

    Bunlardan en önemlisi turizmcinin sosyal medya ile olan şahsi ilişkisiydi. Küçük bir test yaparak durumu görmeye çalışan Ufuk hanım kullanım yoğunluğuna göre sırası ile Facebook, Twitter, Instagram, Foursquare, Pinterest  ve son olarak da CLOUT un biz turizmciler arasındaki popülerliğini gözler önüne serdi. Ardından verdiği diğer birkaç mühim örnek vasıtası ile de sosyal medyanın iş ve özel hayatımızda ki yerini ve önemini vurgulamaya çalıştı.

    Sosyal medya kullanımında hiç DE fena bir yerde olmayan Turizm sektörü temsilcileri konunun kişisel boyutta da ele alınması konusunda bilgilendirilmiş oldu. Özellikle Facebook ve Twitter’ın düzenli kullanımı’nın ne kadar mühim olduğunu, CLOUT vasıtası ile sanal dünyada ki popülerlik durumumuzun ölçülebiliyor olmasını, 10 aylık bebeklerin I PAD ve benzeri cihazları rahatlıkla kullanabildiklerini, hatta klavye olgusunun artık bu kuşak için söz konusu olmadığını, akıllı paylaşımlar sonucu marka olmanın mümkün olduğunu ve buna benzer bir çok şeyi daha TARHAN dan bizzat dinlediler.

    İnternet gibi nerede ise her şeyin rahatlıkla paylaşılabildiği bir ortamda biraz akıllıca paylaşımların başta size ve ardından sizi takip edenlere çok faydası olur çıkarımını yapan bir çok turizm profesyoneli  bu seminerin ardından başta CLOUT olmak üzere bir çok uygulamayı akıllı telefonlarına an itibari ile indirdiler bile. Elbette her uygulamayı kullanmak gibi bir şey söz konusu olamaz, zaten o kadar vakti de yok bizim cemaatin. Ancak aralarından en faydalı olacakları, en kolay kullanabileceklerini ve elbette en popüler olanlarını seçerek sanal dünyanın zaman içerisinde nasıl gerçekliğe dönüştüğünü şiddetle tavsiye ediyorum.

    Ancak 1992 ABD yapımı ülkemizde gösterilen adıyla ‘’ BAHÇIVAN’’ ( The Lawnmower ) filmindeki gibi de tamamen bilgisayarın içine girip sistemin kendisi olmamaları konusunda da özellikle uyarıyorum.

    Sağlıcakla kalın

    Emir HEPOĞLU  / TRIO TO DO 



    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Erdal - 30.05.2013 18:27:06
    bilgi içerikli, güzel yazın için tebrik ederim.
    Zafer Cengiz - 31.05.2013 11:13:08
    İnsan denen mahluk, önce deneyimleyerek ve okuyarak öğrenir ve sonra da konuşarak iletişime girer ve sosyalleşerek yaşamını sürdürür. Yaşamın anlamı ve temel uygulama kuralı olan bu kritik süreçte, bilgisayar denen çağdaş aygıtın yeri ve rolü ise sıra dışı bir imkan olarak insanlığın emrindedir. Bu araç ne kadar verimli kullanılırsa, insan yaşamı o kadar verimli ve sağlıklı bir sürece oturabilir. Ancak Türkiye koşullarında bu imkan ne kadar yerinde kullanılmaktadır? Türk insanının yeniliğe çok açık olduğu muhakkak ve bunu da her yönden ispatlamaktadır. Ama, öğrenmenin yönünün magazinsel ve iletişimin ağırlığının da muhabbete dönüştüğü bir ortamda, bu hayati çağdaş araç ne kadar verimli kullanılıyor? İşte bu durumun teşhis ve tespit edilerek, üzerinde bir durup bin düşünmek gerekir. Özellikle de, turizm gibi insan unsuru ve yoğun iletişime dayalı bir enüstride, bilgisayar teknolojisinin bulunmaz bir imkan olduğu apaçık ortadadır. Arz ve talebin her yönden çok randımanlı bir şekilde buluşturulabildiği bir ortamda yapılabilecek o kadar çok şey var ki, bunların gelişimini bile yakalamak iyice zorlaştı. Fakat, zihniyet ve alışkanlıkların yönü üretim yerine eğlenceye dönüşünce, karınca ve kararınca bilgi ve iletişim aygıtı olan bir araç, Türkiye koşullarında (maalesef) rahatça Ağustos böceğinin kemanına dönüşebilmektedir Huylu ise, huyundan nasıl vazgeçebilir ki?
    Nevin Kalafatoğlu - 2.11.2013 20:17:14
    Bilgi saymayı hala öğrenemedik, sosyal olabilmek için güncel gündemi takip etmek bile yasak olabiliyor. İşletmenin gelişiminde (satış pazarlama tanıtım olarak )engel teşkiledebileceğini düşünemiyor bazı işletmeler. Durumu gözlemlediğimde yasakları koyanların bilgisayarda yukarıda saydıklarını yaptıklarını gözlemlemiş ve mücadele etmiştim. Bu konuda uzman bir arkadaşım bilgisayarı en verimsiz kullanan sektörlerden birinin turizm otel işletmeciliği olduğunu söylemişti. Oysa bir HK olarak imkan verildiğinde şartlar sağlandığında işletmede en verimli kullanan departman seçilmişti House keeping. üstelik ban bir Pc tahsisi edememişti otel. Gerek görmeyip bene evdeki pcmi getirip siisteme ücret ödeyerek girmiş ve asistanlarıma tek pc yi teslim etmiştim . Ne kadar iyi yapmışım şimdi o zmanki Yönetim de benimle çalışan arkadaşlar sektörde çok başarılı yerdeler. Ayıptır söylemesi... Demeden geçemiyeceğim hemde tüm bunlar 15 sen önceydi. İşte anılar anılar... Teşekkürler anımsattığın için bu güzel yazıyla... Sevgilerimle


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Hastasıyız dedeee!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun