DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Geçtiğimiz günlerde, Antalya’da yeni projeler üzerinde çalışmalara başlayan deneyimli çamaşırhane işletmecisi Mehmet YAVUZ ile, onun hayatından yola çıkarak ülkemizdeki otelciliğin gelişimine ve geldiği seviyeye varan oldukça hoş bir sohbet yaptık.

     Aileden turizmci ve otel işletmecisi olan YAVUZ’un hikayesi altı yaşında babasına ait otelde harçlık karşılığı küçük işler yaparak başlamış. 60’lar, 70’ler 80’ler derken bugüne değin kendine ve otelcilik mesleğine ilişkin muhteşem paylaşımlarda bulundu benimle. 

    Bu hoş sohbetin içerisinde geçmişe ve günümüze dair üzücü anekdotlar da mevcuttu elbette. Örneğin otelciliğin bir dönem farklı algılandığı ülkemizde, hanımların her ne kadar nezih olsalar da bu ortamlarda çalışması pek hoş görülmez, bunun yanı sıra meslek erbabı bazı beyler ise bu mesleği yaptıklarını yüksek sesle telaffuz etmek konusunda çekingen davranırlardı. Ülkenin bile kendini yeni toparladığı bu yokluk yılların da hemen her konuda iştirakçilerin yaratıcılığına kalmış olan sektörler arasında ne yazık ki geri plana atılmış olan turizm ve otelciliğin, idealist ve mesleğe gönül vermiş kişiler tarafından nasıl ayağa kaldırıldığı ve bugünlere nasıl taşındığı günümüz genç turizmcilerine örnek teşkil edecek şekilde ortaya çıktı sohbetimiz esnasında. Elbette o yıllarda insanların birbirine karşı daha tahammüllü ve saygılı olduğu gerçeğini de göz ardı etmedik.

    OTELCİLİK BİTTİ GÖZÜMÜZ AYDIN, SIRADAKİ LÜTFEN…

    Ülkenin misafir ettiği yıllık konuk sayısı, dünya üzerinde turizm alanında ilk sıralarda yer almamız, devasa ve pahalı yatırımlar, misafirperverliğimiz, doğamız, tarihimiz ve bunları sunuş biçimimiz göz önüne alındığında, yokluk yıllarından bu güne değin sektörde yaşanan gelişmeler hiç de azımsanacak gibi değil doğrusu. 60’lı yıllardan bu yana köprünün altından akan sular bile azaldı ne yazık ki, ve elbette bununla birlikte insanların birbirine olan sabrı ve saygısı da. Şimdi kalkıp burada toplumsal değişimleri irdeleyecek değiliz elbette, ancak bu değişimlerin sektörümüze olan uzantısına bir göz atmakta fayda var.

    Sıklıkla seyahat etmem ve çok fazla tesisi ziyaret şansına sahip olmamdan dolayı, bir çok kıymetli meslektaşımla sohbet etme ve dertleşme imkanını da aynı sıklıkta yakalıyorum.  Son yıllarda en fazla dikkatimi çeken ise, hemen her kesimden otelcinin benzer şikayetlerde bulunması ve muadil dertlerden muzdarip olması. Genel müdüründen, resepsiyonistine, bahçivanından, güvenlik görevlisine kadar herkes bir yozlaşmadan ve kültürel erozyondan şikayetçi.  Ayrıca birde her bir birim diğerini suçlamakta ve eleştirmekte. Bir kargaşadır, bir dedikodu silsilesidir gidiyor. Genel müdürler turizmden anlamayan yatırımcılardan, yöneticiler patrona koşulsuz teslim olduğunu düşündükleri genel müdürlerden, personel kendilerini korumayan ve savunmayan yöneticilerinden, sezonluk çalışmaktan, maaşlarını hep geç almaktan ya da alamamaktan v.s. şikayet edip durmakta.
     
     
    Uzun yıllarını bu mesleğe vermiş tecrübeli yöneticilerin çoğu başka sektörlerde ya da sektörün farklı kollarında çalışma hayatlarını devam ettirmenin yolunu aramaktalar. Bu küskünler taifesi içlerinde sektörün duayenlerini de barındırmakta maalesef. Bir yolunu bulup farklı iş kollarına kanalize olmayı gerçekleştirenler hayatlarından memnun gözükmekte. Henüz o fırsatı yakalayamamış olanlar ise de- motive bir şekilde, tüm yaratıcılıklarını gizleyerek zorunlu çalışma hayatlarını devam ettirmekteler. 

    Geçtiğimiz akşam tesadüf eseri karşılaştığım hanım arkadaşım eşinden ve kendinden bahsediyor gözlerinden yaşlar akarak. Hanım Boğaziçi beyi ise İngiltere’den adını hatırlamadığım bir okuldan mezun. Büyük umutlarla bir teklif üzerine İstanbul’dan taşındıkları Antalya’dan ve bu bölgedeki otelcilik sektöründen şikayetini dile getiriyor. Yalnız bırakıldıklarından, güçlü bir CV’nin bu bölgede pek bir şey ifade etmediğinden, çevreniz olmadığı sürece iyi bir iş bulmanızın mümkün olmadığından dem vuruyor. Birkaç gün sonra çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir genel müdür büyüğümün yanına uğruyorum gayrı ihtiyari. Çok uzun yıllardır bu mevkide bulunan deneyimli turizmci ağabeyim bile mutsuzluğunu dile getiriyor bir çırpıda ve ‘’dışı seni içi beni yakar ‘’ diyerek tüm sıkıntısını bir çırpıda özetliyor çalıştığı işletme hakkında.

    Deneyimlerine ve kişiliğine tüm kalbimle güvendiğim bir diğer ağabeyim, mesleği gereği personel alanlarını, arıtmasını, sıvı ve katı atıkların toplandığı bölgelerini dolaştığı dünya zinciri bir tesisi inceledikten sonra üzüntüsünü aktarıyor bana ve espriyi patlatıyor; Dünyada kuş gözlemciliğinin yükselişte olduğunu, ülkemizde de yapıldığını, ancak buna benzer yeni bir dal yaratmak gerekirse bu adını açıklayamadığı tesiste böcek, yılan, fare v.b. birçok canlının rahatlıkla gözlemlenebileceğini. Tesisin hali hazırda bu haşarat ile mücadele yapmadığından üremenin de had safhada olduğunu ve bu şekilde turizm gelirimize katkıda bulunabileceklerini aktarıyor bana. Adını asla açkılayamayacağım sorumlulardan öğrendiğimiz kadarı ile bütçelerde kısıntıya giden tesis yönetimi bu en hassas konuda bile dirayetli davranamamış ve ilaçlama hizmetlerinde bir süreliğine kesinti yapmış ne yazık. Ayrıca, genel müdür olarak iş başvurusu yaptığı tesis hakkında düşüncelerini aldığı diğer genel müdür arkadaşının, ertesi gün aynı tesise başvuruda bulunması ve işi kapması konusunu benimle paylaşan sevgili dostuma da buradan sevgiler. 

    Sektörde ciddi bir kalite erozyonu yaşandığı su götürmez gerçek. Önceki yıllarda abartı olarak gördüğümüz birçok şey şu aralar realite olarak karşımıza çıkmış durumda. Adına otelcilik dediğimiz,  içerisinde kendine has özellikler ve birçok meslek kolu barındıran yelpaze, gün geçtikçe deneyimsiz ve bir o kadar da beceriksiz ellere emanet edilmekte. Yatırımların, gelirlerin ve istihdamın rakamlarına takılıp kalmış olan konunun asıl muhatapları ise ne yazık ki böyle gelmiş böyle gider mantalitesini düstur edinmişler. Nezaket, bilgi, görgü, donanım, tecrübe, deneyim v.b. ise hak getire.

    Tüm bu ağırlığın altında ezilen gerçek profesyoneller ise intihar eğiliminde.
     
     

    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Nihal Berkant - 22.03.2011 08:29:13
    çok güzel bir yazı olmuş.. doğru tespitler.. teşekkür ederim.


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Benim de bir projem var
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Hastasıyız dedeee!
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun