Bu ne yaman çelişkidir? Erkek egemen bir toplumda E-devlet’in adı ‘Devlet Ana’ dır. Kendimizi mi kandırıyoruz, yoksa siyasete sokmamak için erkekler tarafından dışlanan, partiler tarafından aday gösterilmeyen, profesyonel hayatta frenlenen, engellenen, okul kitaplarında ev temizliği ve çocuk bakımı ile yeri dört duvar arasında gösterilen, ‘ben bilmem, kocam bilir’ mantığı ile demokratik hakları dahi kocasının kararına bırakılan, paye verilmeyen Türkiye Cumhuriyetinin kadınlarını mı?

     Devlete hep Ana’lık layık görülür, ancak Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi kadın milletvekili sayısı 15% i dahi bulmaz. Belediye başkanlığında ise durum daha vahimdir, 1% in altında. Kadın vali sayısını ne siz sorun, ne ben söyleyeyim. Bizim kadınlarımız sadece buna mı layık? Bu kadarına mı muktedir?

    Tüm siyasi kanatlarda kadından böylesine uzak bir görünüm varken ‘Devlet Ana’ demek sadece adettendir. Yoksa ortada olan acı manzarada ‘Ana’ yı temsil edecek kadın siyasetçi sayısı numunelik. O da konuya, komşuya ayıp olmasın diye çoğu vitrinlik, sesi çıkan gurur duyduklarımız ise içinde bulundukları örgütlerce öğütülmeye çalışılır. 

    Bu ‘Su katılmamış delikanlı’ geçinen toplum kadınlardan korkuyor mu? Yoksa kadınlar kendilerinden mi korkuyor?  Kadınların toplum içinde bastırılması, erkek egemen siyasi güçlerin rakipleri ile rekabet ederken vahşileşerek, acımasızlaşarak, çirkefleşerek bu çirkin ortama kadını sokmama konusunda direnmelerinin asıl nedeni nedir toplumca bulmamız lazım. Kendi yandaşları kadınları dahi dirsekleyerek uzak tutma çabaları, sivrilen kadınların içinde bulundukları oluşumlarda bastırılmaları, yok sayılmaları ile kadınlar için zor mücadele görünümünü hep gözlerimiz önünde sahneleniyor. Kürsüye çıkıp, düşüncelerine gem vurmadan ve erkek meslektaşlarının maşası olmadan çatır, çatır konuşan, tartışan seviyeli kadın milletvekilimiz bir elin beş parmağını geçmiyor. Kalan çoğunluk ise erkek meclisinin her istediğine el kaldıran, anaç doğalarına aykırı vahşi parti kararları doğrultusunda hiçbir katkı sağlamadan maşalık eden piyonlar. 

    Toplumun yarısının kadın olduğunu düşünürsek nasıl oluyor da seçmen kadınlar bu kadın siyasetçilere gerekli desteği vermiyor, kız çocuklarını siyasetin içinde yönetici olabilecekleri düzeyde eğitimlerine katkıda bulunmuyor, desteklemiyor ve onları özendirmiyor? Türkiye Cumhuriyeti kadını uyuyor mu? Atatürk’ün övdüğü, kurtuluş savaşında birer cengâver olan kadınlarımız sadece siyasette değil, profesyonel yaşamda, bilimde, yönetimde nerede? Yoksa erkeklerin ele geçirdikleri kaleler ile onlardan sakladıkları gerçekleri birazcık da olsa duvarların dibini eşeleyerek göremiyorlar mı? 

    Ülkemizde kadın hakları savunucuları hemen muhtelif aşağılamalarla damgalanır. Cinsel tercih ile hak savunan feministlik aynı kefeye konularak aşağılanmaya, görüşlerin kabul görmemesi ve toplum içinde hor görülmesi için kadın hak savunucuları toplum kültürel yapısının dışındaymışçasına farklı sunulmaya çalışılır. Maksat yine bu erkek egemen toplumun yalnız kendi arogan görüşlerinin kabulünü sağlamaktır. Bu da biz erkeklerin testosteron yüklü sert davranış biçimleri ile bastırılmış, ürkütülmüş toplumsal karakter yaratarak kontrolü kolay toplumsal yapılar oluşturmaktır. Oysa sadece kadınlar, kadınlara destek olsa anlayışlı, yumuşak ve uzlaşmacı yapısı ile siyaset ve politika tiyatrosunun kanlı arenaya çevirdiği meclislerin oyunu bozulur. Huzur, barış, özgürlük ve renkli dünyaların kapıları açılır.

    Her güzel şey bir dokunuşla başlar. Bu dokunuşu kadınlar kendileri için hemen bu gün başlatmalı, eşlerinin, çocuklarının desteğini de alarak ilerlemeli. Her birey kendi alanında bilgisini, vizyonunu, renklerini ortaya dökmeli ve bu güzel Anadolu’nun isminin hakkına katkısını koymalıdır. Bu değişim tüm sektörler için, ekonomi için, ülkemiz için şart. Türkiye Cumhuriyetinin yücelmeye devam etmesi cinsiyet ayrımı olmaksızın tüm bireylerin ülke ekonomisine, yönetimine, denetimine tam katılımı ve desteği ile gerçekleşebilir. 

    Hiç kimse diğerinin yolunu önünden çekilerek açmaz, açılması için kadınlar artık ‘Pardon, müsaade ederseniz birazda ben önden yürüyeceğim’ demeli.

    HTL Consultants Danışman-Eğitmen-
    Mehmet Mülayim

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Turizmde farklılık fark yaratır
    Nerede Türk misafirperverliği?
    Erciyes ve Kayseri turizmi
    Her şey dahil öcü mü?
    Zehir zemberek Kıbrıs turizmi - 1
    Zehir Zemberek, Kıbrıs Turizm’i 2 - Kıbrıs’ta otel yöneticisi olmak.
    Zehir Zemberek, Kıbrıs Turizm’i 3 - Kıbrıs’ta personel.
    Zehir Zemberek Kıbrıs Turizmi 4 - Kıbrıs’a yatırımcıların bakışı ve bazı çözüm önerileri
    Zehir zemberek, terör-savaş ve kriz yönetimi
    Dan Brown, ‘Cehennem’, İstanbul…
    Katliam
    Yurtta barış, dünyada barış istiyorum
    İstanbul’un dayanılmaz cazibesi
    Nerede Sultanahmet’in bitli turistleri?
    Turizmcinin yerel seçimlerdeki gücü
    ‘Devlet Ana’ ve kadın
    EMITT başarısız mı?
    Kıbrıs’da turizmi patlatma planı
    ITB Berlin fuarından ilk dakikalar
    Genel müdür olmanın dayanılmaz cazibesi
    ‘Seçilen Belediye Başkanlarına Açık Mektup’
    İyi bir personeli nasıl elinizde tutarsınız?
    Satışçı doğulur mu, olunur mu?
    Alaylı mı okullu mu?
    Oteller için marka olmak tesadüf mü?
    Kendini satma sanatı
    Stratejisiz oteller, stratejisiz turizm…
    Bugün bir otel açtık
    Genç satış profesyonellerine başarılı fuar katılım rehberi
    Savaş kapıda, oteller krizle başa çıkma savaşında
    Yerli malı Türk’ün malı, her Türk onu kullanmalı
    Turizm satırlarına geri dönüş…
    Eğitmen ve eğitim
    Dik durun, daha savaş yeni başlıyor
    Avrupa Birliği 500 milyon
    Krizle doğal seleksiyon
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun