Yiğit Sezgin: Otel tarlası ile karşı karşıyayız, piyasa kendi cezasını keser

Yiğit Sezgin: Otel tarlası ile karşı karşıyayız, piyasa kendi cezasını keser
Carlson Rezidor Hotel Group Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Global Direktörü Yiğit Sezgin, Radisson Blu Hotel İstanbul Pera'da turizm sektörü ve Rezidor Otel Grubu'nun globaldeki, bölgedeki ve Türkiye'deki faaliyetleri, yeni yatırımları ve hedefleri hakkında konuşmak için sektör basını ile biraraya geldi. Sezgin konuşmasında, Türkiye'de otel yatırımlarının plansız yürümesinden şikayet etti.


TurizmGüncel

Öncelikle kendini basına tanıtarak başlayan Yiğit Sezgin, Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu, masterını ise Harvard’da yaptığını söyledi. Sezgin mesleğine ilk olarak Ritz Carlton'da başladığını söyleyerek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

''Ritz Carlton'da daha çok açılışlar ve rebrand stratejilerini yürütmek üzerine çalıştım. Dubai, İstanbul, Singapur, Bahreyn, Osaka gibi yerlerde çalıştım. Ondan sonra 2 sene boyunca Bahreyn’de formula 1 organizasyon imza, Inter Milan forma sponsorluğu, Davos sponsorluğu gibi organizasyonlarda destinasyon marketing sorumlusu olarak çalıştım. Daha sonra Carlson Rezidor’a geçtim ve burada da yine rebranding ve açılış yönetimi için çalıştım. 2008’de Orta Doğu-Afrika bölgesinin başına geçtim. 2011’de de Dünya Satış ve Pazarlama’nın bşıına geçtim. Dubai’de yaşıyorum şu anda. Rezidor’un tüm çalıştığı alanlardaki satış ve pazarlama faaliyetleri ile ilgileniyorum. Ana odak noktalarımız gelişen pazarlar. Rusya, CIS, Orta Doğu, Afrika, Türkiye odaklı yeni oteller açmak, yeni markalarımızı tanıtmak, yatırımcılarla olan ilişkiler, pazarlama stratejileri gibi faaliyetler yürütüyorum ve pazarlarda çalışan satış odaklı arkadaşlarımızla bir mesai yürütüyorum.''

REZİDOR'UN STRATEJİSİ NEDİR?

Rezidor’un ana stratejisini ''Gelişen pazarlarda dominant olma'' olarak tanımlayan Sezgin, Rusya ve BDT pazarlarında bunu başardıklarını ifade etti. Sezgin, ''Bu bölgenin En büyük zincir markasıyız. Aynı şeyi Rusya’dan sonra Afrika, Türkiye ve Orta Doğu’da da uyguladık. Sadece kuzey ya da güney Afrika’dan bahsetmiyorum, ana Afrika’da da faaliyet yürütüyoruz. Etiyopya, Mozambik, Nijerya gibi yerlerden bahsediyorum. Büyüme stratejimiz Afrika’ya yoğunlaşmış durumda.'' değerlendirmesini yaptı.

Rezidor'u ana stretatijisinde Türkiye'nin odak noktada olduğunu kaydeden Yiğit Sezgin, ''Halka açık bir şirket olduğumuz için tüm detaylar sitemizde var. Türkiye’de sadece yatırımcılarımızla iş yürütmüyoruz, kendi ekibimiz var burada. Bu da Türkiye'ye ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor. Türiye bizim için, özellikle İstanbul odaklı olmak üzere, çok önemliydi. Planlarımızın birinci basamağında gereğini yerine getirmiş olduğumuzu düşünüyoruz. 11 otelimiz var şu anda. 2 sene içerisinde de 10 otel daha açmayı düşünüyoruz. Radisson Blu, ultra lüks segmentte Marriott, Sheraton, Hilton gibi markalarla rekabet ediyor. Rakiplerimiz arasında en çok faaliyet gösteren markayız. orta segment markamız olan Park Inn Airport Atatürk ile markanın tanıtımını yapıyoruz. Ankara, İzmir, Samsun’da da açmayı planlıyoruz. İstanbul’da 3. Havalimanının en yakınındaki oteli biz açacağız. Park Inn ile büyüyoruz.'' şeklinde konuştu.

''Şu anda üzerinde çalıştığımız, imzaladığımız-imzalamadığımız sözleşmeler var'' diyen Sezgin, ''Karadeniz’e odaklandık. Buralar, Gaziantep, İstanbul’un yakın çevreleri ile Antalya ve Bodrum bizim için önemli. Türkiye’ye bu kadar odaklanmamızın sebeplerinden biri de diğer gelişen pazarların aksine burada istihdam gücü ve kalitesinin de yüksek olması.'' dedi.

Yiğit Sezgin, konuşmasının devamında şu noktaların altını çizdi:

KONFERANSIMIZI BURADA YAPACAĞIZ!

''Grup olarak 2 senede bir yaptığımız dünya konferansını bu dönem Türkiye’de yapacağız, bu inancı göstermek için. Konferans ICC'de yapılacak ne mutlu ki otele sığmıyoruz. Tüm yatırımcılarımız, genel müdürlerimiz, yönetici kadrolarımız burada olacak. 1000’e yakın kişiyi ağırlayacağız burada. En iyi reklam ağızdan ağıza yapılan reklam. Bunun büyük tanıtım olacağını düşünüyoruz. Burada gelen yatırımcılar da dahil insanların yarısı tekrar gelecektir. Türkiye bizim için bu kadar önemli. ''

TÜRKİYE’DE ODA FİYATI GÖRECE DÜŞÜK, GELİRİMİZ DE BU SEBEPLE ORTALAMA

''Biz fazla yatırım yapmayan bir şirket değiliz. Yatırımcılarımızdan örneğin franchise modeli ile para kazanıyoruz. Dolayısıyla oda fiyatları ne kadar yüksekse biz de o kadar para kazanıyoruz. Bugün diğer gelişen marketlere bakarsak, İstanbul ortalarda bir yerde duruyor gelir ve işletme hacmi açısından. Ama buradaki otel sayısını fazlalaştırdığımız için toplam gelire baktığımızda yadsınamayacak bir rakam olduğunu söyleyebiliriz. Üst sıralarda ise genelde İskandinav ülkeleri olmak üzere, birinci sırada İsveç bulunuyor.''

TÜRKİYE HEDEFLERİ

''Önümüzdeki 3 sene içerisinde Türkiye'de 20 otelin üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Şu anda 11 otelimiz var zaten. Rahatlıkla bu sayıya ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Satın alma ve işletmeyi içeriyor bu hedefler.''

'PLANLAMA YAPILMIYOR'

''Türkiye’de çok agresif bir yatırımcı kitlesi var maalesef. İyi kar oranı yakalayacağını gören yatırımcı hemen radikal şekilde giriyor. Planlama olmadığını düşünüyorum. Bu Güneşli’deki oteller tarlasını nasıl dolduracaksın, ne kadar kazanacaksın? Bunlar düşünülmüyor. Özellikle İstanbul olmak üzere Türkiye’de çok daha fazla gezip görecek yer, çok güzel kültürel değerlerimiz, yeme-içme imkanlarımız var. Ancak verdiğimiz ürüne karşı aldığımız para çok düşük. Planlamayı daha doğru yapmamız gerekiyor. Her fırsata atlamamak gerekiyor.''

'PİYASA KENDİ CEZASINI KENDİ KESİYOR'

''Bunun bürokrasi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Piyasa da bunun cezasını çekiyor. 60 euroya oda satıyoruz ve bu rakamlarla iyi servis vererek kar etme imkanımız yok. Mısır buna bir örnektir. Pazar kendi cezasını kendi kesiyor. Ekonomik krizlerle, yatırımlarının karşılığını alamayarak iflas eden yatırımcılar ile.... Sen bu planlamayı düzgün yapmazsan uluslararası yatırımcının gelip otelini almasını bekleyemezsin, otelini bankaya kaptırırsın. Bunu yatırımcılar feleğin çemberinden geçerek kendi görüyor. Bunları yaşayarak yapmamayı öğreniyorlar.''

''Türkiye böyle bir dönemden geçti. Swiss Otel, Conrad, Kempinski oteller açtı sonra yatırımlar durdu. Aradan bir süre geçip, İstanbul popülerleşmeye başladıktan sonra oda fiyatları yükseldi, doluluklar arttı sonra herkes yine yatırıma dalmaya başladı. İlk açanlar belki kar ettiler ama şu anda resmen bir otel tarlası ile karşı karşıyayız. 2017’de oda açılacak oda sayısının düşeceğini düşünüyorum. Çünkü yavaş yavaş strese girmeye başlıyoruz. Oda fiyatı, doluluklar düşmeye başlıyor, yatırımcı yatırımının karşılığını alamamaya başlıyor. O gözü kara diğer yatırımcılar da projeye girmemeye, yatırım yapmamaya karar veriyor. Böyle olunca da 5-6 senelik duraklama dönemine giriyorsunuz. Sonra THY yatırım yapıyor, popülerleşiyor sonra yine ateş yakılıyor. Yine yüzlerce otel açılıyor....''

''Bu şekilde yürüyemez. Biraz planlarsak potansiyeli düzgün kullanabiliriz. Belediye, Turizm Bakanlığı beraber çalışmalı, sürekli yatırımcıyı iştahlandırmanın sonu yok. Bürokrasi çalışmalı. Herkes kaybediyor böyle. Yatırımcı da, işletmeci de banka da kaybediyor.''




Bu Haber 24.11.2015 - 14:15:47 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • bunlar iyi gunler - 25.11.2015 - 08:39

    ben muslumanim , tatilimi hayatta musluman bir ulkede gecirmem , yabanci niye buralara gelsin , ancak butun avrupa destinasyonlari dolacak , ve turkiye bedavaya cok luks servis vericek , o zaman yabancilar bir risk alir gelir....onumuzdeki 4 sene turizm isini unutun ve Cin Hindistan gibi yeni pazarlara acilmaya calisalim ama o da uzak ve pahali geliyor...

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.