Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yabancılara gayrımenkul satışıyla ilgili dünyada tanıtım atağına geçeceklerini açıkladı. Hürriyet gazetesinden Erdinç Çelikkan'ın haberine göre Bayraktar, “Büyükelçilere mektup göndererek, bunu duyurmalarını isteyeceğiz” dedi. Bayraktar, özetle şunları söyledi:
AVRUPALILAR HASRET DUYUYOR
Yabancılara mülk satışından çok ciddi kaynak geleceğini düşünüyoruz. Körfez ülkeleri Avrupa’ya gitmek istemiyorlar. İran, Türkiye’den çok ciddi mal almak istiyor. Kuzey Avrupa ülkelerinin sahillerde tatil köyleri var. Bunlar daha fazla gelmek istiyor. Sıcak, komşuluk ilişkileri iyi, aile yapısı kuvvetli olan ülkelere hasret duyuyor Avrupalılar. Türkiye’ye böyle bir yönelmenin olduğunu görüyoruz.
İSTANBUL'A TALEP ÇOK
Mülk satışıyla daha çok yatırımcı ve turistin gelmesini, yabancıların devamlı ikametinin artmasını hedefliyoruz. Yabancıya mülk satışının tanıtımını yapacağız. Bu iş özel sektör ayaklı bir iş. Başta İstanbul olmak üzere firmalara çok büyük talepler geldiğini söylüyorlar. Kanunun çıkacağını deklare etmek bile büyük ilgi yarattı. Yabancılar gelip isim yazdırmışlar. Arap ülkeleri özellikle şirketle uğraşmak istemiyor. Bunlar mülk almak istiyor. Çok ciddi kaynak bekliyoruz. Bu milyarlarla ifade edilecek bir rakam olacak.
MÜTEKABİLİYET MEKTUBU
Satışı artırmak için büyükelçilerimize mektup göndereceğiz. Diyeceğiz ki ‘Yabancıya, mütekabiliyet şartı aranmadan şu kolaylıklar getirildi. Bizim büyükelçimiz olarak bu yasayı bulunduğunuz ülkede duyurun’ diyeceğiz. Onlara yardım için girişimlerimiz olacak. Bunu özel sektörle birlikte yapacağız.
Bazıları gidiyor yurt dışında Türkiye’nin belli adasını pazarlıyor. Onları engellemek için de tedbirler alacağız. Onlara da dikkat edeceğiz. Bir yatırımcı ham arazi aldığı zaman ne iş yapacağıyla ilgili iki yıl içinde proje vermek zorunda olacak. Belli sürede projeyi bitirmesi gerekecek. İki yılda proje sunup onay almazlarsa tasfiye edeceğiz. Para verip yollayacağız. Zaman zaman yabancı gelmiş kıymetli arazi almış broşür yapmış. Yabancıya satmış parayı almış gitmiş. Bizim arazimizi pazarlamış yatırım da yapmamış. Onun için de tedbirlerimiz var.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BENDEN İYİSİ YOK
Erdoğan Bayraktar, “Ben amele bakanım, teknisyen bakanım. Ben araziyi, tatbikatı, şantiyeyi iyi bilirim. Ben bu konuda mütevazı değilim. Dünya çapında arazi geliştirme uzmanıyım. Benden daha iyi mühendis, mimar, şehir planlamacısı bulabilirsiniz. Ama bunların hepsini bilen başka birini bulamazsınız” dedi.
DÜNYA ÇAPINDA YARIŞMA AÇTIK, CEPHELER DEĞİŞECEK
Türkiye’de yapıların silueti konusunda eleştiriler yapıldığını vurgulayan Erdoğan Bayraktar, “Yapılarda eleştiriliyoruz. Ama Türkiye’nin silueti bu. Cephelerde, estetikte yavaş yavaş değişiklik oluyor. Bu parayla ilgili. Biz bir kuruş ucuza nasıl mal edebileceğimizin hesabını yapıyoruz. Ufak tefek maliyet artışlarıyla çok büyük cephe değişiklikleri yapıyoruz. Biz dünya çapında yarışma açtık. Onu uyguluyoruz yavaş yavaş” dedi.
İSTANBUL TEMA PARK'TA FUAR ALANI ALACAK
Er Bayraktar, “Kentsel dönüşümü ada ve parsel bazında ihale edeceğiz. Yıkımı özel sektöre yaptıracağız. İstanbul’da Halkalı’da tema park, çok büyük fuar alanı yapıyoruz. Buna Disney diyebiliriz. Özel sektöre ihale ettik. 1.5 milyon metrekare alanı var. İhaleyi alan arkadaşlar Amerikalılarla, Almanlarla görüşüyorlar. Her ay bir Amerika’ya, bir Avrupa’ya gidiyorlar. Dünya çapında bir proje olacak” diye konuştu.
TÜRKİYE'DEKİ YPILARDA ALMAN DİN ESİNTİSİ VAR
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye’deki yapı stoğunu şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de klasik mimari ve yapı stoğunun oluşmasının silueti 1950’lerden sonra başladı. Burada Alman din formlarından esinlenilmiştir. Türkiye’deki bu klasik, modern yapı düzenini getiren bizim mimarlarımızdır. Bu ekonomik durumla da ilgilidir. Çok özel, Selçuklu-Osmanlı, yöresel, armoni mimari getirmek için çok para lazım. Türkiye’de belli bir düzen içinde gelen şehirleşme olmamış. 1950’den sonra öylesine bir harala gürele oldu, aş bulamayan insanlar şehirlere yüklendi. Şehirleşme yerine, köyden daha kötü yağ lekesi oluştu. Bu da şehirlerin gelişimini tıkadı.”