Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü ve zayıf yönleri neler?

    6.09.2017 - 15:15:06



    TÜROFED tarafından Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi'ne hazırlattırılan 2017 Turizm Raporu'nda sağlık turizmine geniş verildi. Raporda, Türkiye'de sağlık turizminin mevcut durumu, fırsatlar, riskler ve avantajlı yanlar ele alındı.




    TurizmGüncel

    TÜROFED'in Akdeniz Üniversitesi akademisyenlerine hazırlattığı 2017 Turizm Raporu'nda sağlık turizmine geniş yer verildi. Raporda, hangi sağlık hizmetinin rakip ülkelerde ve Türkiye'de ne kadara yapıldığından, bu alanda rakip olan ülkelere ve bu alandaki risklere, fırsatlara, zayıf ve güçlü yanlara kadar çok sayıda konu ele alındı.

    Raporda, Türkiye sağlık turizminin önündeki fırsatlar, zayıf ve üstün yönler ile riskler şu şekilde sıralandı:

    SAĞLIK TURİZMİNDE FIRSATLAR


    *Dünya genelinde eskiye oranla daha fazla sayıda yapılan özel sağlık sigortaları ayesinde sağlık hizmeti alabilme imkanlarının artması

    *Sağlık turizminde tanı bazlı yaklaşımların yanında tedavi bazlı sağlık  izmetlerinin artması

    *Gerek uluslararası (özellikle Arap ülkelerive ABD) ve gerekse ulusal düzeyde yatırımcı şirketlerin sağlık hizmeti sunumuna giderek artan düzeyde ilgi göstermeleri.

    *Sağlık turizmi kapsamında aracılık hizmeti veren şirketlerin ülkemize Arap Ülkelerinden daha fazla sayıda sağlık turistini yönlendirmeye başlamaları.

    *Genel olarak insanların sağlıklarına daha fazla özen göstermeleri, hayatta kalma sürelerindeki artış, özellikle plastik cerrahide denizaşırı ülkelere olan talepteki artış.

    *Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerle dünya genelinde sağlık hizmeti veren kuruluşlara kolayca ve hızlı bir şekilde erişim imkanının bulunması.

    *Nüfusu yavaşlamakta olan ülkelerden (ABD, İngiltere, AB Ülkeleri gibi) giderek artan sayıda sağlık hizmeti talebinin olması.

    *Sağlık hizmeti alt yapısı yeterince gelişmemiş ülkelerin sağlık hizmeti taleplerinde artış olması

    *Özellikle gelişmiş ülkelerde hasta bekleme sürelerinin ve tedavi maliyetlerinin artması nedeniyle kaliteli sağlık hizmetini daha ucuza sunabilen gelişmekte olan ülkelere yönelik sağlık turizmi talebindeki artış.

    *AB fonlarından ve Kalkınma Ajansı (BAKA gibi) projelerinden yararlanmak suretiyle sağlık turizmi pazarına yönelik eğitimler verme, pazar araştırmaları yapma ve altyapıyı güçlendirme imkanlarının varlığı.

    SAĞLIK TURİZMİNDE ÜSTÜN YÖNLER

    *Ülkemizin komşu ülkelerle yaptığı ticari anlaşmalar ve vize muafiyeti gibi uygulamalar sonucunda daha fazla Uluslar arası bağlantı ve hareketlilik sağlanması ve buna bağlı olarak karşılıklı sağlık turizmi taleplerindeki artışlar.

    *Sağlık turizmine aracılık hizmeti veren şirketler ve sağlık turistleri açısından ülkemizin sunulacak sağlık hizmet paketinin maliyetini azaltan ve alacakları birçok hizmeti birarada sunan Herşey Dahil  sistemini başarıyla uygulayan, bu anlamda ''fiyatkalite''dengesini sağlayan bir ülke olarak tanınmış olması.

    *Ülkemizde Onuncu Kalkınma Planı ve sonrasında farklı hacim, istek ve ihtiyaçları karşılayacak olan sağlık turizmiyle ilgili plan ve yatırımlarının halen devam ediyor olması. Gamma knife (uzay neşteri), PET-CT (pozitron emisyon tomografi-bilgisayarlı tomografi), robotik cerrahi, ICRT (görüntü kılavuzluğunda radyoterapi) ve benzeri ileri teknoloji gerektiren sistemlerin ülkemizde oldukça iyi durumda olması.

    *Ülke olarak sahip olduğumuz sağlık turizmi alt ve üst yapısının yanı sıra sağlık turistlerine ve refakatçilerine eşsiz doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizi sunmamız.

    *İstanbul’un ve Antalya’nın sağlık turizminde çok önemli potansiyelinin bulunması ve aynı zamanda uluslararası arena da önemli yerlerinin olması.

    *Önemli otel zincirlerinin ve de uluslararası ilaç firmalarının ülkemizde var olmaları.

    *Konaklama imkanları açısından her bütçeye uygun işletmenin ülkemizde faaliyet göstermesi.

    *Avrupa veya dünyanın en uzak destinasyonlarından ülkemize kolayca ulaşım imkanının olması

    *Ülkemizde know-how’ı yüksek olan araştırma hastanelerinin varolması

    *Ülke olarak yüz nakli ve diğer organ nakillerinde dünya çapında üne sahip olmamız.

    *Ulusal havayolumuz olan THY’nin sağlık turistlerine indirim imkanları sunacak olması

    *Ülke olarak sağlık turizmine ulusal politika düzeyinde destek veriliyor olması. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı bünyesinde Sağlık Turizmi Bölümünün kurulmuş olması, kamu hastanelerinde Yabancı Hasta Birimlerinin organize edilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının Tıp Turizmi Alt Komitesini oluşturması, Ekonomi Bakanlığının tanıtım, belgelendirme desteklerini vermesi, Maliye Bakanlığının % 50 vergi muafiyeti imkanı sağlaması,

    *Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun www.healthinturkey.orgwebsitesini hizmete sunması

    *JCI’dan akredite olmuş sağlık kuruluşları sayısı açısından ülkemizin 3.sırada olması ve kaliteli hizmeti daha uygun maliyetle sunmasından dolayı Almanya, Hollanda, İngiltere, Rusya, Azerbeycan, Libya ve Irak’tan sağlık turistlerinin ülkemizi seçmiş olmaları.

    *Sağlık turizminin ülkemizde daha da gelişebilmesi adına özellikle Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığın arasındaki uyumlu çalışma (sağlık turizmi, spa&wellness ve yaşlı bakımı konularında) imkanının varlığı

    *Ülkemizde birçok hastanede onkolojik tedaviler, kardiyovasküler cerrahi, çocuk, beyin, estetik cerrahi, göz ve diş sağlığında gelişmiş düzeyde sağlık hizmetlerinin mümkün olması ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Dairesinde 7/24 saat Arapça, İngilizce, Almanca ve Rusça dillerinde yabancı hastalara hizmet veriliyor olması

    *Ekonomi Bakanlığının sağlık hizmetleri sektörüne araştırma, yurtdışında ofis açma ve tanıtım desteği vermesi

    *Ülkemizde sağlıkta dönüşüm programının başarıya ulaşmış olması ve serbest sağlık bölgelerinin kurulmasına olanak sağlanması

    *Ülkemizin potansiyel olarak sahip olduğu termal kaynaklar açısından Avrupa’da 1.sırada ve dünyada ise 7.sırada olması

    *Ülkemizde genel sağlık sigortası sisteminin olması

    *Kaliteli sağlık hizmetinin diğer ülkelere göre çok daha uygun maliyetlerle sunulabilmesi.

    SAĞLIK TURİZMİNDE TEHDİTLER

    *Dünyada sağlık turizminde rekabet halinde olduğumuz lider destinasyonların ülkemize oranla sağlık turizmi adına daha fazla bütçe ayırmaya başlamaları.

    *Bulunduğumuz coğrafyada ekonomik, sosyal veya siyasal anlamda ülkemiz veya komşu ülkeler açısından yakın veya orta vadede karışıklıkların olma ihtimalinin bulunması ve yaşanan terör saldırılarının yurtdışındaki yansımaları.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarında rekabet eden kuruluşlarımızın rekabeti“hizmet” yerine “fiyat” temelli yaparak daha “ucuza” yönelmelerinin gelecekte sağlık turizmi pazarı açısından getirebileceği sorunların varlığı.

    *Gerek turizm hareketleri ve gerekse sağlık turizmi pazarında önemli potansiyeli bulunan Rusya ile ülkemiz arasında yaşanan krizin sağlık turizmini olumsuz etkileme ihtimalinin bulunması.

    *Tıbbi hizmet ve ilgili teknolojilerin artan fiyatlarının finansman güçlüğü doğurabilmesi ve/veya şirketleri dış kaynak kullanımına (outsourcing) yönelterek şirketlerin zaman zaman hizmet kalitesi sorunu yaşamalarına neden olması

    *Ekonomik açıdan gelişmiş ve özellikle nüfusu yaşlanan ülkelerin artan doktor ihtiyaçları nedeniyle ülkemizden bahsi geçen bu ülkelere beyin göçünün hızlanabilmesi ihtimalinin bulunması

    *İlaç sektöründe tekelleşmeye gidilmesi ve ülkemizin bu anlamda dışa bağımlılığının olması

    SAĞLIK TURİZMİNDE ZAYIF YÖNLER

    *Yurtdışına kıyasla ülkemizde uygulanmakta olan tedavi başarılarının reklam amaçlı yeterince duyurulamaması, tedavi sonuçlarının akademik makale veya toplantılarda paylaşılmasıyla yetinilmesi.

    *Ülke olarak tanıtıma ayırdığımız bütçenin ve içerisinde sağlık turizmi potansiyelimizin tanıtımı için ayrılan payın sağlık turizmindeki rakip ülkelere göre yetersiz olması.

    *Ülkemizde sağlık turizmine yönelik alt ve üst yapısı tamamlanmış şehirlerimizin sayıca az olması, bu şehirlerin tamamında gerek sağlık turistlerine ve gerekse refakatçilerine tam anlamıyla sağlık turizmi paketi bileşenlerinin sunulamıyor olması.

    *Ülke olarak henüz sağlık turizminin faydaları konusunda toplumumuzda yeterli bilincin oluşamamış olması, sağlık turizmiyle ilgili olarak tanıtım, bütçe oluşturma, pazarlama, sağlık turizmi paketi bileşenlerini oluşturma, sağlık turistlerinin beklentileri, yurtdışına sağlık turizmi paketleriyle ilgili teklif verme gibi birçok konuda gerek kurs, sertifika düzeyinde gerekse ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitimlerin yetersiz olması.

    *Ülkemizde sağlık turizmiyle ilgili tutulan istatistiklerin yeterli, güncel ve detaylı olmaması ve bu durumun sağlık turizmiyle ilgili vizyon oluşturmada, sağlık turizmi yatırımlarını yönlendirmede gereken verilere istenen zamanda ve detayda ulaşılamamasına yol açması.

    *Ülkemizde faaliyet gösteren ve sağlık turizminde aracılık hizmeti veren şirketlerin sayıca az olması ve mevcut şirketlerin uzmanlaşma yerine dağınık çalışarak farklı tedaviler için farklı teklif vermeleri.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarını yönlendiren veya akredite hizmeti veren kuruluşların yayın organlarında ülkemizin aktif olarak sağlık turizmi amaçlı tanıtımın yapılmaması, bu tür kuruluşların etkinliklerine sponsor olunmaması, ülkemizde gerçekleştirilmiş olan ve dünya/Avrupa çapında etkisi olan tedavilere veya cerrahi operasyonlara ait yabancı dilde hazırlanmış haberlerin yurtdışında yayımlanan sağlık turizmi pazarına yönelik dergilerde ve basın-yayın organlarında yeterince yer almaması.

    *Sağlık turizmiyle ilgili araştırmaların ülkemizde yeterince desteklenmemiş olması, sağlık kuruluşlarımızın (kamu + özel) sağlık turizmine dönük çalışmalarının yeterince teşvik edilmemesi.

    *Ülkemizin sağlık turizmi adına sahip olduğu imkanlarının özellikle yurtdışındaki elçiliklerimiz, ulusal havayolumuz gibi mekanizmalardan yararlanarak tanıtımında aktif strateji gütmememiz. Bu bağlamda örneğin THY uçaklarına ülkemizdeki sağlık turizmi potansiyelini anlatan sloganlar yazılabilir, resimler konabilir, elçiliklerimiz vasıtasıyla ülkemizde elde edilen başarıların tanıtım posterleri dağıtılabilir.

    *Ülkemizi tercih eden sağlık turistlerinin beklenti ve tatmin düzeylerini yeterince ölçmediğimiz gibi, uluslararası sağlık turizmi pazarında yakın ve orta vadedeki değişimleri, beklentileri ülke genelinde, sağlık kuruluşları nezdinde yeterince takip etmiyor ve sonuçları kamuoyuyla paylaşamıyor olmamız.

    *Ülkemizde örneğin obezite, kanser tedavisi veya yüz nakli konusunda çok başarılı olmamıza rağmen ülkemizin yurtdışında sağlık turizminde belirli branşlarda odaklanabilme potansiyelinin yeterince duyurulmaması veya bununla ilgili gerekli algının sağlık turistlerinde yerleşmemiş olması.

    *Ülkemizdeki sağlık kuruluşlarının yatırım aşamasında kapasitelerini belirlemede yeterli fizibilite etütleri, sağlık turizmi pazarı araştırmaları yapmamaları, sağlık turisti sayılarını, geliş sıklıklarını ve beklentilerini gereken düzeyde dikkate almamaları.

    *Mükemmel düzeyde çeviri veya İngilizce dışında yeni gelişen pazarlara ait dillerde çeviri ve iletişim konularında yetişmiş personel sıkıntımızın bulunması.

    *Ülkemizin sağlık turizmi kapasitesini duyuracak, sağlık kuruluşlarımızın dünya çapında veya Avrupa ölçeğindeki referanslarını paylaşacak ve sağlık turizmi talebi geldiği zaman merkezi rezervasyon sistemine sahip olan yurtdışında sağlık turizmi tanıtım ve satış ofislerimizin eksikliği

    *Yabancı sağlık turistlerinin havayolu ile direkt uçmayı ve tarifeli seferleri tercih etmeleri, buna karşılık ülkemizde halen özellikle kış dönemlerinde yurtdışından geliş ve gidişlerde ağırlıklı olarak İstanbul üzerinden aktarmaların yapılıyor olmasının yarattığı sorunlar.

    *Sağlık kuruluşlarımızın websitelerinde ağırlıklı olarak sağlık turizmi pazarına dönük ürün ve hizmetlerini tanıtmaları, ülkemizin doğal, tarihi ve kültürel değerlerine fazla yer vermemeleri.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarındaki büyük sağlık kuruluşlarını ve/veya aracı kuruluşları birtakım teşvikler sunarak henüz yatırımcı veya işletmeci olarak ülkemize çekememiş olmamız.

    *Tıbbi cihaz üretiminde ülkemizin büyük ölçüde ( % 85 oranında) dışa bağımlı olması ve gerekli durumlarda ithalat yapmak zorunda kalması, ayrıca birçok sektörde olduğu üzere ülkemizin sağlık sektöründe de ilgili mevzuat ve yönetmeliklerini AB ile uyumlaştırma çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması

    *Ülkemizde mevcut mevzuat sağlık turizmini yeterince destekleyememekte, işlemlerde birden fazla bakanlığın onay ve koordinasyonu gerekebilmektedir

    *Ülkemizde hizmet veren sağlık personelinin özellikle Avrupa Sağlık Mevzuatı ve Sağlık Turisti Hakları konularında yeterince bilgi sahibi olmaması

    *Ülkemizde aynı tedavi veya cerrahi işlemin farklı ülke vatandaşlarına farklı fiyatlandırılabildiği örneklerin bulunması.

    *Sağlık personeli sayısının sağlık turizmindeki talebi yeterince karşılayamaması, ayrıca Sağlık Bakanlığının iş yükünün fazla olması

     


    Haberi Paylaşın :
    Bu haber 6.09.2017 - 15:15:06 tarihinde eklendi.

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Diğer Başlıklar:
    Züppelik, fakirleri aşağılama... İngiliz hava yolu şirketine tepki yağdı
    İspanya otelcilik sektöründe 2.48 milyar euroluk dev satın alma teklifi
    Ünlü tatil köyü satılıyor
    Rekor: İstanbul'da 120 bin şişe sahte içki ele geirildi
    Bağlıkaya'dan Antalya'da büyük buluşma: Neden aday oldum?
    Neredekal ile HotelRunner'ın iş birliği otellere ne kazanadıracak?
    İstanbul'da 5 bin otelciye deprem eğitimi
    Cirosunu %40 arttırdı, 2018 erken rezervasyon kampanyasını başlattı
    AKTOB'dan WTM raporu: İngiltere seyahat pazarı için neler yapılmalı?
    Malaysia Airports, Sabiha Gökçen'den çıkıyor mu?
    Otel arazisi 4 milyon liraya ihaleye çıkarıldı
    Yusuf Duru anlatıyor: Turizmde raconu biz keserdik!
    Avrupa Birliği, Türkiye fonlarında kesintiye gitme kararı aldı
    Matador Network, 10 film ve yazılarla Türkiye'yi tanıtacak
    Türkiye seyahat için ikinci en riskli ülkeler grubunda gösterildi
    Unicredit Bank: Türkiye'de dolar yıl sonunda 4.15 olacak
    Erdoğan imzaladı, 'Helal Akreditasyon Kurumu' resmen kuruldu
    THY gayrimenkul işine girdi
    Antalya'nın sorunları ''Kent Konferansları'nda konuşulacak
    İşte Türkiye'nin 2018 yılında acentelere vereceği toplam destek
    İstanbul'da Troya sergisi
    Ünlü tur operatörünün çalışanı 700 bin lirayı zimmetine geçirdi
    Jolly Tur'dan Antalya'da büyük buluşma
    THY ile Do&Co'nun ayrılma nedeni 'şerefiye' mi?
    Genel Haber Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun