Kronikleşen işsizlik sorunu...

    14.01.2010 - 21:49:59



    Ülkemizde terör sorunu, bölünme sorunu, irtica sorunu, gizli enflasyon sorunu, ekonomik sorun, Ergenekon sorunu, hukukun delinmesi sorunu, liderler hegemonyası sorunu, anayasa sorunu, TSK'yı pasifize etme sorunu, AB sorunu, dış ilişkiler sorunu, eğitim so


    Yukarıda saydığım sorunlarımız, ülkemizin en hayati sorunlarıdır. İtiraz etmek kafayı kuma sokmak ile eş değerdir. Sorunları dondurmak veya çözümsüzlüğe itmek değil, ÇÖZMEK GEREKİR. Esas olan: Sorunları birer birer çözmektir. Sorunları çözerken öncelik ve önem sırasına dikkat edilmelidir. İlke olarak, bir sorun tam olarak çözüme kavuşturulmadan, bir diğer sorun ele alınmaz. Ele alınırsa, oryantal yönetim olur.

    Hükümetlerin, meclislerin, devletlerin görevi, kaotik ortamı yaratmak değil, kaotik ortamı oluşturabilecek sorunları önceden görüp, önlem almaktır. Yönetimde biz bu ilkenin adına "PROAKTİF yönetim" diyoruz.

    Hayati olarak niteleyip, sıraladığım, ülkemizin beli başlı sorunlarının dışında bir sorunumuz daha var ki, bana göre sorunların anası kabul ettiğim İŞSİZLİK SORUNUDUR.

    Ülkemizde yaygın ve büyük bir İŞSİZLİK sorunu yaşandığı tüm otoriteler tarafından kabul gördüğüne göre, önce bu sorunu gidermek için önlemler almak gerekirdi. Bu sorun giderilmeden, yukarıdaki sorunlara çözüm aramak, mevcut olan yarayı tedavi etmez, yaranın kanserleşmesine neden olur.

    İŞSİZLİĞİN son 10 yıl içinde hangi boyutlara yükseldiğini TÜİK'in (Türkiye İstatistik Kurumu) resmi işsizlik oranları, net bir tablo ile gösteriyor.

    2000 6.5 Koalisyon dönemi
    2001 8.4 " "
    2002 10.3 AKP dönemi
    2003 10.5 " "
    2004 10.3 " "
    2005 10.3 " "
    2006 9.9 " "
    2007 9.9 " "
    2008 10.9 " "
    2009 14.8 " " (Henüz resmen ilan edilmedi. Rakam beklentidir)

    Yukarıdaki tablo, Türkiye'de işsizliğin gittikçe yükselen, kronikleşmiş hastalığını yansıtıyor. Bu tablodan esinlenerek ve ülkemizin ekonomik ve siyasi gidişatına bakarak, 2010 yılında, 2009'dan daha iyi bir ekonomik performans beklemenin, aşırı iyimserlik ve hayal olacağı kanaatindeyim.

    Tarafsız ekonomi uzmanlarının yorum ve beklentilerine göre, İŞSİZLİK oranının 2009 yılının da üzerine çıkacağı ifade edilmektedir. Bu sonuç ise bir sosyal patlama demektir. Bir ekonomist, bir sosyal bilimci ve bir siyasetçi olmamama rağmen, bu sözcüğü istemeyerek ve üzülerek zaman zaman hatırlatmak gereğini duyuyorum.

    Belki de, çoktan bir sosyal patlamanın içine girmiş olabiliriz. Hepimiz aynı geminin içinde yol aldığımızdan, patlamayı fark edemiyor olabiliriz.

    Nitekim, emniyet güçlerimizin görev, yetki, icra alanları ve harekat yöntemlerini gözlemlersek, böyle bir sosyal patlamanın bastırılmaya çalışıldığı kanaatine varabiliriz.

    Bu bağlamla, yapılan güvenlik operasyonları sonucunda kullanılmak üzere, Silivri'nin çok önceden planlanmış bir proje olduğu izlenimi de ortaya çıkıyor.

    Türkiye'mizde olup biten olaylar, inanılır ve kabul edilebilir türden olaylar değildir. Ülkece büyük bir şok tünelinden veya korku tünelinden geçiyor gibiyiz. Bazı uzman kişiler tünelin ucunda bir ışık gördüler ama, bunun ne ışığı olduğu konusunda bir türlü fikir birliğine varamadılar.

    09 Ocak 2010 Akşamı bir TV kanalının haber programını seyrederken, ekrana Çalışma Bakanımız sayın Ömer DİNÇER çıktı. Şu sözleri kendi kulağımla duydum ve duyduğuma da inanmak istedim. Bakanımız demecinin satır arasında aynen şunları söylüyordu:

    ".....2009 Yılı resmi İŞSİZLİK oranı maalesef yüksek çıkacaktır. Resmi olmayan İŞSİZLİK oranı ise "eisberk"in üstü gibi görünüyor......"

    Değerli turizmciler, "eisberk"in üstü böyle görünüyor ise, "eisberk"in altını da artık siz tahmin edeceksiniz.

    Düşünebiliyor musunuz? Bu ifadeler bana ait değil, sayın bakanımıza ait. Değerli meslektaşlarım, sevgili turizmciler, 2010 yılının nasıl geçeceği şimdi daha iyi anlaşılıyor mu?

    Ülkemizde ekonominin gidişatı üzerinde yorum yapmak için, mutlaka bir ekonomi uzmanı olmaya gerek yok ki... Her şey ortada, açık ve seçik yürüyor. Ülkemizin olağan üstü şartları bir çoğumuzu biraz ekonomist yaptı.

    Yeri gelmişken değinmek isterim, bu ülkede biraz ekonomist, biraz diplomat, biraz sosyolog olamaz isek, otel yönetiminde başarıyı zor sağlarız.

    Ülkemizde kaotik bir ortama girildiğinin herkes farkındadır. Tüm ret etmelerine rağmen, hükümet de kaotik durumun farkındadır. Aksini ifade ederlerse zaten hükümetten düşme nedeni olur. Bu kaotik ortamın devamı durumunda, kendi meclis gruplarını bir arada tutamayacaklarının da farkındalar.

    Bu bağlamla, bir kere daha tekrarlamak istiyorum, ülkemiz; adım, adım, hazmede hazmede, normal seçime değil, erken seçime doğru gidiyor. Erken seçime gitmek bir çok dalgalanmayı dondurur veya olayların geçici olarak hızını keser.

    Şayet ülkemiz seçime gitmez ise, siz o zaman gümbürtüyü seyredin. Bakınız, o zaman ülkemiz neye döner? (Zaten karmaşa başlamış gibi bir görünüm var) Tabii, öyle bir durumda sizlere de 2010 yılı bütçelerinizi rafa kaldırmak görevi düşecektir.

    Tabii ki, genel seçim bir amaç değil, bir araç olacaktır. Amaçta başkanlık sistemine geçiş sürecinin bulunduğunu unutmayalım. Bu amaca ulaşmak için nasıl amansız bir süreçle karşı karşıya kalacağımızı, turizmin bundan nasıl nasibini alacağını da unutmayalım.

    Dua edelim de, ülkemiz bu kaotik ortamdan hızla kurtulsun. Aksi durumda, bu karmaşa ortamından en çok turizm sektörünün zarar göreceğini, geçmiş deneyimlerimizle gördük, öğrendik.

    Yeni bir hükümetin ilk işinin, İŞSİZLİĞİ çözme çabaları olacağına inanıyorum. Aksi halde, iktidar görevine kim gelirse gelsin, İŞSİZLİĞİ çözemediği sürece, iktidarda uzun süre duramayacaktır.

    Buzağıyı yanlış yerde aramak, abesle iştigaldir.


    Haberi Paylaşın :
    Bu haber 14.01.2010 - 21:49:59 tarihinde eklendi.

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Diğer Başlıklar:
    Temel Aygün açıkladı: Titanic hem Avrupa'da hem Türkiye'de büyüyecek
    Erdoğan'dan Alman bakana: Sen kimsin, kaç yaşındasın?
    Avrupa kentlerini IŞİD korkusu sardı: 'Yalnız kurt olun'
    Cennet koydaki yangında sabotaj şüphesi
    Türkiye Travel Channel’da 61.4 milyon kişiye tanıtılacak
    Atatürk Havalimanı'nda 2017 yılının rekoru geldi
    8 ayda 664 bin Alman turist ağırlayan Mısır, büyük kampanyaya hazırlanıyor
    TÜRSAB'dan Koksaki salgını iddialarına dair açıklama
    Tuncay Neyişçi yazdı: Damardan Avrupa
    3 kentte teröre yakalanan turist: Kazanmalarına izin vermeyeceğim
    3. Havalimanı için 200 senaryo: Nasıl taşınacak, ne zaman açılacak?
    Kadınların gece çalışma saatlerine sınırlama, turizm sektörü istisna
    6 yılda yıkılan başkonsolosluk, 4 yılda 100 milyon dolara yeniden yapılacak
    Barselona saldırısı turizm şirketlerini vurdu
    TUI ve Thomas Cook da talip: Air Berlin turizm sektörü için neden önemli?
    Erdoğan'dan sert Almanya açıklaması: Bunların hepsi Türkiye düşmanıdır
    Türkiye’deki otelde konaklayan müşteri Thomas Cook’u yerden yere vurdu
    Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nden otellere 'Koksaki' uyarısı
    AB vatandaşları, Brexit'ten sonra İngiltere'ye nasıl seyahat edecek?
    Kadir Uğur'un yelkenli yatla dünya turu yolculuğu başladı
    'Varlıklı yabancı turist beklerken ucuzcu yerli peşine düştük'
    'Eskiden 3 yıldızlı otelde konaklayan turist artık 5 yıldızı sorgular hale geldi'
    Barselona'nın ardından: İşte terörün Avrupa ve Türkiye'deki kanlı bilançosu
    Almanya'dan Türkiye'ye 100 milyar euroluk 'şantaj'
    Genel Haber Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    Otelinizin satış fiyatı geçen yıla göre nasıl değişti?

    Yüzde 20 daha düşük
    Yüzde 10 daha düşük
    Geçen yılla aynı
    Yüzde 20 daha yüksek
    Yüzde 10 daha yüksek
    Ücretsiz Abone Olun