Yiğit Ünsay - TurizmGüncel
Türk turizminin modernizasyonunun büyük adımlarından biri olarak dillere pelesenk olan Tur Operatörleri Yasası, daha taslağı gelmeden tartışma yarattı. Turizmin en azından örgütsel anlamda Türkiye'ye göre çok daha gelişmiş ülkelerinde zamanında tecrübe edilmiş olan büyük tur operatörlerinin sektörü inisiyatiflerine alması, komisyonları aralarında anlaşıp düşürmeleri ya da ürün koymak isteyen minör acentelerin yüksek teminat tutarları yüzünden sektör dışına itilmeleri gibi endişeler sık sık tartışılır oldu. Ancak manşetlerde bugüne dek hep dev markaların görüşleri kendilerine yer buldu. TurizmGüncel TÜRSAB'ın tüm üyelerinden konuyla ilgili görüş istediği bu günlerde kamuoyunun 'daha seyrek' kulak verdiği kesimine, nispi olarak 'daha küçük' olarak nitelendirilebilecek acentelere görüşlerini sordu.
KÜÇÜK ACENTELER YASA ÇIKINCA BAKKAL GİBİ KALACAKLAR
Fahir Semir Abacı - ABACI TURİZM
"Turizm tüm dünyada hızla küreselleşiyor. Kurumsal, büyük şirketler ayakta kalabiliyorlar. Dünya kendi oteli, kendi uçağı, kendi otobüsü olan tur operatörlerinin piyasalara hükmettiği bir modele doğru gidiyor. Çıkartılacığı söylenen Tur Operatörleri Yasası da buna hizmet edecek bir yasadır. Küçük acenteler bu yasa çıkınca bakkal gibi kalacaklar. Elbette mağdur da olacaklar. Türkiye'de modernize olmuş bir turizm ortamı yok. Acentelerimizin yüzde 80'i eğitimsiz kişiler tarafından yönetiliyor. İşe gönül veren, işini seven ve iyi yapan küçük acenteler ise kötü bir duruma düşecekler. Türkiye'de iş büyük acentelere doğru kayıyor. Büyükler çok küçük işleri küçük acentelere veriyorlar. O ürünü satın alan müşteri de bir dahaki tatilinde büyük şirketle tura çıkmayı tercih ediyor. Birkaç büyük fırsat sitesi dışında tur satan, tur organize eden ve otel satap kaçan acenteler konusu da bu yasayla önü alınacak bir durum değil. Bu yasa kaçak acenteliği önlemez. Kaçak acenteleri önlemek için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı denetmenlerin, kontrolörlerin TÜRSAB bünyesinde istihdam edilmesi gerekir. Acnete acenteyi denetlememeli. Böyle olunca düşmanlıklar ortaya çıkıyor."
SERMAYESİZ BAKKAL AÇAMAYAN ACENTE DE AÇAMASIN
Baki Özarslan - VALSTOUR
"Tur operatörleri yasası büyük, orta ya da küçük ölçekli tüm acentelerin faydasına olacak. Acenteler tek bir teminat tutarı yatırmayacaklar. Taşıdıkları kişi sayısına göre teminat ödeyecekler. Küçük acentelerin çıkacak yasa nedeniyle mağdur olmaları mümkün değil. Avrupa'da da sadece TUI yok. Birçok irili ufaklı acente var. Yasa düzgün çalışan acenteler için iyi olacak. Acente kurarken ortaya bir sermaye koymak tabii zorunlu olmalı. Bir şirket ve çek defteri bulan herkes acente açıyor. Bugün bakkal bile açsanız bir sermaye koymalısınız. Ancak bazıları var ki onlar acentelerini para kazanmamak üzerine kuruyor. Amaçları para toplamak. İşte bu kişiler ile dürüst çalışan turizmci arasındaki haksızlığı ortadan kaldırmak için bu yasa çıkmalı. Bugün acentelerin karlılığı yüzde 2 - 3 civarında. Yasa çıkıncı bu kar oranları da artacak. Kar etmek istemeyen, sermayesiz acentelere karşı rekabet çok zordur. Bunun için acenteler inanılmaz indirimler yapıyorlar. Dünyada hiçbir acente kendi komisyonundan indirim yaparak erken rezervasyon kampanyasına girmez. Otelin verdiği indirimi müşteriye aktarır. Türkiye'de otelin verdiği indirimin üzerine bir de acenteler komisyon indirimi yapıyor. Acentecinin bundan ne avantajı var ki? Bir kısım acente de önce fiyatları zamlayıp sonradan yüzde 40 indirim yapıyor. O indirim de hiç bitmiyor. Ancak yasa çıkarsa herkes daha dikkatli davranacak."

ALMANYA'DA TÜRKİYE'NİN 4 KATI ACENTE VAR, HİÇBİRİ BAKKALLIK YAPMIYOR
Barış Meletlioğlu - BKM TURİZM
"Yasanın küçük acentelerin zararına olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bu bir Avrupa modelidir. Bugün 70 milyon nüfuslu Almanya'da 70 milyon insan tatile çıkıyor ve Türkiye2nin dört katı kadar acente var. Hiçbiri de bakkal durumunda değil, hepsi iş yapıyor. Yasa çıkınca küçük acentelerin kar marjları da artacak. Mete Vardar son açıklamasında 'Yüzde 3 karlılık başarıdır' dedi. Türkiye'de başka hangi sektörde yüzde 3 karla iş yapılıyor. Tedarikçilerin giderek daha da zorlandıkları bir ortam var şu anda. Bu nedenle başka sektörlerden gelen yatırımcılarda yatırımlarını geri çekmeye başladılar. Yasayla birlikte sermaye - teminat göstermeyen acenteler büyük operatörlerin ürünlerini reklam gücünü yanına çekerek ve güvence içinde müşteriye sunabilecekler. Almanya'da da bu böyle. Bir acente de TUI, Rewe ve diğerlerinin ürünleri hep beraber satılabiliyor. Bugün ben 5 milyon dolar harcayıp aldığım ofisimde, 25 kişi çalıştırarak Antalya'daki bir oteli 100 TL'ye satıyorum. Aynı oteli aynı fiyata 2 kişilik kadrosuyla Perpa'da bir acente de satabiliyor. Ben bu rekabet ortamında istihdam nasıl sağlarım?"
"İnsanlar diplomalı işsiz çocukları veya canları sıkılan eşleri için 25 - 30 bin TL verip acente açıyor. Bu yasa en azından TÜRSAB'ın kabuk değiştirerek yeniden yapılanmasıyla ortaya çıkarsa sorunlar düzelir.Teminat miktarları da sigorta şirketlerinin poliçe başına isteyecekleri rakamlara bağlı olarak şekillenecektir. TÜRSAB'ta aktif faaliyet komisyonları kurulması gerekiyor. Kültür turları için ayrı, yurtdışı turları için ayrı komisyonlar olmalı ve bu komisyonlar acenteleri denetlemeli. TÜRSAB'ın şu anda yaptığı otobüs denetlemesini polis ya da maliye de yapıyor. TÜRSAB'ın ciddi anlamda değişmesi gerekiyor. Başkan Ulusoy da kendine gelen şikayetlerden dolayı bunun farkında. Özellikle BAMTUR olaylarından sonra acentelere olan güven iyice yok oldu."

SEKTÖR BÜYÜKLERİN ELLERİNE BIRAKILMASIN
Sibel Eronç - ERONÇ TURİZM
"Ben de TÜRSAB'a Tur Operatörlüğü Yasası ile ilgili bir toplantıya katılan acentecilerden biriyim. 17 yıl Almanya'da Türkiye'ye yönelik tur operatörlüğü yapmış, 25 yıllık bir acenteci olarak toplantıdan edindiğim izlenimlere göre TÜRSAB yetkilileri yasanın çıkmasının ardından sektörün büyük tur operatörlüğünün oyuncağı olmasını istemiyor. Büyük - orta ya da küçük her ölçekteki acenteyi koruyacak bir formül istiyor. Burada öncelikle üzerinde durulması gereken komisyon oranlarının büyükler tarafından belirlenmesine izin vermeyecek bir yapı oluşturmak. Toplantıda eğer bu önlem alınmaz ve büyük tur operatörleri kapalı kapılar ardında komisyonları düşürmek için ortak bir karar alırsa ne yapacaklarını da sorduk. Almanya'da benzer süreç yaşanırken yüzde 12 olan komisyon oranı yüzde 8'lere kadar düşmüştü. Özellikle Alltours bu konuda etkin olmuştu. Satış acentelerinin aleyhine bir durum oluşmamalı. Toplantıda böyle bir gücün büyük tur operatörlerinin eline bırakılmaması gerektiği konusunda gereken yorumları yaptık. Yasa taslağı hazırlanırken hukuk diliyle bu durumun açıklanması gerektiğini belirttik. İzlenimlerime göre TÜRSAB da böyle bir şey istemiyor. Komisyonların belirleneceği bir kurul oluşturulması gerektiği düşüncesini paylaşıyorlar. Bence bu kurulun içinde Hazine'den, Maliye ve Turizm Bakanlıkları'ndan, TÜRSAB'tan yetkililer olmalı. Büyük tur operatörlerinden de kimse olmamalı."
"Almanya'da bir satış acentesi kurumsal olmayan münferit bir turu gerekli sigorta poliçelerini hazırlayarak gerçekleştirebilir. Bunun için teminast vermesi gerekmez. Ancak böyle bir şeye Türkiye'de izin verilmesi kaosa ve istenmeyen şeylere neden olabilir. Bence bir satış acentesinin en az bir yıl sadece bu işi yapması gerekir. Teminatlar ise senelik lisanslama yapılarak çok astronomik rakamlara başvurulmadan belirlenmeli. TÜRSAB'ın yasa çıktıktan sonra büyük tur operatörlerini kayıran, onların her dediğini yapan bir pozisyonda olmaması lazım. Bence zaten bunu kesinlikle istemiyorlar. Bu çalışmada TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a çok iş düşüyor. Hedef ayıplı hizmetten kaçınmak. Yasanın hazırlanması belki 6 ay sürebilir. Önemli olan doğru yasanın çıkmasıdır."
| FİKRET KOCAMAN:FİZER TUR VE FTS TUR ESKİ SAHİBİ (EMEKLİ) - 25.01.2012 09:36:23 |
TÜM YORUMCULARA KATILIYORUM,HEPSİNİNDE HAKLI OLDUKLARI BİR ÇOK KONU VAR.NE VARKİ EN ÖNEMLİSİ ÇIKACAK OLAN YASANIN YAPTIRIMI BENCE.8 YIL YAPTIĞIM TÜRSAB İL TEMSİLCİLİĞİ ZAMANIMDAN KALMA 1997 SENESİNDE AÇILMIŞ(KAÇAK ACENTACILIK)DOSYALARI HENÜZ SONUÇLANMAMIŞ VE DAVALAR DEVAM ETMEKTEDİR.YAPTIRIMI OLMADIĞI MÜDDETCE,NE TÜRSABIN,NEDE EMNİYET GÜÇLERİNİN,YASAYA UYGUN OLMAYAN HAREKETLERİNE MÜDAHİL OLMALARI MÜMKÜN VE İHTİMAL DEĞİL.HAYIRLISI OLUR İNŞAALLAH.ALLAH ACENTALARIN YARDIMCISI OLSUN.
|
| Murat - 25.01.2012 11:03:16 |
Bakıldığında büyük çoğunluğun, Avrupada uygulanıyor, tur operatörlüğü yapacaksan teminat vermek zorundasın diye bir uygulamayı istemekte. Oysa kanunlarda Türkiyede faaliyet gösterebilecek seyahat acentalarının sınıflandırılmalarına göre yapabilecekleri faaliyetler açık bir şekilde ifade edilmiştir. Oluşturulmak istenen yeni yasa ile, seyahat acentalarına hak olarak verilmiş faaliyet konuları, yeni baştan maddi yaptırımlarla yapılandırılmaya çalışılıyor. Avrupada ki uygulamaya bakıldığında, benim bildiğim 15 yıl öncesine kadar piyasada küçük, orta ve büyük ölçekli tur operatörlerinin küçük ölçekli olanlarının tamamına yakınının ya tekelleşme karşısında dayanamıyarak ya da operasyonlarına ayırmaları gereken sermayelerini teminatlara ayırmaları gerektiğinden varlıklarını sürdüremediklerini görmekteyiz.Oysaki bildiğim kadariyle, tur operatörlüğü sistemi değil, seyahat acentacılığı birlik sistemi bile bulunmadan turizim faaliyetinde olan ülkeler var. Buradaki asıl sorun gerek TURSABın gerek TURİZİM BAKANLIĞInın tur opere eden seyahat acentaları üzerinde yeterince denetimde bulunamamalarındadır.
|
| Fahrettin ÇİÇEK Managing Director Peninsula Tours - 25.01.2012 11:50:42 |
Tur Operatörlüğü ve Seyahat Acentacılığı ayrımının kaçınılmaz olduğunun ateşli savunucularından biri olarak küçük işletmelerin bu uygulamadan zarar göreceği ve sektörün büyüklerin eline kalacağı kaygılarına katılmadığımı bildirmek istiyorum.
Seyahat Güvence Kurumu veveya Seyahat Garanti Fonu oluşturulması tüketicinin korunmasına yöneliktir. Tüketici güvenini artıracaktır. Tüketicinin dolayısı ile Sektörün kaygılardan arınmasını sağlayacaktır. Serbest piyasa kuralları işlemeye devam edecektir. Sadece oluşturulacak kurum şirketler açısından devamlı ve detaylı risk analizleri yapacak ve tur operatörlüğü yapmak isteyenlerin yeterliliklerine göre faaliyetlere kalkışmalarına müsade edilecektir. Yeterlilik boyutunu biraz daha açarsak her tur operatörü öncelikle belirli bir dönem içerisinde gerçekleştirmek isteyeceği işin boyutunun keni yapısı için uygun büyüklükte olduğunu teyit edecek finansal, organizasyonel ve operasyonel kaynaklara sahip olduğunu ispat etmek zorunda kalacaktır. Dolayısı ile sektördeki her işletme taşınabilir bir riskin altında tutulmaya çalışılacaktır.
80 milyon nüfüsa yaklaşan ülkemizin önümüzdeki yıllarda artacak olan seyahat sıklığı parametrelerine paralel olarak belli bir süreç sonunda en az yarısının seyahat edebileceğini varsayarsak bu değişimin ne kadar elzem ve ivedi olduğunu daha kolay anlarız. Amaç tüketiciyi ve sektörümüzü her yönden yeterli olan tur operatörlerine teslim etmektir.
|
| İrade HÜSEYNOVA - 25.01.2012 13:38:28 |
kaçak acenteler nerden doğuyor? acentelerde çalışan rehberler 500 pax lık müşteri potföyüne ulaşınca acente açmak sevdasına tutuluyorlar. Hiç acente açmasına gerekte yok. Çünki saygıdeğer otelcilerimiz sağolsun. Aynı kontrat fiyatını onlarada veriyorlar. Bırakın fiyatı kıckback verenler bile var. Öyle ticari ahlakı bozuk otelcilerimiz varki, yurtdışındaki Operatörümüze bile hangi acenteyle daha iyi çalışırsın diye tavsiyede bulunuyorlar. Direk otelle çalış diye fiyat verebiliyorlar. Ne yasası? Bunlara yasamı işler? Otel sahibine şikayetmi?Patronun 1 nolu adamı.. Patron bizemi güvenecek? Bırakın Allah aşkına. Kimin eli kimin cebinde.....
|
| defne aydın - 26.01.2012 14:00:16 |
Ozaman bu yukarıdaki arkadaşlar supermarket mi oluyor
|
| Atakan Karakurt - 27.01.2012 12:05:37 |
Yorumcularımıza Teşekkürler. Küçük Acentalar Bakkal gibi olacak düşüncesine katılmıyorum. Bugüne kadar acentalar, Tur Operatörlerinin altında komisyonla çalışan acentalardı. Ancak bugün fırsat siteleri sayesinde D sınıfı olan acentalar bile her hafta tüm yakın bölgelere minimum 5 er otobüs yapabilmekteler.. Büyük Tur operatörleri de , şu anda oturuyorlar. Bundan dolayı ben de yasanın çıkması taraftarıyım. Bu yasa ile birlikte dolayısıyla, batık acentalar da temizleneceğini düşünüyorum. Tursab Belgesinin 30.000 lira olmasını fırsat bilip, piyasayı, tatilciyi dolandırmak amaçlı acentalar açılıyor. Tatilcilerin, operatörlere olan güvenleri,batık acentalardan dolayı bitmektedir. Fırsat siteleri de nerede ucuz ürün var toparlayıp sitelerinde satışa açıyorlar. Ondan sonra Misafirler daha hareket noktasına gittiklerinde hayal kırıklığı yaşıyorlar. Programa Lüks Otobüsler ile yazılmış araçlar Modelsiz, Otel 4 Yıldız yazılmış, Oteller ya bölge dışında ya da 23 yıldız arasında. Bugün Mazot olmuş 3,87 TL, otel fiyatları belli, Tursabın belirlemiş olduğu Rehberlik ücretleri belli nasıl oluyorda acentalar hala çift rakamlı sayılarla tur satabiliyorlar anlam veremiyorum.. Acentalar böyle yapınca, dolayısıyla Tur Operatörleri de, maddi gücü ve ikili ilişkilerini kullanarak, acentaların altında fiyat giriyorlar. Piyasada denge bozuluyor. Burada karlı çıkan bana göre Otobüsler ve Misafirler ama işin bütün hamallığını yapan operatörler olmasına rağmen kazançları neredeyse 0... Sadece ciro dönüyor..
Kısacası, TURSAB ve Turizm Bakanlığı, bu işin ciddiyetinin gerçekten farkına varıp bu yasayı doğru bir şekilde çıkarmalıdır. Acenta ve Operatör ayrımı yapılamadığı takdirde, inanın büyük ve orta ölçekli dediğiniz acentalarda, büyük dediğiniz operatörler de kalmayacaklar. Çünkü tatilciler, rezervasyonlarını direkt olarak otellerden gerçekleştirecekler ve ya kitle halinde bölgeden otobüs ve rehber tutup bölgeyi gezecebileceklerdir... Dolayısıyla da aracıya ihtiyaç kalmayacaktır.. Bunun olmaması için, farklı zihniyetlerde acenta kuranları, küçük çaplı olan fırsat sitelerini bu işlerden men edilmesi gerektiğinin düşüncesindeyim. Operatör yeri geldiğin de, internet ve gazete aracılığı ile promosyonlar yapaacaktır. Diyeceksiniz ki, fırsat siteleri, reklam maliyetini 0a indiriyor. Ama bunun yanında misafir kalitesini ve kazancı da sıfıra indiriyor. Operatörlerin keni bünyelerinde zaman zaman promosyon yapmaları daha faydalı olacaktır.... Bu işin bir dengeye getirilmesi şart
|