Eda Özsoy - TurizmGüncel - Dubai
Müberra Eresin Türkiye'nin Ortadoğu pazarındaki algılanışı ve konumunu şöyle anlattı:
"ORTADOĞU PAZARINDAN ALDIĞIMIZ PAY ÇOK DÜŞÜK"
"Türkiye’nin Ortadoğu’daki Ramazan ayı rakibi Malezya. Normal dönemde ise buradan İngiltere’ye, Fransa’ya seyahat çok yoğun. Biz halen bu pazardan çok az pay alıyoruz. Ortadoğu kesinlikle geliştirilebilecek bir pazar. Önceki senelerde Malezya Ramazan’da Ortadoğu’nun tüm işine talipti. Sadece Ramazan için broşürler basıyor, tanıtımlar yapıyordu. Biz de geçen seneden beri bunu yapıyoruz. Eğer bu sene Ramazan’da Ortadoğu trafiğini biraz daha artırabilirsek İstanbul için çok iyi olacak. Çünkü daha önceleri Ramazan eylül – ekim aylarına denk geldiği zaman otelciler için Ortadoğu kesiliyordu, Avrupalılara yer açılmış oluyordu. Oteller gayet iyi iş yapıyordu. Fakat geçen sene rutinin dışında bir şey oldu ve Ramazan ayı çok parlak geçmedi. Bütün otellerde sıkıntı vardı. Bir Taksim otelinin temmuz – ağustos aylarında doluluklarının yüzde 80’in altına düşmemesi lazım. Ancak geçen sene yüzde 60’lardaydı. İstanbul olarak geçen sene Ortadoğu’dan yoğunluk yaşadık. Sezonları kısaldığı için İstanbul bir anda Arap doldu. Ancak bu durum sadece bir ay sürdü. Genelde Ramazan öncesi 1,5 – 2 ay seyahat ediyorlar. Ramazan’da hiçbir yere gitmiyorlar. En çok Malezya turist alıyor. Onlar da çok çalışıyorlar. Bizim de bu konuda biraz çaba sarf etmemiz lazım."
İstanbul'un Ramazan daha fazla Arap turist çekmesi gerektiğini vurgulayan Müberra Eresin TUROB ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle basılan 'Ramazan'da İstanbul' broşürü hakkında da bilgi verdi
"RAMAZAN AYINDA YETERİ KADAR ARAP TURİST ÇEKEMİYORUZ"
"Son dönemde Ortadoğu işlerimiz oldukça arttı. Ancak şunu da unutmamak lazım. Ramazan yaza geldikçe Ortadoğu’nun İstanbul’a seyahati daha geriye doğru gidiyor. Doğal olarak bu sene okullarını daha erken kapatıyorlar. Seyahatlere daha erken başlıyorlar. Mayıs ayı sonu Haziran ayı başı gibi Türkiye’ye olan hareketlilik daha da artacaktır. Bizim en büyük sıkıntımız şu: İstanbul olarak Ramazan ayında hala yeterli Ortadoğu misafirini edinememek. Çünkü İstanbul’da da kendi ülkelerindeki gibi rahatlıkla oruç tutabileceklerini, sahur ve iftar yapabileceklerini henüz anlatabilmiş değiliz. Geçen sene Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte ‘Ramazan’da İstanbul’ adlı bir çalışma yaptık. İçinde çok faydalı bilgiler var. İnsanlar İstanbul’da Ramazan döneminde neler yapabilir bunlar anlatılıyor. Ramazan ayı için İstanbul’u tanıtan broşürümüzü TUROB yaptı, bakanlığımız da bize dil ve basım konusunda destek verdi. Bu şekilde biz de buradan daha fazla iş edinmeye çalışıyoruz. Broşürün kapağına burada çok tanınan Türk dizilerinden yıldızların fotoğraflarını koyduk. Burada bazı Türk dizilerinin yayınlandığı saatlerde hayat duruyor. "
Müberra Eresin Arap turistin Türkiye'de konaklama süresinin artırılması için yeni destinasyonların yaratılması gerektiğini ifade etti:
"İSTANBUL VE BURSA'NIN ARDINDAN YALOVA VE KARADENİZ GELEBİLİR"
"Türkiye'de İstanbul dışında da Ortadoğu pazarına yönelik yeni destinasyonlar tanıtılmalı. Araplar Bursa’yı da çok iyi biliyorlar. Bunlara ek olarak Yalova’yı, Abant’ı çok beğeniyorlar. Denize girmeyi pek sevmediklerinden Güney kıyılarımıza pek seyahat etmiyorlar. Karadeniz de bu pazar için iyi bir alternatif olabilir. Yeni destinasyonlar gündeme getirirsek Türkiye’de daha uzun kalmalarını sağlayabiliriz. Çünkü şöyle bir trend var: Bazı aileler İstanbul’a gelip bir hafta kalıyorlar. Sonraki iki haftalık seyahatlerini başka ülkede yapıyorlar. Londra’ya gittikleri zaman üç hafta kalıyorlar. Biz henüz daha Ortadoğulu turiste sunduğumuz ürünler çok fazla çeşitlendiremedik. Onun için bir hafta kalıp gidiyorlar."
Arabian Travel Market'te Ortadoğulu acentecilerin Türkiye'nin fuarlardaki stant yeri ile ilgili yaptıkları yorumlara ise Eresin şöyle cevap verdi:
"TÜRKİYE'NİN FUARLARDAKİ YERİ AVRUPA'DIR"
"Türkiye’nin dünya fuarlarındaki yeri kesinlikle Avrupa ülkelerinin bulunduğu holler olmalıdır. Biz o konuda maalesef buradaki Ortadoğulu acentelerin 'Türkiye Ortadoğu holünde stant açsın' fikrine katılmıyoruz. Biz senelerdir fuarlarda Avrupa’nın içinde stant almaya çalışıyoruz. Bence bu doğru bir strateji. Müslüman bir ülke olarak Avrupa’da kabul edilmek cazibeyi artıran bir unsur. Burada birçok seyahat acentesi sahibiyle görüşüyoruz. Hepsinin anlattığı şey buradaki turistlerin Avrupa’nın belli başlı şehirlerine çok gittikleri ve İstanbul’a da bir nebze olsun geldikleri yönünde."