Eda Özsoy - TurizmGüncel
Mardan Palace Genel Müdürü Cumhur Özen Arap pazarındaki son eğilimleri ve Mardan Palace olarak 2012 sezonuna yönelik pazarlama çalışmalarını anlattı:
"Arabian Travel Market'e çok özen gösteriyoruz. Bizim için Arap pazarı çok önemli. Arap pazarı en yüksek misafir profiline ve en yüksek harcama kitlesine sahip olan bir pazar. Özellikle kral ailelerinin konaklamalarında Arap pazarını kullanıyoruz. Yüksek cirolar bırakan bir misafir kitlesi. Araplar daha çok oda - kahvaltıya yöneldiği için de bizim için önemli. Biz tam pansiyon sistemini uygulamakta kararlıydık. Bu yıl çok güzel bir pazarlama çalışması yaptık. Bu sistemi, her şey dahile karşı bir kalkan olarak kullanıyoruz. Fiyatımız da makul gittiği için gayet başarılı olduk. Bu yıl Nisan ayını yüzde 40 ile, Mayıs'ta yüzde 60, Haziran'da ise yüzde 40 doluluğumuz var. Temmuz ayında da şu anda büyük sıkıntılar söz konusu."
BÜYÜK OTELLERİN SERVİS KALİTESİ DÜŞTÜ, İLGİ BİZE KAYDI
"Bu yıl çok iyi hazırlandık. Bu gelişmelerin olabileceğini tahmin etmiştik. Bazı şeylerin oturmayacağını biliyorduk. Ramazan ayı Temmuz - Ağustos'a geldiği için önlemlerimizi aldık. İç pazarı can simidi olarak kullanmadık. Bu nedenle başarılı bir sezon yaşıyoruz. Antalya'da önemli durumlarda olan ancak kendini yenileyemeyen büyük isimli otellerin servis kaliteleri düşünce, operatörler bize yöneldi. Artık bizim çalıştığımız acentelerin alt markalarıyla çalışıyorlar. Bu da ilginin bize doğru kaymasına neden oldu. Onun için hala aynı kaliteyi vermeye çalışıyoruz. Hiçbir destinasyonu Türk pazarının altında satmıyoruz.
Çinli gruplar almaya çalışıyoruz. Türkiye'de bu yıl Çin yılı. Çinli turistlere ilişkin çalışmalarımız var. Anadolu turlarını otelimize çekmeye çalışıyoruz."
MARDAN'DA HİNT FİLMİ ÇEKİLECEK, ANTALYA'YA HİNTLİ AKINI YAŞANACAK
"Otelimizde ikinci bir Hint filmi çekilecek. 6,5 milyon insanın izleyeceği Race 1 filminin ikincisi Mardan'da çekilecek. Londra'da çekilen ilk filmin ardından bölgeye Hintli misafir akını olmuş. Benzer şeyin Antalya'da da olmasını bekliyoruz. Çekimler Nisan'da başlayıp, Haziran'da sona erecek. 2014 yılında bunun geri dönüşü çok fazla olacak."
TÜRKİYE İÇİN İSPANYA EN BÜYÜK TEHDİT
Özen Avrupa'daki kriz nedeniyle İspanya'nın fiyat düşürerek Türkiye turizmi için tehdit oluşturmaya başladığını ifade etti:
" Bu yaz Ukrayna ve Polonya'nın ortaklaşa düzenlendiği Avrupa Futbol Şampiyonası var. Sosyo - ekonomik patlamalar, İspanya'nın ekonomik krizi yüksek derecede hissediyor olması ve turizme sarılması bizi etkileyen unsurlar. İspanya inanılmaz boyutlarda damping yaptı. AB'ye girdikten sonra rus uçaklarına izin vermeyen İspanya, yasakladığı uçakları artık ülkesine alma kararı vermiş durumda. Ayrıca kısa sürede vize çıkarma olanakları sağlamaya çalışıyorlar. Bu bir krizdir. Krizi fırsata çevirmek isteyenler oluyor. Geçen yıl savaştığımız Mısır gerçeği yaz başında İspanya ve Yunanistan'da ortaya çıktı. Yunanistan'a da ayaklanmalar nedeniyle insanlar gitmiyor. Ancak İspanya böyle değil. İspanya Türkiye'nin önünde büyük bir tehdit olarak duuyor. Ekmek artık ortada yok. Gidip ekmeğini kendin bulman gerekiyor. Böyle bir piyasa var."
TÜRK TURİSTE HAK ETTİĞİNE VERMELİYİZ
Cumhur Özen iç turizm ve Antalya'daki son durum için ise şunları kaydetti:
"İç turizm acentecilerin ya da otelcilerin can simidi olmasın. Türk insanı buna uyansın. Biz iç turizmi can simidi olarak görüp yüksek fiyat çekmedik. Türk insanını hak ettiği yere oturtmamız lazım. Almanya'dan bir yolcu gelip 10 gün tatil yapıyor ama bizim insanımız yapamıyor. Eğer sunamıyorsak, o insanları da aynı fiyatlara buraya getirmeyelim. Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden birindeyiz. Oralarda girdiğiniz deniz bulaşık suyu gibi. Antalya bir cennet. Bu ülkeyi, bu şehri ucuza satmayalım. 8 ay açık bırakalım, 5 - 6 ay iyi fiyattan satalım. Rekabet etmek için gelip turizmi baltalamayalım. Ülkemizi uçuz destinasyon imajından çıkartalım. Antalya, ucuz bir destinasyon olmamalı.Çok para kazanmıyoruz. 12 milyon turist alan Antalya'nın kişi başı geliri 680 dolar. İstanbul'da gelir kişi başı 1800 dolar. Turizmi baltalıyorlar. İnsanlar artık evlerini alıyorlar ve öteki Alman'a kiraya veriyorlar."