Bakandan AB'ye: Vize serbestisi konusunda kesin güvence verilmeli

Bakandan AB'ye: Vize serbestisi konusunda kesin güvence verilmeli
AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Birliği'nden gelen eleştirilere karşılık fasılların açılarak diyalog yolunun geliştirilmesi çağrısında bulundu. Vize serbestisi yol haritasındaki yükümlülüklerden eksik kalan birkaç hususu Türkiye ve AB'nin ortak bir zeminde anlaşarak hızlıca yerine getirebileceğine inandığını dile getiren Çelik, "Ancak bizim atacağımız adımların akabinde, vatandaşlarımıza vizesiz seyahatin artık vakit geçirilmeden tanınması için kesin bir güvence verilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.



AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Brüksel'de göç anlaşması ve üyelik müzakerelerine ilişkin konuştu.

Habertürk'te yer alan habere göre, Çelik'in açıklamasından satır başları şu şekilde:

'HEM FASILLARI AÇMAYACAKSIN, HEM DE SÜREKLİ ELEŞTİRECEKSİN'

''15 Temmuz'da bu yana AB çerçevesinde pek çok toplantıya katıldım. İlk defa bugün bir saygı duruşu yapıldı. Bunun çok doğru bir yaklaşım olduğunu ifade ettim. Bir Avrupa ülkesinde darbe girişimi oldu. 250 insanımız hayatını kaybetti. Bugün ilk defa bir Avrupa platformunda böyle bir şey oldu. Tabii çeşitli eleştirileri var, OHAL ile ilgili. Bunun çözümü konuşmaktadır. Buyrun dedim, 23 ve 24'üncü fasılları açıp, bunları konuşalım. Fasılları açmak, bunları konuşmak demektir. Hem fasılları açmayacaksınız hem de sürekli eleştireceksiniz. Bu AB açısından bir vizyonsuzluktur.

GÖÇ MESELESİ

Diğer konu başlığı göç meselesiyle ilgiliydi. Türkiye'ye gönderilecek mali yardım konusunda çok zayıf bir ilerleme var. En son Cumhurbaşkanımızın görüşmesinde bunların hızlandırılacağı söylenmişti. Türkiye'de bir Slovakya'nın yarı nüfusu kadar mülteci var. Suriyeli çocukları okutamazsak, bu çocukların peşinde DEAŞ ve El Kaide gibi örgütlerin olduğunu unutmayalım. Ama maalesef yardım mekanizmaları o kadar yavaş ki, ilkokul çocuklarına anca emeklilik çağında ulaşabilecek.

'TÜRKİYE VE AB'NİN İSTİKRARLI COĞRAFYALAR OLARAK DİYALOĞA DEVAM ETMESİ GEREK'

Önümüzdeki hafta buraya Dışişleri Bakanımızla gelecek. Türkiye-AB arasında üst düzey görüşmeler devam edecek. Bir zirve düzenleme için çalışmalarımız da sürüyor.

Görüyorsunuz, ABD ile AB arasında bir takım tartışmalar var ve bu giderek derinleşiyor. Bizim güneyimizde krizler var. Yakın zamanda çözülmesi zor görünüyor. Kuzey Kore-Güney Kore gerilimiyle, dünyanın o tarafında da bir kriz oluştu. Tüm bunlar olurken, Türkiye ve AB'nin istikrarlı coğrafyalar olarak diyaloğa devam etmesi gerekiyor.

'KATILIM MÜZAKERELERİ OLMAZSA...'

Türkiye-AB ilişkilerinin özü katılım müzakereleridir. Bu esas olmak kaydıyla, diğer konularda iş birliği geliştirilebilir. Ancak katılım müzakareleri olmazsa, diğer alanlarda iş birliği olsun demek de olmaz. Göç meselesi kontrol altına alındıktan sonra, AB ülkeleri belli kontenjanlarda mülteci alacaktı. Bu konuda AB ülkelerinin sınıfta kaldığını görüyoruz. Türkiye'nin bütün dünyanın bütün vicdani, ahlaki, siyasi, mali yükünü çekerken, bu yükün paylaşılması gerekiyor.

'TÜRKİYE-AB KRİZİ, AB'NİN İÇ KRİZİNİN YANSIMASI'

Macron'da ilk seçildiğinde söylemişti, AB'nin reforma ihtiyacı var. Türkiye-AB krizi de AB'nin iç krizinin bir yansımasıdır. Avrupa tek başına karar alma, birlik gibi hareket etme refleksini de kaybediyor. Son yıllardaki krizler karşısında tek başarı, 18 Mart göç anlaşmasıdır.

Vize anlaşması, mali yardım ve fasılların açılması bir paket. Avrupa Birliği bunların hepsini ihlal ediyor. Türkiye bütün taahhütlerini yerine getirmiş.''

'VİZE SERBESTİSİNDE KESİN GÜVENCE GEREKİYOR'

Vize serbestisi yol haritasındaki yükümlülüklerden eksik kalan birkaç hususu Türkiye ve AB'nin ortak bir zeminde anlaşarak hızlıca yerine getirebileceğine inandığını dile getiren Çelik, "Ancak bizim atacağımız adımların akabinde, vatandaşlarımıza vizesiz seyahatin artık vakit geçirilmeden tanınması için kesin bir güvence verilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

Çelik, geri kabul anlaşması ve vize muafiyeti süreçlerinin paralel yürütülmesi konusunda bir uzlaşıya varıldığını hatırlatarak, "Genişleme ülkesi olmayan ülkelere bile vize serbestisi tanınırken bizim önümüze (katılım müzakerelerine benzer şekilde) hala siyasi engeller konulması kabul edilebilir bir durum değildir. Vize serbestisi, iş dünyası bakımından da önemli sonuçlar doğuracak, psikolojik olarak tarafları yakınlaştıracak bir gerekliliktir." diye konuştu.



Bu Haber 19.07.2017 - 09:25:47 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.