TurizmGüncel
İstanbul'da iki tane Four Seasons oteli yatırımı bulunan Astay İnşaat ve Gayrimenkul, üçüncü Four Seasons otelini Bodrum'a açmaya hazırlanıyor. Konuyla ilgili olarak bilgi veren Astay'ın CEO'su Atilla Öztürk üçüncü Four Seasons otelini Bodrum'a yapmak için anlaşma imzaladıklarını söyledi.
İşte Atilla Öztürk'ün TurizmGüncel'e özel açıklamaları...
BODRUM'DA YETERİ KADAR KALİTELİ OTEL YOK
"Bodrum Türkiye ve dünya turizm pazarında hak ettiği lüks segmentteki büyük dikkati henüz elde edememiş bir destinasyonumuz. Oysa Bodrum, iç ve dış pazarda çektiği turist sayısı, sunduğu imkanlar ve doğası ile dünya klasmanında en üst düzeyde bir destinasyon olmayı çoktan hek eden bir yer. Fakat Bodrum'da bu anlamda yeterli sayıda, kalite eşiğini aşan otel yok. Tabiki çok güzel oteller var ancak zincirler tarafından yönetilen oteller Bodrum'a yeni yeni geliyor. Bilindiği gibi Aman Resorts çok önemli bir yatırım oldu Bodrum için. Sonrasında Mandarin Oriental ile yapılan anlaşma ve şimdi de Four Seasons'ı düşünürseniz burada artık ultra segmentteki ürünlerin pazarda olacağı düşünüyoruz. Bodrum bunu çoktan haketmiş bir yerdir. Bu üst nitelikteki ürünler ve operatörler Bodrum'a girdiğinde Bodrum'da hayatın ve yatırım ikliminin önemli ölçüde değişeceğini düşünüyorum. Bugün Bodrum 1,5 milyon turist ağırlamakta ve bunun önemli bir bölümü iç pazar müşerisi. Yabancıların Bodrum'da daha fazla görünür hale gelebilmesi için daha nitelikli ürünlerin orada pazara sürülmesi gerekiyor, ki bu sürecin içinde olduğumuzu da söyleyebilirim."
ÜÇÜNCÜ FOUR SEASONS OTELİNİ BODRUM'A AÇMAK İÇİN ANLAŞMA İMZALADIK
"Türkiye'de iki tane Four Seasons otelinin sahibiyiz ve bir üçüncüsü de yolda. Bu anlamda şirket olarak üçüncü Four Seasons otelini yapmak için anlaşma yapmış bulunuyoruz. Four Seasons hem şehir otelciliğinde, hem resort otelciliğinde hem de başka kompleks alanlarda artık uzmanlığını geliştirmiş bir marka. Dolayısıyla bizim Bodrum'da yapacağımız otel de dünya standartlarında ve lüks segmentte bir resort oteli olacak."
OTELİN RİSKİ YATIRIMCININ SIRTINDA
"Uluslararası zincirlerle yapılan anlaşmalar, pazar uzmanları, tasarım uzmanları, planlama uzmanları, işletmeciler ve buna benzer ekiplerle yapılan/yapılması gereken anlaşmalar. Bir projeye hayata geçirilirken, sayısı yüzlere varan insanlarla çalışılır ve bu insanların hiçbiri "nihai kararı ben veririm" diyemez. Ancak işin ekonomik anlamda en büyük yükünü ve riskini alan yatırımcıdır ve bu anlamda yatırımcıyı teminat altına alan bir yapı yok. Proje başarılı olduğunda herkes kazanıyor, başarısız olduğunda yatırımcı kaybediyor."
ZİNCİRLERLE ANLAŞIRKEN KENDİNİZİ DESTEKLEYECEK ARAÇLARI İYİ TESPİT EDİN
"Uluslararası zincirlerle yapılan franchise anlaşmalarının çok ağır olduğunu düşünmüyorum. Netice itibarıyla bunlar pazarlık yapılabilir şeyler. Sonuçta bir sözleşme üretiyorsunuz. Bu sözleşmeyi eğer kendinizi koruyacak, kendinizi destekleyecek birtakım araçlarla destekleyebiliyorsanız yapılan sözleşmenin sizin aleyhinize olması çok fazla mümkün değil. Anlaşmalarda işletmecinin ve yatırımcının gelebicileceği maksimum sınırlar var. Dolayısıyla yapılan anlaşmalarda, bu ikisinin buluşabileceği ortak noktayı yansıtan bir anlaşma çıkarmak gerekiyor ortaya."
KENDİ ÇIKARINI YETERİNCE GÖZETMEYEN ANLAŞMALAR İMZALAYAN YATIRIMCILAR VAR
"Özellikle Türkiye'de yatırımcıların işletme ve franhise anlaşması yaparken, yeterince kendi çıkarlarını gözeten anlaşmalar yapmayabildiklerini görüyoruz. Biz kendimizi bunun içinde görmüyoruz çünkü yaptığımız anlaşmalarda kendi haklarımız ve sesimizi o anlaşmanın içerisine işletecek bir süreci işleterek oraya geliyoruz."
ARAZİ FİYATLARI YATIRIMI İMKANSIZ HALE GETİRDİ
"Otel fizibilitesi içinde en hassas unsur arazi fiyatıdır. Razi fiyatını aşamazsanız, otel fizibilitesi yapamazsınız ve yatırım da olmaz. İstanbul'da metrekare fiyatları olarak çok farklı segmentlerde arazi fiyatları var. Ama İstanbul'a gelen bir turist nederede kalmak ister? Elbette Tarihi yarımada ve boğaz çevresinde. Sorun şu: Turizmin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürünü yerleştirebileceğimiz lokasyonlardaki arazi fiyatları artık oralarda otel yatırımı yapmayı imkansız hale getirdi. Türkiye'deki merkezi alanlarda otel yatırımı ile yarışan konut ve yaşam amaçlı gayrimenkul sektörü kıyaslandığında bu yarışta kazanan tarafın oteller olmadığını görüyoruz. İstanbul'da 5 yıldız ve üzeri en az 10 bin yatağa ihtiyacımız var. Yatak olmadığı için, boş yer olmadığı için yapılamayan pek çok toplantı var. Bu noktada yerle yönetimler, kamu idarecileri ve bakanlığın devreye girerek, ucuz demiyorum ama, başka alanlarda kullanımları yeterince anlamlı olmayan kamu arazilerini ve kamu mülk stokunu bu alana aktarmak için birtakım düzenlemeler yapması gerekiyor. Aksi taktirde otel yatırımcılarının yeni bir Çırağan, yeni bir Four Seazons yapabilme şansının çok fazla olduğunu düşünümüyorum."
HAYDARPAŞA İLE İLGİLENEBİLİRİZ
"Dünyanın gelişmiş hiçbir kentinde otel ve tarih birbirinden ayrı değildir. Fransa'ya bakın örnğin, Londra'ya, Berlin'e Frankfurt'a baktığınızda, en iyi otellerin tarihsel mekanlarda olduğunu görüyorsunuz. Çünkü parnızla satın alamayacağınız tek şey yaşanmış tarihin kendisidir. Tarihi binaların yaşatılması, kamu kaynaklarının kullanılarak yapılmasıyla mümkün değil. Tarihi bina stoku geriye gidiyor Türkiye'de. Bu bağlamda Haydarpaşa ile ilgili yapılan yeni imar planını da yakından takip ediyoruz. İlla bizim alıp yapmamız gibi bir durum yok ancak fırsatımız olursa da düşünülmeyecek bir konu değil."