Modus Operandi – İş yapma tarzı

Belki de tarifi açmak için, bir işi yaparken kullanılan veya tercih edilen kendine özel yöntem ve yöntemler bütünü şeklinde tanımlama yeterli olabilir.

Bu açıklama biraz derinleştirilirse, işin yapılış tarzı işin kalitesini, müşterinin memnuniyetini, pazardaki konumunu belirleyen dolayısıyla kazanım ve yeni yatırımların önünü açan önemli unsurlardan birisi olarak da anlamlandırılabilir. Belki de her şeyin otomatik paketleme makinalarında paketlenmiş, birbirinden farklı olmayan standart ürünler şeklinde raflarda yerlerini aldığı bir karmaşık ve ambalaj seçkinliği ortamında tercih nedenlerinden biri olması daha fazla kazanım getirmez mi?

Nedense turizm için pek çok farklı ve çeşitli tanımlamalar yapılmasına rağmen ulusal bir turizm tarzına sahip olmadığımız bilincine de sahip değiliz. Bunun yadırganacak bir yanı yok çünkü tarz yaratmak kolay değildir ve sonu marka olmaya dayanır. Burada büyük bir açık var ve her sene aradaki makas açılıyor. İşin ilginç tarafı yatırımcı hele konaklama ile hiç deneyimi olmayan para sahipleri halen turizm yatırımı yapmak için koşuşturuyorlar. Sisteme daha fazla tesis katılması kalite olgusunu sulandıran bir önemli etken oluyor ve işler sarpa sarıyor. Ama ne gam, her taşın altından bir ulema ve ukala çıkıyor, bunlar tarafından ortaya atılan fikirler ile sadece zaman öldürülüyor. Filmin geri sarılması ve turizm konusunda akılcı plan ve projeler yapılması zamanı gelmedi mi? 

Bazen turizmde ileri ülkeler neler yapıyor diye araştırmak fayda getirir fakat mutlaka bir Türk tarzı geliştirmek zorunlu gibi görülüyor. Kültürel alt yapı ve insan kaynakları bazı iyileştirmeler ile bu yeni sisteme uyarlanabilir. Ancak tüm bu işler için çıkış yerinin tespitinde şaşı bakışın ortadan kalkması gerekli. Tarih ve eskiden kalanları göz önüne çıkartmak kadar onların sunum şekli de önemlidir. Ama bundan müze ve ören yerlerine bazlama pişirme ocağı koymak kastedilmiyor. Yapılması gereken yer altı ve üstü eksi ve yeni tüm zenginliği abartmadan ancak doğal yapısına uygun pazarlama ve sürdürülebilir modeller geliştirilmesi gereklidir. Böylece doğayı koruyup zenginlikleri ortaya koyarak bir cazibe merkezi oluşturmak olasıdır.

Son zamanlarda ortaya atılan turizmin çeşitlendirilmesi fikirleri ölümcüldür. Çünkü bu söylem sadece laftır ve alt yapısı eksiktir. Çünkü çeşitlendirme adı altında farklı turizm dalları anlaşılmaktadır ve hiçbirinin ayakları yere basmamaktadır. Bana göre yapılması gereken turizm gövdesini çok güçlü olarak kurgulamak, diğer dalları gövdenin taşımasına olanak vermektir. Bunun için kavram ve işletme yöntemleri üzerinde durmak gereklidir. Ana fikir aynı kalmak şartıyla farklı bölgeler için farklı ürün gamları oluşturmak önem verilmesi gereken bir çözüm yöntemidir. Farklı çözümler önermeleri ve proje çalışmaları yapılabilir ama bunun satın alınabilir bir ürün olduğunu yerli yatırımcı anlamak zorundadır. Yoksa standart birbirine benzeyen yapılar, ortaya karışık mönü içinde yemekler, üstten bakan hizmet yaklaşımı ile durduğumuz yerden kıpırdamak olası değildir.

Fark yaratacak kendimize özgü, hani güncel tanımlama ile milli projeler yapılabilir ve büyük ilgi çeker. Buradaki farkı da turizm camiası algılamaya çalışabilir. Çünkü proje içinde yöresel değişikliklerin nasıl paraya dönüşebileceği çalışması içinde olmak gerekir. Buradaki kritik eşik ise iş yapma yöntemleri ile kullanılan her türlü ham maddenin kaliteli ürün çıktısını temin edecek yönde planlanmasıdır. Bunun için çok detaylı ve donanımlı eğitim çalışmaları planlanmalıdır ve uygulama için turizmin her kesiminden katkı alarak büyük resmi oluşturmak gerekli görünmektedir. Çünkü herkesin kafasında yer eden fanteziler ile zaten bölük pörçük olmuş turizmi toparlamak olası değil. Olsaydı şimdiye kadar bir çıktı elde edilebilirdi. Bu nokta önemlidir.

Bir zaman sansasyon yaratan bakanlık veya yönetim şekli ise bu kertede zerre kadar önem taşımamaktadır. Neden? Çünkü burada anlatılan işler için bakanlık veya ciddi yasalara gerek yok ki. Sadece işletme tarzı iyileştirme ve geliştirme çabalarına gereksinim var. Elde mevcut olan eğitim, şehircilik, tarım, sağlık, ekonomi bakanlıkları turizm için gerekli olan yasaları zaten yapmıştır. Sadece maddeleri uygulamak için bakanlık olması ne kadar gerekli, soru işaretidir. Diğer yandan gelişen ve değişime süratle kanat açan yeni toplumsal düzen planlarında bakanlıklar yerine o işte yetkin ve deneyimli sivil inisiyatifler söz konusudur. Böylece değişim ve geçiş için iyi bir model oluşturulabilir. Bugün kendi içinde debelenen politik ve siyasi doktrinler ile sistematikler yakın erimde ortadan kalkacaktır. Çünkü dünya elinde mevcut yeni teknolojik olanaklar ile eski düzene ayak uyduramıyor. Küresel olarak dengelerin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu ancak evrensel tavır ve tedbirler için kısır politikacı kafasının yetersizliği ortadadır. Sorunu bu açıdan da ele almak fayda sağlayabilir.

Kapsam, zenginlik ve el değmemiş özellikler bakımından ülkemiz turizmi çok büyük potansiyele sahip. Ama son yıllarda yapılan azgın tahribatlar sonlanmalı ve turizm yeniden farklı bir felsefi yaklaşım ile keşfedilmelidir. Sadece bu yapılırsa politik söylem olarak dile getirilen ve mevcut sistem ile asla yanına yaklaşılamayacak hedeflere ulaşmak olasıdır. O halde turizmde de tarz anlamını ve kavramını bir an önce özümseyip ileriye dönük planları buna göre yapmakta sayısız faydalar vardır. Ne dersiniz, konu farklı şekilde ele alınıp üzerinde çalışmalar yapılabilir mi? Ama unutmayalım, en sıkıntılı tarafımız bir işe detaylı proje girdileri ve hesapları yapmadan balıklama atlamak, süreç içinde düzeltme gayretlerini marifet sanmak ve sürdürülebilir tarzlar ortaya koyamamaktır. 

Burada bahsedilen fikirlerin proje haline getirilmiş şekilleri ihtiyaç sahiplerine profesyonel ortamda sunulabilir. Mühim olan yatırımcıya yeni yolları gösterme aşamasında birlikte çalışma ortamları yaratmaktır. Eskinin antika değeri taşıması için en az 100 yıl geçmesi gerekli diye biliyorum, yani daha vakit var.   Ama değişim istenirse kazanım yolları da mevcut.  

23.07.2018 - 15:25:02
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim