Nedir bu dilden çektiğimiz?

İnsanların en önemli özelliklerinden biri konuşarak anlaşmalarıdır.

Tarih içinde evrim geçiren kavimler belli lisanları kullanarak iletişim kurmak şeklini seçmişlerdir. Ancak lisan bilmek veya sözcükler ile kelimeleri yan yana getirmek iletişim anlamına gelmiyor. Çünkü hınzır politikacı dili bile kendine oy getirecek şekle dönüştürebiliyor. Böylece konuşan ve anlaşamayan kitleler oluşturulup anlaşılmazlık içinde yaratılan toz ve dumandan iktidarlar ortaya çıkıyor. Bu sistemi en küçük birim olan iki kişinin iletişiminden a ile, şirket çalışanları, kamu kurumları, mahalle, şehir ve millet gibi kademelerde inceleme yapılırsa sonuç değişmez. O halde sadece aynı lisanı bilmek yetmez, aynı dili de kullanmak önemlidir.   

Bu kısım güncel hayatla ilgili ama teknik boyutunda da sorun aynıdır. İki teknik kişi aynı dili aynı terminoloji ile kullanmıyorsa anlaşma ve uzlaşma olanaksızdır. Bugün içinde olduğumuz karmaşa eğer dikkat edilirse büyük oranda bu nitelikten ortaya çıkmaktadır.

İrdelemeye çalışırsak, yol yapmak ne anlama gelmektedir? İki mesafe arasını kolaylıkla aşacak şekilde teknik mühendislik ve mimarlık yöntemleri kullanarak yapılacak işlemler olarak tanımlanabilir. Dikkat edersek, “yol” aslında son derece teknik bir kavramdır. Hem inşaat türü hem de yapı tarzına göre çok farklı çeşitli imal edilebilir. Örneğin boş bir arazi üzerinden dozer geçirilerek de yol yapılır, tekniğe uygun çeşitli katmanların üst üste yerleştirilmesi ile de yol ortaya çıkartılır. Aradaki çok önemli iki unsur ve fark ise dayanım ve kalitedir. Peki, bu farkı ortaya çıkartacak teknik tanım kim tarafından yapılmalıdır? Tabi ki eğitim-deneyim-liyakat üçlüsüne sahip teknik kişi ve firmalar ile.

Gördüğümüz kadarı ile hem kamu hem de özel sektör henüz bu düşünceden uzaktır. Bu nedenle de yol, köprü, hastane, otel gibi yapılar sadece beton vasfı ile ortaya çıkmakta ve işletme özellikleri göz ardı edilmektedir. Belki de bu yüzden tesisler çok pahalı inşa edilmekte ve olması gereken faydayı sağlamaktan uzak yapılar olarak ömürlerini tamamlamaktadır.

Pahalılık konusu nedense kamu ve özel sektörde dikkate alınmayan bir diğer önemli konudur. Belki de ekonomi çok iyi bizim haberimiz yoktur. Ancak mühendislik eğitiminde bizlere en uygun maliyeti hesap etme yöntemleri bilgisi verildi ve bizler tüm projelerimizde bu değerleri titizlikle gözden geçirip uygulamaya koyarız. Ancak son on yıllarda aşırı değere sahip inşaatlar yapılarak satışa çıkarılması söz konusu. Sadece basit bir yöntem olarak Resmi Gazete ve TMB (Türkiye Müteahhitler Birliği) yapı maliyetlerine göz atılırsa ve sadece bizim konumuz ile ilgili en yüksek değeri olan maddeleri alınırsa,

     *Yüksekliği 51,0 metreyi aşan yapılar (yani bugün herkesin yaptığı yüksek katlı konutlar) için metrekare maliyeti, KDV hariç,  genel giderler (%15)  ile yüklenici kârı (%10) dâhil edilerek, 2.000,00 TL nin altında,
     *5 yıldızlı oteller ve Tatil Köyleri için 2.200,00 TL üstünde verilmiş rakamlar ile binaların metrekare büyüklükleri çarpıldığında bulunan rakam ile satış fiyatı arasında 4-8 kat fazlalık var.

İşte bam teli burada kopuyor çünkü elde edilen veriler normal matematik kurallarına uymuyor. Diğer yandan işletme için bir otel tarzı tesisin geri ödeme rakamları gerçek dışına çıkarak yıllara göre gelir hesapları yapılamaz duruma geliyor.

Son yıllarda tasarruf adına yapıldığı ilan edilen bina içindeki teknik alt yapı ve düzenlemeler karam olarak havada bırakılmakta. Örneğin Sıfır Enerji Bina kavramı veya Proje Yönetimi – Çevik ve Tos Kafa bahis konusu edilmesi keyifli ancak içi boş seda olarak işlev yapıyor. Bunu gıdanın çürümeden sağlam ve uzun süreli saklama koşulları oluşturulması, tarladan çatala olan yolun düzgün ve kontrol edilebilir olması gibi detay uygulamalarda da göremiyoruz. Pişirme ve saklama ile ürün satışı veya tüketime sunum sırasında büyük açıklar doğru yıkama ve atık yönetimi safhalarında çok eksik.    

Dikkat ederseniz yukarıda kısaca ve bazı örneklemeler ile bir kısmından bahsettiğim maddeler tipik aynı teknik lisanı konuşmamanın sonuçlarıdır. O halde bu konuda biraz çaba sarf etmek gerekecektir. Bundan kasıt, bir otel projesi denince çevre, alt yapı, ulaşım, atıklar, doğal temiz unsurlar su-hava-gıda-enerji ve çalışanların akla gelmesi gereklidir. Buradaki ana başlıklara pek çok alt başlık gelerek bir bütün elde etmek kolaydır ve aynı dil kullanıldığında belli bir ahenk ve uyum ortaya çıkacaktır. Bu örneği tüm diğer endüstriyel tesislere uygulamak olasıdır. Eğer ilerleme isteniyorsa tüm çalışmaların her meslek profesyoneli tarafından titizlikle ele alınması zaruridir.    

NE YAPMALIYIZ?

Yapılması gereken tek şey inşaat ve sanayide tek teknik dil kullanımına önem vermektir. Tanımlar, tarifler, standart ve kalite normları bu sektör paydaşları tarafından özümsenmelidir. Bu sistemi kısa yoldan yaşama geçirmek bu konuda en yetkin STK durumunda olan TMMOB ile kamunun ve ilgili üniversitelerin ortak çalışmalar yapması ile gerçekleşebilir.

Böylece yukarıdaki örneği de geliştirerek asfalt yapılacak ise zemin, drenaj, toprak sıkılığı, yüzey pürüzü, eğim, emniyetli yol kenar uygulamaları gibi tedbirler proje tasarımı sırasında dikkate alınacaktır. Benzer şekilde bir otel ile bir hastane doluluk oranları farkı projeye yansıyacaktır. Yine, sıfır enerji bina projesinde sadece iç kısımda oluşan enerji ile binanın harcamalarının karşılanması söz konusu olacak ve hesaplamalar temiz enerjinin en yüksek verimle çalışması temin edecek tarzda yapılacaktır. Sanayi açısından ise değişik tarz yapılarda işe uygun malzemelerin imal edilip kullanılması ile büyük kazanımlar söz onuşu olacaktır.

Dünya tasarruf yanında gerekli olmayan tesis veya cihazları da projeden çıkartmakla hem yatırım hem de işletme safhalarında büyük kazanımlar elde ediyor ve buna uygun yeni tasarımlar yapıyor. Zaman kaybetmeden ve en kısa yolu kullanarak bu aşamalardan geçmemiz gerekiyor.           


26.06.2018 - 15:43:58
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim