Büyük Geometrici Pergeli Apollonius’tan Bergama Kralı Attalos’a

Perge antik kentinin dünyaya açılması gerektiğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, “Antalya’ya gelen yabancı turistlere Perge’yi tanıtmak, Antalya’daki turizmci arkadaşlarımızın da vazifesidir” demiş.

Soru şu; Acaba turizmci arkadaşlar Perge’yi tanıyorlar mı?

Bakanın sorması gereken temel soru bu olmalıydı.

Tanıyor olsalardı  turizm krizleri bu denli ağır yaşar mıydı?

MÖ 240 yılında (2 250 yıl önce) Perge’de doğmuş, “Pergeli Büyük Geometrici” olarak ün yapmış, parabol, hiperbol, elips kelime ve kavramlarını dünyaya armağan etmiş, kendinden 1600-1800 yıl sonra Kopernik, Keppler, Newton gibi devrimci bilim insanlarına ilham vermiş, uzay yolculuğu macerasının ilk adımını attmış hemşerimiz Apollonius’u tanıyan var mı? Tanıtan var mı? Tanımaz, bilmezseniz tanıtamazsınız. 

Üstelik yazdığı 8 ciltlik “Koniler” adlı geometri eserinin İbnil Heysem tarafından Arapçaya çevrilmiş 7 cildin (8. Cilt kayıptır) kopyaları Süleymaniye Kütüphanesi raflarında koruma altındadır. Bu kitapların  son 4 cildi, bir süre yaşadığı, Bergama kralı Attalos’a ithaf edilmiş ve ön sözü onun tarafından yazılmıştır. Bu Attalos’lardan bilinen ikincisi Antalya’ya adını vermiştir ve kentte bir heykel ile de anılmaktadır.
Boşuna zahmet etmeyin, Apollonius’a ait hiç bir ize rastlayamazsınız.

Attalos II, iddia edildiği gibi, Antalya’nın kurucusu değil, ancak isim babasıdır. Akdeniz’de bir liman arayışında olan Attalos II Side’yi ele geçiremeyince küçük bir balıkçı yerleşimi olan bugünkü Antalya’yı ele geçirir ve adını verir.

Kuruculuk söz konusu edilecekse, insana ait 500 bin yıl öncesine uzanan izlerin bulunduğu Karain Mağarasını ön plana çıkarmak daha gerçekçi ve daha anlamlı olmaz mı? Hem tarih hem de turizm anlamında...
Hangi yıl ziyarete kapatıldığını hatırlayamayacağım kadar uzun zaman geçti. Hala kapalı. Kapalı olan dünyanın mimari açıdan en görkemli tiyatrosu olan Perge tiyatrosudur. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki benzerlerinin pek çoğunu görmüş, incelemiş bir rehber, bir akademisyen olarak iddia ediyorum. Hala yerinde olduğunu sandığım iyi korunmuş Diyonizos firizleri, Antalya Müzesi Perge Tiyatrosu Salonunda sergilenen devasa heykeller ve süsleme elemanları bu iddiayı desteklemek için fazlasıyla yeterlidir.

Üstelik, Aziz Paulus Efes öncesi Hıristiyanlık konusunda ilk misyonerliğine bu tiyatroda soyunmuş, ilk vaazını burada vermiştir.

BU TİYATRO HALA KAPALI

Siz bugüne kadar, turizm profesyonellerinden, turizm duayenlerinden, turizmin sivil toplum liderlerinden bir ses, bir öneri, bir tık  duydunuz mu?

Not. Aspendos iyi korunmuş Perge mimari olarak muhteşem bir tiyatrodur. İkisi arasındaki farka dikkat çekmek isterim.

Krizleri bunun için yaşıyor olamaz mıyız?

Tiyatronun hemen karşısındaki antik stadyum, Afrodisyas’tan sonra Anadolu’nun en iyi korunmuş stadyumlarımızdan biridir ve kente olduğu kadar turizm merkezlerinin kolaylıkla ulaşabileceği bir noktadır. Kolaylıkla da restore edilebilecek ve en azından Ben-Hur filmini seyretmiş milyonların rüyalarını gerçekleştirebileceği etkinliklere sahne olabilecek niteliktedir. Güneşe bakmaktan kamaşmış gözlerin görememesi olağan karşılanabilir mi?

Perge’nin, gören gözler için, dünyanın ilk mitolojik kadın kent kurucusu Plankia Magna, Sanat koleksiyoncusu Claudios Peison gibi, kolaylıkla turizm ürününe, turizm cazibesine dönüştürülebilecek daha pek çok değeri var. Tıpkı sayıları 234’ü aşkın antik yerleşimlerinin her birinin, gök yüzünü delen her dağın, toprağa sarılan her ağacın, hamur yoğuran, çapa sallayan her elin sahip olduğu gibi.

Türk turizminin sorunu yapısaldır' derken kastettiğimiz bu!

Bu anlaşılmadan, Aspendps Tiyatrosu'nun restorasyonu gibi restorasyonlarla, Attalos gibi tekil örnekler ve Şura gibi çoğul toplantılarla işin içinden çıkılamaz.






8.11.2017 - 15:25:08
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim