Dünyadaki islam karşıtlığını turizm sektörü yumuşatacak

3’üncü Turizm Şurası Ankara’da başladıı. Turizmciler heyecanla ve merakla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söyleyeceklerini bekliyodu.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmcilerden ne istedi?

İşte notlarıma düşenler…

Cumhuriyet tarihinin Üçüncü Turizm Şurası, gastronomi sektöründen belediye başkanlarına kadar çok geniş bir katılımla başladı.

Neden Külliye seçildi?

Turizm Şurası’nın açılışının Ankara’nın kalbi olarak kabul edilen Külliye’de yapılmasının özel bir anlamı vardı.

Dünyada Türkiye’ye karşı artan İslam karşıtlığı ve Türk düşmanlığı hatta Sayın Kültür ve Turizm Bakanı’nın deyişiyle ‘Erdoğan karşıtlığı’, turizm sektörü vasıtasıyla çözülebilirdi. Bence bu yaklaşım Şura’nın sonuç bildirgesinin temelini oluşturacak gibi.

“Türkiye olarak bu gücü kullanacağız”

Zaten Sayın Bakan Kurtulmuş, konuşmasında bunu açık açık vurguladı ve “Türkiye’nin kültürel çeşitlerini yumuşak güç olarak kullanıp, İslam karşıtlığının Türk düşmanlığının ve Erdoğan karşıtlığının üzerine gideceğiz. Türkiye olarak bu gücü kullanacağız” dedi.

Erdoğan: Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz!

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasında aynı mesajları verdi. Yepyeni bir turizm stratejisinin olması gerektiğini kaydeden Erdoğan, konuşmasında özellikle şunları vurguladı:

“İnsanlar gittikleri yerlerde hayatın her alanına ulaşmak istiyorlar. İnsanlar hediyelik eşyalar kadar unutulmaz hatıralar da biriktirmek istiyorlar. Bu yeni turizm anlayışından en karlı çıkacak ülke biziz.

Yunus Emre’nin şu mesajı bizim turizm manifestomuz olabilir: Gelin tanış olalım. Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz.

Kimseye kalmayacak bu dünyada gök kubbede hoş bir seda bırakabiliyorsak ne mutlu bize. Bundan daha etkili bir pazarlama düşünemiyorum.

Üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun olmadığına inanıyorum. Müşterisiz iş, motorsuz otomobile benzer. Yapmamız gereken önce müşterinin haberdar edilmesini sağlamak.

Yeter ki Bismillah deyip doğrulalım. Çalışmalara başlayalım. Gerisi kolayca gelecektir.”

Turizmi ülkeler arasında ilişkilerde önemli bir rol modeli olarak kullanmak isteyen hükümet, bence bu kez daha doğru noktayı yakalamış gözüküyor. Düşe kalka büyüyen ve bu büyümesini tüm zorluklara karşı sürdürmeye çalışan turizm sektörü şimdiye kadar anne babasını hiç üzmedi. Eğer yeterli destek verilirse bundan sonra da büyümeye ve gelişmeye devam edecektir. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

Külliye’deki güvenlik sorunu?

Bu arada Külliye’ye davet edilen turizm sektörü temsilcileri günler öncesinden LCV yaptırdı. Katılımcıların her birinin tek tek TC kimlik numaraları alındı. Buna rağmen Külliye girişinde uzun uzun kuyruklar oluştu ve turizmciler saatlerce beklemek zorunda kaldı. Neden? Çünkü giriş yapanların teker teker nüfus cüzdanları alındı ve bir bilgisayardan kontrol edilerek kendilerine iade edildi.

Listede adı gözükenler içeri alındı, gözükmeyenler içinse bir tutanak tutuldu. Ancak öyle kalabalık bir ortam vardı ki, adınız listede yer almasa bile kalabalıktan istifade edip rahatlıkla geçiş yapabilirdiniz.

İslam karşıtlığının bu kadar arttığı bir dönemde Külliye’de daha modern bir güvenlik sistemi alınmasını beklerdik.

Örneğin katılımcılara uçaklardaki gibi bir barkod sistemi verilip, bu barkodlar okutularak ve nüfus cüzdanları kontrol edilerek daha hızlı ve güvenli bir yol seçilebilirdi.

2.11.2017 - 09:30:22
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim