'Lüks segment bir otel, oda fiyatını 1000 eurodan 300 euroya düşüremez'

Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü, İtalya Bölge ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke, 2016 krizinin konaklama sektörü üzerindeki etkilerini ve 2017 sezonunu TurizmGüncel için değerlendirdi.

TurizmGüncel

2016 krizi başlamadan 4 yıl önce farklı pazarlara açıldıklarını belirten Çırağan Palace Kempinski Genel Müdürü Ralph Radtke, ''2016 yılında yaşanan krizin etkisini azaltmak için yeni pazarlara ağırlık verdik.  2016 yılında yaşananlar ve özellikle uluslararası platformlarda çıkan ve olumsuz algı yaratacak haberler tüm sektörü etkiledi'' dedi.

''5-10 YIL SONRASINI DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ''

Kempinski olarak bir yıl değil, 5-10 yıl sonrasını düşünmek ve planlamak zorunda olduklarını kaydeden Radtke, ''Şartlar değiştiğinde yeni bir pazara anında adapte olamazsınız. Zaten üzerinde çalıştığınız gelişmekte olan pazarlarınız olmalı ve kriz döneminde buralara daha fazla ağırlık vermelisiniz. Babam her zaman bana, ''tüm yumurtaları aynı sepete koyma'' derdi. Dört yıl önce yeni pazarlara açıldığımız için 2016 krizinin etkilerini daha az hissettik.'' değerlendirmesinde bulundu.

''ODA BAŞINA GELİRİMİZ YÜZDE 30 DÜŞTÜ''

''2016 krizinde otelimizin oda başına geliri yüzde 30 oranında düştü.'' diyen Ralph Radtke doluluklar için aynı şeyi söylemiyorum. Şuna inanıyorum; kriz dönemlerinde aksine misafirlerinizi daha da memnun etmelisiniz ve servisiniz kusursuz olmalı. Diğer oteller maliyet yönetimi adına kısıntılar yaparken lüks segmentte bunu asla yapma şansınız yoktur.'' ifadelerini kullandı.



''SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞAN BİR KOMİTEYE İHTİYAÇ VAR''

Türkiye'de sektör temsilcilerinden oluşan bir komiteye ihtiyaç olduğunu kaydeden Ralph Radtke şunları söyledi:

''Ben şu anda Türkiye'de Çırağan Palace Kempinski'yi ve Kempinski Residences’ı yönetiyorum, yanı sıra İtalya bölgesinden de sorumluyum. Görev yaptğım otelleri ve otellerimdeki takım arkadaşlarımı düşünmek zorundayım. Ve hep şu soruyu sordum; neden turizm sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren işletme ve kurumlar bir araya gelerek bir komite kurmuyoruz? Restoranlardan araba kiralama şirketlerine ve otellere kadar tamamı bu sektörün içinde. Burada diğer işletmelerin başarısı aynı zamanda otellerin başarısına da bağlı. Bunun karar veren değil, tavsiyelerde bulunan bir komite olması gerekiyor. Turizm sektörünün dinamiklerini en iyi bilen oyuncular olarak bu gibi komitelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı liderliğinde aksiyon planları için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Özellikle uluslarası tecrübelere sahip sektör yöneticilerinin bu komitelerde yer alması çok faydalı olacaktır. Zira bu tecrübeye sahip olan kişiler farklı bölgelerde farklı deneyimlere de sahip oldukları için ülke turizminin ivme kazanmasına faydalı olacaklardır.

TAYLAND ÖRNEĞİ

Ben bunun en iyi örneğini Tayland'da yaşadım. Biliyorsunuz, Tayland uzun yıllar seyahat dışında farklı başlıklar ile anılıyordu ve bakanlık bundan çok rahatsızdı. Bakanlık bize, Bu konuda en iyi geri bildirimi sektörün içinde bulunan siz profesyonellerden alabilirim. Aranızda bir komite kurun ve bu konu ile ilgili bana bir rapor hazırlayın.'' dedi. Biz de otellerden ev ve araba kiralama şirketlerine ve restoranlara kadar, sektörde faaliyet gösteren işletmelerden bir komite kurduk. Amaç, ülke turizmi adına bir imaj yaratmaktı. Bir araya geldik ve içinde tavsiyelerin bulunduğu bir rapor hazırladık. Buna göre aksiyonlar alındı. Benzer bir komite yakın zamanda Paris için kuruldu. Yaşanan terör saldırısından sonra kurulan komite tamamen tavsiyelerini paylaştı. Hızlıca toparlanma süreci yaşanmasına katkısı oldu. Türkiye için de bu anlamda farklı ülkelerde deneyimlere sahip sektörün dinamiklerini yaşayan deneyimlerden faydalınabilir diye düşünüyorum.''

''TÜRKİYE VE ALMANYA İKİ DOST ÜLKE''

Türkiye ile Almanya'nın iki dost ülke olduğunun altını çizen Radtke, ''Geçmiş zamanlara, Osmanlı dönemine baktığınızda Türkiye ile Almanya arasında güçlü bir ilişki olduğunu görürsünüz. Almanya’da milyonlarca Türk yaşıyor ve onlar da Almanların sahip olduğu haklara sahipler. Politikada da varlar, kamu kurumlarında da çalışıyorlar. Almanya, Türkiye'deki en büyük yatırımcılardan biri durumunda.'' dedi.

KRİZ DÖNEMİNDE NASIL BİR PERSONEL POLİTİKASI İZLEDİ?''

Ralph Radtke, kriz sürecinde personel kesintisine gidip gitmedikleri şeklindeki sorumuza ise, ''Kriz döneminde mevcut çalışanları işten çıkarmak şeklinde değil, dönemsel olarak ya da geçici olarak çalıştırdığımız ekstra personeli ihtiyaç olmadığı için çağırmamak şeklinde şeklinde bir personel kısıntısına gittik. Takım arkadaşlarımız arasından emekliye ayrılanlar veya başka kariyer planlamaları sebebiyle ayrılanlar olduğunda onların yerine alacağımız kişilerin sayısı açısından daha dikkatli davrandık.'' yanıtını verdi.

''SEYAHAT UYARILARI TÜRKİYE'Yİ CİDDİ ŞEKİLDE ETKİLİYOR''

Türkiye’ye yapılan seyahat uyarılarının seyahat etme eğilimini ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Radtke, ''Seyahat uyarısı yapılmış ülkeye giden bir turist, gittiği ülkede sağlık sorunu yaşadığında, ya da örneğin ayak bileğini kırdığında, tedavi masraflarını cebinden ödemek zorunda. Çünkü sigorta şirketleri, bu tip ülkelere seyahat eden insanlara seyahat sigortası yapmıyor.'' değerlendirmesinde bulundu.



''BURADA YAŞIYORUM, İŞİM VE SEVDİKLERİM BURADA''

''Terör her yerde yaşanıyor, bu bir gerçek. Türkiye benim için çok kıymetli. İşim ve sevdiklerim burada. Ben burada yaşıyorum.’’ diyen Ralph Radtke değerlendirmelerine şu sözlerle devam etti:

''Turizm iklimi açısından 2016 gerçekten zor bir yıldı. 2017 de benzer koşullarda başladı. Hatta 2017'nin başlangıcı 2016'dan bile kötüydü. 2017 yılının Temmuz ayı itibariyle gelen STR raporuna baktığımızda, dolulukların arttığını ancak oda başına gelirin düştüğünü görüyoruz. Bu kayıp sadece otellerin değil aynı zamanda devletin de kaybı. Çünkü bir otel daha az kazanıyorsa daha az vergi öder.

''1000 EUROYA SATTIĞINIZ OTELİ 300 EUROYA SATAMAZSINIZ''

Bizim amacımız oteli doldurmak değil. Nakit sıkıntımız yok, personelimizin maaşını zamanında ödeyebiliyoruz. O halde iki yıl önce 1000 euroya sattığımız odayı şimdi neden 300 euroya satışa sunalım? Misafirlerimiz bize, ''Daha önce bu odayı bana 1000 euroya satmıştınız. Şimdi aynı odayı aynı servisle 300 euroya satıyorsunuz, değişen nedir?’’ dediğinde ne cevap verebilirsiniz ki? İşte bu noktada iyi bir fiyat stratejisi yapmak gerektiğinin önemini tekrar görüyoruz. İstanbul’da genel olarak gelinen durum maalesef budur. Bu durumda hem otelin hem de İstanbul’un marka değeri etkilenmektedir.

''TURİZM EN HIZLI TEPKİ VEREN SEKTÖR''

Turizm, olumlu ve olumsuz gelişmelerden en hızlı etkilenen sektör. Negatif bir olayın ardından hızla kayıp yaşasa da, olaylar pozitife döndüğünde en hızlı yanıt veren sektör. Ancak bazı otellerin yaptığı gibi fiyatlarınızda büyük indirimler yaparsanız, onu eski seviyesine getirmek gerçekten zordur. İşte bu nedenle biz sadece gelecek misafir sayısına bakarak değil, kaliteye bakarak çalışıyoruz. Hiçbir zaman fiyat savaşları içinde yer almadık almayacağız. Bu bizim seçimimiz. Elbette, 2-3 yıl önceki fiyatlandırmaları yaptığımızı söyleyemem. Bizim fiyatlarımızda da makul seviyelerde dengelemeler oldu.’’

''BİZİMLE AYNI SEGMENTTE OLDUĞUNU İDDİA EDEN OTELLER 3 VE 4 YILZIZ FİYATINA ODA SATIYOR''

Konaklama sektöründe işlerin ne zaman tam olarak rayına gireceğine dair bir şey söyleyemem ama İstanbul her zaman İstanbul olarak kalacak ve yerini koruyacağına inanıyorum. Türk misafirperverliği de asla değişmeyecek. Yani konuklarımızı yine aynı enerjiyle karşılayacak onları ülke olarak en iyi şekilde ağırlayacağız. Biz Çırağan Palace Kempinski İstanbul olarak fiyat trendini belirleyen bir konumdayız. Fiyatımızı düşürdüğümüzde bu genel olarak diğer oteller de peş peşe fiyat düşürme aksiyonuna iter ve bu dalga şehir içinde yer alan butik bir otele kadar domino etkisi yaratarak devam eder. Bu nedenle İstanbul’un marka değerini koruma açısından daha da farklı bir sorumluluğumuz var. Zaman zaman bizimle aynı segmentte olduğunu iddia eden otellerin fiyatlarını 3 veya 4 yıldız fiyatına indirdiğini gözlemliyoruz. Bu durumda gerçek 3 ve 4 yıldızlı oteller hangi fiyata satacak? Tekrar belirtmek gerekirse; 45 yıllık otelcilik tecrübem bana şunu söylüyor: Fiyatları dibe çekerseniz onu eski seviyelerine yükseltmek çok zordur.''




12.11.2017 - 19:14:33
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim